Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 09 Temmuz 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ali FERŞADOĞLU

Ebced/ Cifir ilminin kullanıldığı sahalar



Harf ilmi çok eski tarihlere kadar uzanan; Ebced de henüz Kur’ân indirilmeden önce kullanımı yaygın olan bir sistemdir. Başta tarihî olayları tesbit ve kayıtta önemli rol oynamıştır. Özellikle Arap tarihinde geçen tüm olaylar, harflere rakam değeri verilerek yazılır ve böylece her olayın tarihi de kayda geçilmiş olurdu.

Ebced sistemi İslâm dünyasında özellikle tasavvuf, edebiyat, astronomi, astroloji, edebiyat ve mimarî alanlarıyla, cifr ilmine ait konuları da içine alan geniş bir çerçevede kullanılmıştır. Günlük ihtiyaçlarda, isim sembolü olarak (özellikle tasavvuf edebiyatında bu kullanım oldukça yaygındı), kitap ve makalelerde, resmî kayıtlarda sıklıkla kullanılmıştır. Tasavvuf ve dinî ilimlerde, “Kelime-i Tevhid” veya “Esmâ-i Hüsnâ”dan bir ismin kaç adet zikredileceği Ebced tablosuna göre tayin edilir. Kur’ân tefsirlerinde ve hatta Kadir Gecesinin tesbitinde de Ebced sistemine baş vurulmuştur.

Özellikle Kur’ân-ı Kerim ve hadislerden yapılan çalışmalarla geçmiş ve gelecek olaylara ait tahminler yapılmıştır. Meselâ, en çok bilinen İstanbul’un Fethinin “beldetün tayyibetün...” cümlesinden çıkartılması gibi.1 Elmalılı M. Hamdi Yazır da, tefsirinde Molla Câmi’den naklederek Sebe Sûresinin on beşinci âyetindeki “Beldetün Tayyibetün” (iyi bir belde) ifadesi ile İstanbul’un fethinin kastedildiğini ve İstanbul’un fetih tarihinin (857 H. yılının) bu cümlenin ebcedi ile haber verildiğini yazmaktadır.2

Şâir Fuzûli, Kanunî Sultan Süleyman’ın Bağdat’ı fetih tarihi olan 941 H. yılı için; “Geldi burc-i evliyaya padişah-ı namdâr” mısraını tarih düşmüştür. Yine Sultan Abdülmecid’in saltanata geçişine de “Bir iki delik Abdülmecid oldu Melik” mısrası ile tarih düşmüşlerdir.

Ebcedin mimarî alanda kullanılmasına Süleymaniye Camii’nden bir örnek verilebilir: Caminin zemininden kubbe üzengi seviyesi 45 arşın etmektedir. Bunun ebcedi karşılığı “âdem” kelimesine denk gelmektedir. Kubbe aleminin seviyesi ise 66 arşındır. Bu ise “Allah” lâfzını karşılamaktadır.3 Böylece, ebced hesap metodu cifr ilmini de içine alacak ölçüde geniş bir alanda kullanılmış ve kültürel bir unsur haline gelmiştir.

Cifr metotları ise; Arapça harfler başta şemsî-kamerî olmak üzere ikiye; mesrurî-mebrurî-melfuzî olmak üzere üçe bölünür. Veya yirmi sekiz harf ebceddeki sıraya göre ilk yedisi ateş, ikinci yedisi hava, üçüncüsü su, dördüncüsü de toprak karakterli olmak üzere dört gruba ayrılır. Harflerdeki tasarrufun sırrı, teşkil edilen tertipteki mizaca bağlanır, yahut harflere ve yine ebced sıralamasına göre sayısal değerler verilerek harfler ve sayılar arasındaki münasebetlerle bunlara tekabül eden remizlerden oluşan bir yol takip edilir. Bu sonuncu metoda “cefr-i mutavassıt” denilir.4

Bu hesap yöntemi, çok eski tarihlere kadar uzanan ve daha henüz Kur’ân indirilmeden önce kullanımı çok yaygın olan bir yazım şeklidir. Arap tarihinde geçen tüm olaylar, harflere rakam değeri verilerek yazılır ve böylece her olayın tarihi de kayda geçilmiş olurdu. Bu tarihler, her kullanılan harfin özel rakam değerlerinin toplanmasıyla elde ediliyordu.

Cifir ve dolayısıyla ebced ilmi, sair semâvî dinlerde ve kültürlerde de kullanıldığı için, Kur’ân elbette onu da içine alır. Bu açılardan bakıldığında da Kur’ân mu’cizedir.

Dipnotlar:

1. İsmail Yakıt, Türk-İslâm Kültüründe Ebced Hesab ve Tarih Düşürme, Ötüken Ist. 1992.; 2. Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, İstanbul 1936, V, 3956.; 3. İsmail Yakıt, Türk-İslâm Kültüründe Ebced Hesabı ve Tarih Düşürme; 4. Metin Yurdagür, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “cefr” maddesi, c: 7, s. 216.

09.07.2006

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (07.07.2006) - Ebced/cifir metodu ve gaybı bilmek!

  (06.07.2006) - Hz. Hızır ile Hz. Musa’nın (as) ilm-i ledün macerası

  (05.07.2006) - İlm-i ledün

  (04.07.2006) - Kâinattaki matematik ve cifir-ebced ilmi

  (03.07.2006) - İman gücünü kıran iç parazitler

  (30.06.2006) - Varlıklar içindeki konumumuz

  (29.06.2006) - Cevap bekleyen sorular

  (28.06.2006) - Fizik ötesini merak etmenin sebebi nedir?

  (27.06.2006) - Kulluğun özü: Duâ

  (26.06.2006) - Duâ ve tekâmül

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004