"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bulgursatan

18 Ağustos 2019, Pazar
Pazarola Sayfası'ndan Tarihin Arka Deposu - Heredot ZEVZEK

Merhaba çok kıymetli tarih meraklısı Pazarola okuyucuları! Bu hafta sizlere yine bir ülkenin adının nereden geldiğini anlatacağım. 

Hem de bir tek bunu anlatmakla kalmayacağım, aynı zamanda bildiklerinizi unutturacağım. Hikâyemize başlamadan önce buradan çok kıymetli tarih bilimcisi dostlarıma seslenmek istiyorum. Lütfen beni linç etmeyin zira bu linç kervanının zaten yeterince yolcusu var…

Gelelim tarihî gerçeklere... Bu yazımızda Osmanlı’nın son zamanlarına gidiyoruz. O zamanlarda dünya yavaş yavaş küçük bir köy olmaya başlamış. Artık öyle tellâllığı develer falan yapamıyor, resmî memurlar var. Memurlar da öyle torpille morpille vazifeye gelemiyor. SİES’e (Sesini İspat Etme Sınavı) girip 90 almaları icap ediyor. Bir de her köşe başında bir berber açıldığından pireler de berberliği bırakmış, “Eh madem artık berberlikten bize ekmek çıkmayacak, biz de gidip insanların saçına salça olalım” demişler. Yani aslında pirelerin saçın içine girip kaşındırması yakın tarihte yaşanan hızlı modernleşmenin menfi neticelerinden biridir bunu da buraya not düşelim. Vay efendim “Biz görmedik, duymadık” olmasın. Hikâyeme o malûm klişe cümle ile başlayamamamın sebebini kısaca izah ettikten sonra başlayabiliriz.

Osmanlı’nın son zamanlarından bahsedeceğimizi ifade etmiştik. İşte tam da o zamanlar, Osmanlı’nın Balkanlardaki topraklarından birinde çok kaliteli bulgur üretilirmiş. Neredeyse bütün halk, bulgur üretimi için canla başla uğraşırmış, herkes işin ucundan tutar, canhıraşane çalışırmış. Kısa zaman içinde iş o kadar büyümüş ki; bu halk, koskoca Osmanlı’ya “Bulgur satar” olmuş. Malûm Osmanlı maiyetindeki topluluklara yaptıklara işe göre isim verirmiş. Bu topluluğa da “Bulgursatan” demiş. Bunu fırsat bilen dış minnaklar da pardon mihraklar da durur mu? Hiç sanmam. Demişler ki; “Siz niye hâlâ bunlara bağlısınız isyan edin devlet kurun nasıl olsa ekonomik gücünüz var deli gibi bulgur satıyorsunuz.” E bizim Bulgursatanlarda hemen etkilenivermiş, demişler; “Doğru vallahi, tamam madem biz isyan ediyoruz.” Böylelikle isyan etmişler ve hasta adam Osmanlı’ya karşı başarılı olup, özerkliklerini ilân etmişler. Bütün bir dünyanın Bulgursatan olarak tanıdığı topluluk, pek tabiî devletinin adını da Bulgursatan koymuş.

Bu isim de tıpkı diğerleri gibi geçen zaman içinde halk arasında söylene söylene değişmiş ve Bulgaristan haline gelmiş...

Bu haftalık bu kadar yeterli, başka bir tarihî gerçekle yüzleşene kadar kendinize iyi bakın!

Okunma Sayısı: 616
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı