Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 20 Ocak 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Süleyman KÖSMENE

Evlâtlık almak ve evlâtlık hukuku



Fuat Bey:

*"Evlât edinmenin dînimizce hükmü nedir? Evlât edinilen şahıs erkekse büyüdüğünde hanıma; kız ise büyüdüğünde babaya nâmahrem olmaz mı?"

Evlât edinme, evlâtlık alma veya evlâtlık verme muhtelif toplumlarda günümüze kadar uygulana gelmiş çok eski bir âdettir. İslâmiyet geldiğinde cahiliyet devri Araplarınca da uygulanıyordu. Öyle ki evlâtlıklar öz evlât yerine sayılıyor, öz evlât ile kardeş kabul ediliyor ve mîrastan pay alıyorlardı. Câhiliyet devri Araplarının âdetlerinden meşrû olanlarını İslâmiyet kaldırmadı, meşrû olmayanları ise yasakladı. Evlât edinmek de bunlardan biridir.

Peygamber Efendimiz de (asm), peygamberlikten önce Zeyd b. Harise'yi evlât edinmişti. Zeyd b. Hârise Mekke'ye köle olarak getirilmiş ve Hazret-i Hatice'nin (ra) yeğeni tarafından satın alınmış bir çocuktu. Hazret-i Hatice (ra) bu çocuğu alıkoyarak, Peygamber Efendimize (asm) hediye etti. Zeki, sevimli ve saygılı bir çocuk olan Zeyd b. Hârise'yi, Peygamber Efendimiz (asm) evlâdı gibi sevdi. Fakat diğer yandan Zeyd'in babası yana yakıla evlâdını arıyor, evlâdını sağ-salim bulup getirene büyük ödüller vaad ediyordu. Evlâdının Mekke'de olduğunu öğrenir öğrenmez, kardeşi ile birlikte Mekke'nin yollarını tuttu ve henüz kendisine peygamberlik görevi verilmemiş bulunan Hazret-i Peygamber'in (asm) yanına geldi. Dedi ki:

"Ya Muhammed, Siz Allah'ın evinin komşususunuz! Esiri serbest bırakan ve ona yemekler yediren hayırsever kimselersiniz. Oğlum sendedir. O'nu bağışla ve bize iyilik et! Sen bu kavmin efendisinin oğlusun. O'nu bağışlarsan, sana ne istersen vereceğim!"

Peygamber Efendimiz (asm):

"Size daha iyisini veririm. Huzurunuzda onu serbest bırakıyorum! Arzu ederse hiçbir şey almadan onu size veririm!" buyurdu.

Zeyd'in babası çok memnun olmuştu. "Bize çok iyilik etmiş olursun! Allah sana büyük mükâfâtlar versin!" dedi. Zeyd'i çağırdılar. Hazret-i Peygamber (asm):

"Ey Zeyd! Bunları tanır mısın?" buyurdu. Zeyd:

"Evet, tanırım! Şu babam, şu da amcamdır!" dedi.

Hazret-i Peygamber (asm): "Şu baban, şu amcandır; beni de tanırsın! Şimdi kimi istiyorsan, onu seçmekte serbestsin!" buyurdu.

Zeyd hiç tereddüt etmeden:

"Asla senden başka kimseyi istemem! Sen benim hem babam, hem de amcam yerindesin!" dedi.

Babası, Zeyd'in bu sözünden hoşlanmamış, kırılmıştı.

"Sana yazıklar olsun!" dedi, "Köleliği nasıl hürriyetten üstün tutuyorsun?"

Zeyd de: "Ben bu adamdan öyle iyilik gördüm ki, onu terk etmem mümkün değildir. O'ndan başka hiç kimseyi istemem!" dedi.

Bu defa Hazret-i Peygamber (asm): "Şâhit olunuz; Zeyd benim oğlumdur! Ben onun vârisiyim! O da benim vârisimdir" buyurdu. Bu sözden Zeyd'in babası ve amcası hoşlanmışlardı. İçleri rahat bir şekilde Zeyd'i Hazret-i Peygamber'e (asm) bırakıp döndüler.

Ancak daha sonra gelen âyetler evlâtlık edinmeyi kaldırdı. Kur'ân, şöyle buyurdu: "Allah, evlâtlıklarınızı öz oğullarınız gibi saymanızı meşrû kılmamıştır. Bunlar sizin dillerinize doladığınız boş sözlerdir. Allah gerçeği söylemektedir. Doğru yola eriştiren de O'dur! Evlâtlıkları babalarına nispet edin; Allah katında en doğru olan budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşi veya dostlarınız olarak kabul edin! Kalplerinizin kasten yaptıkları dışında, hatâlarınızdan dolayı size bir günah yoktur. Allah bağışlar ve merhamet eder."1

Evlatlık meselesinde şu yollar izlenebilir:

1- Koruyucu ve yardımcı âile sıfatıyla kimsesiz ve yetim çocuklara ulaşılabilir ve bir evlât hassasiyeti içinde bakımı ve terbiyesi üstlenilebilir. Bu, dînen mümkündür ve bunda büyük hayır ve sevap da vardır. Çocuklara kucak açmak meşrûdur, hayırdır, rızâ-yı Bârî'yi kazanmaya vesîledir.

Bu konuda şu hadisleri hatırlamamızda yarar var:

* Resûlullah Efendimiz (asm) mübârek şehâdet parmağı ile orta parmağını biraz açarak işâret etti ve şöyle buyurdu: "Ben, yetimin her şeyine kefil olarak bakan kimse ile Cennette şöylece yan yanayız."2

* "Beni zayıfların arasında arayınız. Siz ancak zayıflarınız sebebiyle yardım görüyorsunuz ve rızıklandırılıyorsunuz."3

2- Barındırmak için alınan çocuklardan gerçek anne ve babasını saklamak doğru değildir ve nehyedilmiştir. Peygamber Efendimiz (asm) kişiye babasından başkasına nesep iddiâ etmesinin yalan ve iftira olduğunu beyan buyurmuştur.4

3- Çocuk ergenlik dönemine ulaştığında, nâmahremlik esaslarına riâyet edilmelidir. Çünkü çocukla çocuğun barındığı âile arasında bir nesep bağı yoktur.

4- Çocuk, barındığı ailenin malına vâris olmaz. Ancak aile çocuğun ihtiyaçları için yaptığı her harcamada sadaka sevabı alır.

Dipnotlar:

1- Ahzâb Sûresi, 33/4-5

2- Buhârî, 11/1838

3- R. Sâlihîn, 272

4- Buhârî, 9/1428

20.01.2008

E-Posta: fikihgunlugu@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (19.01.2008) - Tarihte On Muharrem

  (18.01.2008) - Muhtelif cevaplar

  (17.01.2008) - Cennet ve Cehennemde elbiselerimiz

  (16.01.2008) - Allah'ın isimleri ve derinlikler

  (15.01.2008) - Cevşen'de ve Kur'ân'da Sultan ismi

  (14.01.2008) - Mahşerde Kur'ân yol gösterir

  (14.01.2008) - BİR KISSA, BİN HİSSE

  (13.01.2008) - Kısa... Kısa...

  (11.01.2008) - Bir milyar kilometrekarelik bir yörüngede yol almak

  (10.01.2008) - Rüyalarımız ve yorumlarımız

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri