Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 25 Kasım 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Sami CEBECİ

Asil bir dâvâ adamı



Bediüzzaman Hazretlerinin vârisleri olan bütün ağabeylerin ortak kararıyla, Nur hizmetleri için Ankara’ya gönderildiğim 1973 yılında, ilk tanıdığım şahsiyetlerden biriydi o.

Orta boylu, kır saçlı, mütebessim yüzünün altında vakar ve ciddiyet de bulunan asil bir dâvâ adamıydı. Bulunduğu her mekânda saygı uyandıran bir duruşu vardı. Bürokrat olmasının yanında, Nur talebeliği vasfı ona ayrı bir değer katmıştı. 1964 yılında Batman’da tanıdığı Nur Risâleleri, âdetâ onun yegâne enerji ve şevk kaynağı olmuştu. Hayatını, Risâleleri okumaya ve derslere katılmaya göre plânlamış gibiydi. Şâirlik yanı da vardı. Risâle-i Nurlar ve onların telif edildiği mekânlar ile ilgili şiirleri, Nur Talebelerinin dillerinde hâlâ ilâhi ve marşlar tarzında okunmaya devam ediyor.

Ebedler memleketine yolcu ettiğimiz Hilmi Doğan Ağabey, geride büyük hizmetler, hâtıralar ve gökkubbede hoş sadâlar bırakarak gitti. Üstadın hizmetkârlarından Bayram Yüksel Ağabey ona ve fikirlerine çok değer verirdi. Otuz dört senelik beraberlik yıllarımızda hep bizlere öncülük etti. Rehber bir şahsiyetti. Muhakemeli, dengeli ve âdil karakterinden dolayı uzun yıllar meşveret heyetlerimizi yönetti. Ankara hizmetlerinin ve cemaat fertlerinin ona çok şey borçlu olduğunu düşünüyorum.

Sıkıntılı dönemlerde hep birleştirici olmaya çalıştı. Yapacak bir şey kalmadığı zamanlarda ise, hakkın ve doğrunun yanında olup dik duruşunu muhafaza etti. Herkese mavi boncuk dağıtmak gibi anonim bir yaklaşımı tercih etmedi. Hak ve doğru bildiklerini söylemekten hiç çekinmedi. Bununla birlikte, farklı anlayış sergileyen gruplarımızla irtibat kurmayı da ihmal etmedi. “Dargınlığa gerek yok. Bizim yerimiz zaten belli. Böyle durumlar, hayatın ve hizmetteki imtihanların bir cilvesidir” derdi.

1970’li yıllar anarşinin ve gençler arasındaki sağ-sol çatışmalarının had safhada olduğu yıllardı. 1978’de kurduğumuz bir vakfın başkanıydı. 1980 yılının baharında vakıf adına büyük bir organizasyonun öncülüğünü yaptı. “Anarşi, sebep ve çâreleri” adı verilen bu panele on binin üzerinde katılan olmuştu. Spor salonu gelenleri almamış, bir çoğu dışarıda kalmıştı. Hilmi Ağabey yaptığı açış konuşmasında, çok özlü ifâdelerle anarşinin kaynağını, oluş sebeplerini ve çârelerini, Nur Risâlelerinden derlediği cümlelerle beyan etmiş ve herkesin takdirini kazanmıştı. O panelde, gelen değerli konuşmacılar da önemli tesbitlerde bulunmuş, ülkeye ve devlete yol göstermişlerdi.

İstihdam edildiğimiz Tandoğan Meydanı civarındaki hizmet merkezimize yakın bir evde oturuyordu. Bir yere sohbete götürmek için ne zaman arasam “Hay hay Sami kardeş! Ben aşağıya iniyorum. Geçerken alabilirsin” derdi. Gelemeyeceğini söylediği zamanlar çok nâdir olurdu. O zaman da muhakkak meşrû bir mâzereti olduğunu söylerdi. Ders yapışı örnekti. Risâlelerdeki kelimelerin karşılığını vermeyi tercih ederdi. Kendini değil, Üstadı konuştururdu. Üstad ve Risâlelerin hayranıydı. Çok açıklama yapılmasını doğru bulmazdı.

Bir eğitim vakfının yönetiminde birlikte çalışıyorduk. Yönetim kurulu başkanımızdı. Son zamanlarında iyice yaşlanmış ve bir hastalığa yakalanmıştı. Dışarıdan görüntüsü yaşına göre çok iyiydi. “Artık eski hâlim kalmadı. Kendimi çok yorgun ve bitkin hissediyorum” diyordu. İki sene önce eşini kaybetmişti. Sık sık Bursa’ya gidiyor, çocuklarının yanında kalıyordu. Bursalı dostlarının da gönlünü ve sevgisini kazanmıştı.

Sohbetlerinde, şu minvalde tavsiyelerde bulunurdu: “Birlik ve beraberliğinizi korumaya çalışın. Fâni dünya yüzünden bâki hayatınıza zarar vermeyin. Duygularınızla asla hareket etmeyin. İnsaf ve muhâkemeyi esas alın. Bununla birlikte; ihlâstan sonra en büyük kuvvetimiz olan tesânüdü ve karşılıklı güven duygusunu sarsacak hareketlere meydan vermeyin. Âzamî dikkat prensibini elden bırakmayın. Geçmişte çıkan bir çok sıkıntılar ehak yüzünden çıktı. Haktaki ittifakınızı koruyun. Ehak için ihtilâf etmeyin. Biliyorsunuz, en iyi, iyinin düşmanıdır. Mahşer günü Allah’a hesap verme şuûruyla hareket edin. Bünye içindeki konumunuzun mesuliyetini müdrik olun. Bu tip imtihanlar kıyamete kadar sürecek. Üstadın dediği gibi, halis muhlis olanlarla, benlik ve menfaatini bırakmayanlar tefrik edilecek.”

Şeyh Edebali’nin Osman Gaziye yaptığı nasihatler gibi, altın değerinde sözler ve seksen senelik hayattan süzülmüş tecrübelerdi.

Çarşamba günü öğle namazını müteâkip kılınan cenaze namazından sonra, seksen bir senelik uzun bir ömür bitmiş, koca çınarı eller üzerinde kalabalık bir toplulukla Yeşilhisar kabristanına götürüyorduk. Sağlığında babası Hâfız Recep Efendinin ayak ucuna yaptırdığı ve eşiyle yan yana olan kabrine defnettik. Üstad’a ve Resûlullah’a teslim ettik. Arkada, ona sürekli sevaplar gönderen bir cemaat, hayırlı evlât ve torunlar bırakmıştı. Kabre mânen gülerek girenlerden oldu. Allah ona ebediyen rahmet etsin ve yakınlarına sabr-ı cemil versin. Rûhuna binler fatihalar...

25.11.2007

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (21.11.2007) - Bediüzzaman’ın mânevî şahsiyeti

  (14.11.2007) - Asya-Nur Kültür Merkezi’nde ilk seminer

  (07.11.2007) - Terbiye-i Muhammediye (asm)

  (31.10.2007) - İnat hissi veya hakta sebat

  (24.10.2007) - Namaza endeksli hayatlar

  (17.10.2007) - Kur’ân-ı Kerîm hatimleri

  (10.10.2007) - Kültür merkezleri ve gençler

  (03.10.2007) - Gençlik hizmetleri

  (26.09.2007) - Risâle okuma usûlleri

  (19.09.2007) - Düzenli risâle okumaları

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri