Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 17 Şubat 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Mehmet KARA

Meğer ‘288 okul numaram değil’miş!



301. madde Türkiye’nin düşünce ve ifade özgürlüğüyle ilgili sembol maddesi haline geldi. Ancak son gelişmelere bakıldığında düşüncenin önündeki engellerin sadece bu maddeyle sınırlı olmadığı görülüyor.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, “301 kapı numarası değildir” demişti. Açılan dâvâlarda, yapılan tartışmalarda bu numaranın gerçekten bir kapı numarası olmadığını Türkiye gördü. Şimdi ise 288’in de bir kapı numarası olmadığını görmeye başlıyoruz.

Lisede okul numaram 288’di. Liseyi bitirdikten sonra bu numarayı unutmuştum. Tâ ki, Yazıişleri Müdürümüz Faruk Çakır TCK’nin 288. maddesinden ceza alana kadar… Meğer 288’in TCK’daki karşılığı “âdil yargılamayı etkilemeye teşebbüs”müş...

Çakır 301’den beraat etti. TCK’nın 288/1 maddesi uyarınca ise 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildi. Söz konusu ceza da “sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza, günlüğü takdiren 20 YTL den 3.600 YTL adli para cezasına çevrildi. Karar şimdi temyiz yolunda…

***

Geçtiğimiz yıl sonlarında bu konuda açıklama yapan Basın Konseyi düşüncenin önünde engel olan maddeleri Başbakan yazdığı mektupla dile getirmişti. Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi mektubunda, “Ancak değişiklik sadece 301 ile sınırlanırsa yeterli olmaz. Çünkü, ‘301. maddenin de değiştirilip iyileştirilmesi, ifade özgürlüğü ile ilgili sorunları çözmeye yetmez. Başta 288. madde olmak üzere, TCK’nun 84/3, 125, 128, 130, 135, 136, 137, 214, 215, 216, 217, 220/8, 226, 237, 267/1-9, 269/5, 285, 298/2, 304, 305, 318, 323, 327, 329/1, 334, 336, 339, 340, 341, 342. maddeleri, birer Demokles kılıcı olarak öylece duruyor. Hangisinin, ne zaman uygulanacağını bilemiyoruz…” demişti. (www.basinkonseyi.org.tr Oktay Ekşi, Basın Konseyi Başkanı, 15.11.2006)

Verilen bilgide de görülüyor ki, düşüncenin önünde—Basın Konseyinin tespit ettiği kadarıyla—30’un üzerinde madde var…

301. maddenin kaldırılması veya muğlâk ifadelerden arındırılarak değiştirilmesi bir adım olacaktır. Ancak üstte sayılan maddeler değiştirilemez veya kaldırılmazsa, 301 kaldırılırsa dahi bu maddelerden birisi hemen devreye sokulacaktır. Geçmişte olduğu gibi…

* * *

301 tartışılırken, düşüncenin önündeki bu maddelerin de gözden geçirilmesi gerekir. Sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı “öneri” önceki TCK’nın 159. maddesine geriye dönüş anlamına geliyor. Teklif, mevcut 301’in çok gerisinde… Yani, teklifin elle tutulur bir tarafı yok. Bu durumda görev hükümete düşüyor.

Kaldı ki, STK’ların 301 önerisi TBMM Adalet Komisyonu üyeleri tarafından da beğenilmedi. Milletvekilleri, önerinin maddenin kapsamını daha genişlettiği görüşünde birleşiyorlar. Başbakan Erdoğan da maddenin değiştirilmesi konusunda “mutabakatın” oluştuğu kanaatine varmış olacak ki, maddenin değiştirilmesi yönünde talimat verdi.

Avrupa Birliğinde veya yurtdışında bu konuda en çok muhatap olan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, “301. maddede değişiklik yapılması gerektiğine inanıyorum. Bazı savcılar dosyalar açıyor, Türkiye hakkında çok yanlış imaj oluşuyor dışarıda…” diyerek bir maddenin değişmesi gerektiğini söylüyor.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, “301. madde ile ilgili yargılamalarda değişik hâkimlerin aynı durumla ilgili değişik kararlar verdiğini görüyoruz. Kimi ceza verirken, kimi beraat diyor. Ceza hukukunda tefsire yer olmaması gerekir. Suç sabit, ceza basit olmalıdır” diyor ve maddenin muğlak ifadelerden arındırılması gereği üzerinde duruyor. O zaman en kısa zamanda bu işi çözmek hükümete düşüyor.

Hatırlanacağı üzere Adalet Bakanı Cemil Çiçek, “301’i cenazeden sonra konuşalım” demişti. Cenaze kalktı, peki düşüncenin önündeki engel olan maddelerin cenazesini kaldırma vakti gelmedi mi? Bize göre geldi de geçiyor bile…

Hele hele, “Virgülüne bile dokunulmasın” diyen sivil toplum örgütlerine hiç kulak asmadan…

“Özgürlükler konusuna nokta koymadık, virgül koyduk” diyen Cemil Çiçek’e bu virgülün devamını getirip, özgürlükçü bir şekilde cümleyi tamamlamasını bekliyoruz.

Tabiî bu maddeler değişirken zihniyetinde değişmesi gerektiğini söylemek lâzım.

Not: Gazetemiz Yeni Asya, hizmet yolunda 38. kuruluş yıldönümüne kutlamaya hazırlandığı şu günlerde, düşünce ve inanç özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması yönündeki hukuk mücadelesine kararlıkla devam edecektir. Tâ ki, Türkiye’de herkes isteği gibi düşününceye, düşündüğünü söyleyene kadar…

17.02.2007

E-Posta: mkara@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (11.02.2007) - 301 ve laiklik

  (10.02.2007) - “Derin”lere “çomak” sokmak

  (04.02.2007) - Halk diyor ki...

  (03.02.2007) - Derin mevzuu

  (28.01.2007) - O gün hangi gün?

  (27.01.2007) - Dink'in cenazesi kaldırıldı

  (21.01.2007) - Ateş topu

  (20.01.2007) - Irak imtihanı

  (14.01.2007) - Kafatasçı kim?

  (13.01.2007) - Milletin arzuladığı...

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004