Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 16 Aralık 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Süleyman KÖSMENE

Kurban soruları



Selim Yıldız

*“Ben solak bir kişiyim, yazı yazmak ve yemek yemek dışında tüm işimi sol elimle yaparım, sağ elimli elma soymayı bile beceremem. Bu durumda sol elle kurban kesebilir miyim, bununla ilgili fıkhî deliller nelerdir?”

Sol el ile yemek ve içmek mekruh; sağ el ile yemek ve içmekse sünnet-i seniyyedir. Peygamber Efendimiz (asm) yemek ve içmek için sağ elini kullandığı gibi;1 sağ el ile almayı, sağ el ile tutmayı, ayakkabı ve elbise giymeye ve abdest almaya sağ taraftan başlamayı tavsiye buyurmuştur.2

Sağdan başlamak ile sağ eli kullanmayı birbirinden ayırt etmemizde fayda vardır. Birçok işte sağdan başlamak sünnettir; fakat işin devamında sol el de, sol ayak da kullanılır. Söz gelişi ayakkabı giymeye sağdan başlanır; ama hemen ardından sol ayağa da ayakkabı giyilir. Abdest almaya sağ taraftan başlanır; ama hemen ardından sol taraf da yıkanır ve ihmal edilmez. “Devamlı kullanma” konusunda sadece yemek ve içmekte sağ el sünnettir. Diğer fiillerde sağdan başlamak kaydıyla, iki elden hangisi daha yetenekli ise, o el kullanılabilir. Herhangi bir kerahet durumu söz konusu olmaz.

Keza solak birisi, kurban kesimi sırasında bıçağı sağ eliyle alıp sol eline vermesi sünneti yaşaması için inşallah kifayet eder. Devamında daha yetenekli olan sol eliyle kesimi yapar.

***

Hüseyin Bulut:

*“150 Km mesafede kurban kestikten sonra tekrar o gün içerisinde (bayramın ilk günü eve geldiğimizde) ikinci kurban kesmek gerekir mi?”

Kurban Bayramı günlerinden birinde her hangi bir yerde kurban kesmiş olan birisi bu vacibi yerine getirmiştir. Artık evine döndüğünde tekrar kurban kesmesi vacip olmaz. Ama keserse tekrar sevap işlemiş olur.

***

Kartal’dan Elif Serbest:

*“Babaannem, vefat etmiş babam için kabir kurbanı kesecek Allah izin verirse; fakat ona biri kabir kurbanının arefe günü kesileceğini söylemiş böyle bir şey var mı ben ilk defa duydum beni aydınlatırsanız sevinirim.

Arefe gününe tahsis edilmiş özel bir kurban çeşidi yoktur. Kurban çeşitlerine kısaca göz atacak olursak; Kurban Bayramında kesilen kurban, Adak kurbanı, Akîka kurbanı, şükür kurbanı ve Hac’da kesilen kurban.

Bunlardan Kurban Bayramında kesilen kurbanın kesme vakti Hanefî ve Mâlikîlere göre bayramın ilk üç günüdür. Hanbelîlere göre ilk iki gün; Şafiî Mezhebine göre ise bayramın dördüncü günü gün batımına kadar olan süredir. Her dört mezhepte de bayram namazı kılındıktan sonra kurban kesim vakti girmiş olur. Bundan önce geceleyin veya arefe gününde kurban kesimi yapılırsa, sadece et alınmış olur. Bayram namazından önce kesilen kurbanın tümü dağıtılsa bile, sadece sadaka sevabı alınmış olur.

Adak kurbanına gelince, adanan şey meydana geldiği gün kesilmesi vacip olur. Bunun da arife gününe tahsisi yoktur.

Arefe günü duâ, niyaz ve zikirleri artırmakla ilgili rivayetler mevcuttur. Arefe günü oruç tutmanın faziletiyle ilgili de rivayetler vardır. Bunlar yapılabilir ve arefe gününün feyzinden istifade edilebilir. Arefe günü yapılan duâ, zikir, niyaz ve ibadetlerin sevabı ölenlerimize de bağışlanabilir.

Eğer ölenlerimizin kurbanla ilgili vasiyeti veya adağı varsa, bu yerine getirilmelidir. Vasiyeti Kurban Bayramında kesilmeli; adağı ise ilk fırsatta, Kurban Bayramını beklemeden kesilmelidir. Vasiyeti veya adağı bulunmadan da, sevabını bağışlamak üzere ölenlerimiz adına kurban kesilebilir. Bu durumda yine Kurban Bayramı günlerini tercih etmek, kurban ibadeti sevabından istifadesi açısından önemlidir.

***

Ali Bey:

* “Büyükbaş kurbanın boynuzu kesilirse o hayvan kurban olur mu? Olmaz mı? cevabını yazarsanız seviniriz. Sevgiler ve saygılar dileriz

Hayvanın boynuzu kökten kopmuş veya kırılmış olursa kurban olmaz. Fakat ucundan biraz kırılmış olursa kurban olur.

***

Cemalettin Abalı:

* “Ev halkı için kesilen kurban 8 kişi niyetine sayılabilir mi?”

Büyük baş hayvan en çok yedi hissedarla kesilir. Sekiz kişi niyetine kesilmez. Allah kabul etsin. Âmin.

Dipnotlar:

1- Câmiü’s-Sağîr, 1/281

2- a.g.e., 1/286, 1/469

16.12.2007

E-Posta: fikihgunlugu@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (15.12.2007) - Eşlerin birbirine karşı vazifeleri

  (14.12.2007) - Allah'a yaklaşmak: Kurban

  (13.12.2007) - Ruh gerçeği

  (12.12.2007) - Yaşlılıkta namaz

  (11.12.2007) - Nişanlılık döneminin sorumlulukları

  (09.12.2007) - Kimler kurban keser?

  (08.12.2007) - Kısa kısa

  (07.12.2007) - Îsâr hasleti

  (06.12.2007) - Kurban yaklaşırken

  (05.12.2007) - Hayatın öznitelikleri

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri