Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 21 Eylül 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Şükrü BULUT

Eva Hermann veya fıtratın sesi



Bazılarına göre Eva Hermann küllenen tartışmayı yeniden başlattı. Alman TV´sinin birinci programının en başarılı sunucusu bayan gazeteci bundan bir sene önce “Eva Prensibi” kitabıyla Avrupa feministlerine büyük bir panik yaşatmıştı. Feministlerin temsilcisi Allice Schwarzer´in beyanlarından yola çıkarak hazırladığı kitabıyla, bu cephede kısmî bir çöküntüyü gerçekleştirdiğini feministler de itiraf ediyorlar. Hatta bu çalışmadan sonra Allice cephe gerisine çekilmiş ve feminizmin artık topluma mal olduğunu iddia etmişti. “Havva Prensibi veya Kadının Yeni Şahsiyeti” ismiyle piyasaya çıkan kitabında bayan Hermann kadının fıtrî vazifesine dönüşünü savunuyordu. Kadının erkekleşmesiyle çocukların büyük zararlar gördüğü, kariyer yerine kadının evini tercih etmesinin gerekliliği üzerinde durmuştu. Kitabında karma eğitime de karşı çıkıyordu. Bu eğitimin bilhassa erkek öğrenciler üzerinde büyük yıkımlara yol açtığını ve eğitim kalitesini düşürdüğünü anlattığı kitabında feminizmin toplumu tahrip ettiğini ve çocukları da yediğini savunmuştu. Emanzipation adı altında kadına öncelik, hürriyet ve ekonomik bağımsızlık iddiasındakilerin kadını bir başka çile ve esarete mahkûm ettiğini anlatan Havva Hanım çalışmanın kadın için bir hürriyet değil, işkence olduğunu vurgulamıştı ilk kitabında. Gazetemizi takip eden okuyucularımız söz konusu tartışmanın boyutlarından az-çok haberdardırlar.

İlk kitabından sonra isteğiyle ARD’den ayrılan başarılı program yapımcısı ikinci kitabıyla karşıt cepheyi biraz daha genişletmişe benziyor. Bilhassa Üçüncü İmparatorluk dönemindeki aile, sosyal dayanışma ve çocuklara olan ilgiye atıfta bulununca, İkinci Avrupalılar onu da Naziler sınıfına kaydetmeye çalıştılar. Bild am Sonntag isimli haftalık gazetenin başlattığı karşı kampanya ile Eva Hermann NDR (Kuzey Almanya Radyo-TV) vazifesinden ayrılmak zorunda kaldı. Onun kadını hakikî vazifesine daveti, aileyi dağılmaktan kurtarma gayreti ve çalışma mecburiyetine mahkûmiyetine karşı yaptığı çalışmanın “Nazizm veya antisemitizm” ile kolayca karıştırılmasının, beraberinde bazı tabuları da yıkacak tartışmaları getireceği kanaatindeyiz.

Eva’nın yeni kitabı “Nuh Gemisi Prensibi veya Aileyi kurtarma mecburiyetimizin nedeni?” ismini taşıyor. Helmut Kohl´un başlattığı aileyi zayıflatma süreci, Angela Merkel´in aileden sorumlu bakanı bayan Ursula von der Leyen´in “çocuk bakım evleri” projesiyle iyice dibe vurmuş görünüyor. Eva´ya duyulan öfke ve onu infaz teşebbüslerinin arkasında biraz da siyasî korkular var gibi. Başta Almanya olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde yuva kurmayı zorlaştıracak, nikâhı ortadan kaldıracak ve neticede doğumu eksiye düşürecek uygulamaları “aile politikası” olarak sunan politikacılar da en az Allice Schwarzer ve diğer İkinci Avrupalılar kadar Eva´ya düşman kesilmişler. Kadın için kariyer ve ekonomik bağımsızlığı kutsallaştıran çevrelerin karşıt saldırıları devam ederken, Eva´nın duruşu da takdire şayan… Bu mücadeleden menfice etkilenmediğini, eşi tarafından desteklendiğini ve her gün binlerce destek mesajı aldığını gazetecilere söylerken, yaptığı işin şuurunda olduğunu çevresine gösteriyor Eva…

Bu önemli tartışma, karşıtları tarafından her ne kadar “Nazi, antisemitizm” düzeyine indirgense de, Eva´nın işaret ettiği 68 kuşağı galiba bundan böyle tartışmaların ateş hattına düşecekler. Avrupa’nın insanî değerlerinin 68’lilerce ortadan kaldırıldığını ifade eden Havva Hanım, bu neslin getirdiği bütün olumsuzlukları da yaşamış birisi. İki defa boşanmak zorunda kalmış ve aileyi kurmada büyük sıkıntı ve manialarla karşılaşmış, kariyer ile çocuk arasındaki med-cezirleri yaşamış bir kadının kitapları elbette “en çok satanlar” listesine dahil olacaklar.

Eva fıtratı aradığını söylüyor. Kadın kadın olmalı, erkek de erkek. Kadın anne olmalı, çocuk sahibi olmalı ve onları en güzel şekilde yetiştirmeli… Yuvayı da dünyanın en güzel mekânı haline getirmeli, oradaki şartları hazırlamalı, diyor.

Kadın hak ve hürriyetlerini savunanların istismarlarına dikkati çekiyor. Ekonomik özgürlük, kariyer ve lüks hayat vaadiyle yuvasından koparılan kadının tekrar yuvasına dönmesinin insanlık için şart olduğunu ifade eden bu kadını en iyi anlayacakların başında elbette Risâle-i Nurları okuyanlar gelecektir. Bediüzzaman Hazretlerinin 24. Lem´a, 25. Söz, 7. ve 11. Mektup, Lemaat ve diğer eserlerinde Kur´ân’ın kadına bakışını öğrenenler, bir ehl-i mektebin de hakikate değişik bir yoldan yürüdüğünü teslim edecekler.

Bu tartışmada öne çıkan hususun Eva´nın şahsiyetinden ziyade fikirleri olduğunu belitmekte fayda görüyoruz. Şahsiyet olarak bu mücadelede ne kadar sebatkâr olduğunu zaman gösterecektir. Burada bizi ilgilendiren asıl mesele, kadın fıtratının araştırmacı bir kadın tarafından seslendirilmesidir. Önümüzdeki zamanlarda gelişmeleri hep birlikte takip edeceğiz.

21.09.2007

E-Posta: s.bulut@saidnursi.de


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (14.09.2007) - Hoş geldin ey şehr-i şeâir!

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri