"Gerçekten" haber verir 13 Temmuz 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Mustafa ÖZCAN

Dünya tarihini özetleyen iki siyasî âyet



Kur’ân-ı Kerim bakıp da görmediğimiz hazinelerle doludur. Sözgelimi, onun iki âyeti iki bin yıllık siyasî tarihe ışık tutmaktadır. Geçmişi ve geleceği bağrında saklamaktadır. Bu hususta bu iki âyeti nazarlarınıza vermek istiyorum.

Kur’ân-ı Kerim’de bakıp da görmediğimiz, ama günümüze ve geleceğe ışık tutan âyetlerden birisi ‘Duribet aleyhimuzzilletü eynama sukifu illa bihablin minallahi ve hablinminennasi’ âyet-i kerimesi İngiltere’nin ve ABD’nin yardımı ve muavenetiyle modern (sahte) İsrail devletinin kurulacağını ortaya koymaktadır. ‘Eynama sukifu’ kıtası bile başlı başına bir mucizedir. “Onlar nerede olurlarsa olsunlar kendilerine zillet damgası vurulmuştur” deniliyor. Sürgün ve diasporaya kadar Cenâb-ı Hakk’ın ipi veya sebebi onlarla birlikte olmuştur. Onların muini Allahu Teâlâ olmuştur. Birinci ve ikinci mabetlerin yıkılmasıyla birlikte maruz kaldıkları diaspora, yani dağınıklık döneminde Cenâb-ı Hakk’ın onlara olan imdadı kesilmiştir. İmdat-ı İlâhî inkıtaya uğramıştır ve bunun sonucunda meskenet ve zillete düçar olmuşlardır. İkinci büyüklenme ve ifsad dönemlerinde ise Allah’ın ipinden ziyade İngilizlerin ve ardından da Amerikalıların ipiyle (hablunnasi) payidar olmuşlardır.

Bununla birlikte, Ahmedinejad veya İranlı yetkililerin Amerikalı generalle söylediği burada da geçerlidir. Ne demişti: Bush’un ipiyle kuyuya inilmez. Zira Amerikalı generaller savaşa karşı. Irak savaşına da karşıydılar. Ama beynelmilel Yahudi’nin güdümüne girmiş iradeler Irak savaşını tetiklemişlerdi. Zaten Kur’ân-ı Kerim, ‘Ne zaman savaş kıvılcımını tutuştursalar’ ifadesiyle kimi Yahudilere atıfta bulunur. Kralları Yavakim’le birlikte 10 bin kişilik Yahudi Buhtunnasır tarafından Babil’e sürgüne götürüldüğünde aralarında Hazkiyal Peygamber (MÖ: 597) de bulunmaktadır. Bu zillete düçar olmalarının yegâne sebebi bozgunculukları ve irtikap ettikleri günah ve measidir. Bunlar Allah’ın gazabını dâvet etmiştir. Ermiya Peygamber Buhtunnasır’a şöyle seslenecektir: “Mağrur olma. Sanma ki, bu üstünlüğün sendendir ve senin kuvvetindendir. Allah’ın halkına ve seçilmiş halkına olan galebenin yegâne sebebi onların arsız günahlarıdır ki onları bu derekeye isal etmiştir…”

***

Nübüvvetin ve vahyin kesilmesi ve yani Hazreti İsa ve ardından da vahyin İsmailî cenaha intikaliyle birlikte Allah’ın ipi ve yardımı kendilerinden ebediyen kesilmiştir. Bu defa topladıkları ve yığdıkları sermaye ile, güç devşirmeye ve siyaset ve vicdanları satın almaya çalışmışlardır. Ahirzaman diliminde ise İngiltere ve ABD’nin yardımıyla Natura Karta cemaati gibi cemaatlerinin de ifadesiyle ikinci İsrail’i (gerçekte sahte devlet) kurmayı başarmışlardır. ‘Mutabakatü’l ihtiraat’ kitabında muhaddis Ahmed İbni Muhammed Es Sıddik el Gimari ‘hablunminallahi ve hablumminennasi’ âyetinden İngiltere ve ABD’yi çıkarmıştır. Bu sahte devlet ahirzamanda kimi Yahudiler arasında çıkacak olan tek gözlü Deccal devresine denk gelecek veya takaddüm edecektir (S: 87, 88)..”

***

Dünyanın kaderini özetleyen ikinci âyet ise Hıristiyanlarla alâkalıdır. Yahudilere dair âyet 3 bin yıllık süreyi nasıl icmal ediyorsa Hıristiyanlarla alâkalı Kur’ân buyruğu da iki bin yıllık tarihi özetlemektedir. Bu da yine bakıp da görmediğimiz âyetler cümlesindendir. Al-i İmran Sûresinin 45’inci ve 55’inci âyeti bizlere şöyle hitap eder: “İsa, dünyada da ahirette de itibarlı ve Allah’ın kendisine yakın kıldırdıklarındandır…”, “Sana uyanları kıyamete kadar kâfir olanlardan üstün kılacağım…”. ‘Üstün kılacağım’ âyetinin ihbar-ı gaybîsi tamamen tarihle mutabakat halindedir. Kevnî siyaset veya âyetler Kur’ânî âyetleri tasdik etmektedir. Bu âyet-i kerime kesinlikle 2 bin yıllık tarihi özetlemektedir. Bunun tek istisnası Hıristiyanları şaşırtan İslâmiyetin zuhuru ve onları yenmesidir. Bununla birlikte, ahirzamanla ilgili hadisler kıyamete yakın Rum’un, yani Batılıların kesrete sahip olacaklarını ortaya koyar.

Bernard Lewis’in dediği gibi, modernizme kadar İslâm, Batı ve Hıristiyanlık üzerine hep galebe çalmıştır. Modernizm ise, bir nev'î içinde Deccaliyet barındırdığı ve din namına hareket etmediği için, onun galebesi Hıristiyanlık namına geçmez. Belki onun galebesi bütün dinler üzerine galebedir. Belki bu dalga hem İseviliğe, hem de İslâmiyete vurmuştur. Ve 2 yüzyıllık bir genel fetret döneminin de adıdır. Bu fetretin nedeni Fransız Devriminin getirdiği Deccalizm irhasatıdır. İslâmiyet Hıristiyanlıkla karşılaştığı yerlerde onun yerini almıştır. Zira Hazreti İsa’nın varis-i hakikîsidir. Bundan dolayı da, Mesih’in nüzûlünden sonra İslâmiyetin metbuiyet, İseviyetin ise tebeiyet (iktida ve uyma) makamında olması da bunu göstermektedir. İslâmiyet imamet makamında, İseviyet ise iktida makamındadır.

13.07.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (25.07.2008) - 23 Temmuz’un sırrı

  (24.07.2008) - Ulusalcılarla liberaller arasında İslamcılık

  (23.07.2008) - Cehennemden gelen adam

  (21.07.2008) - ‘Mistik ve populist’

  (20.07.2008) - İran’ın bu acelesi ne?

  (19.07.2008) - “Arapların bir Atatürk’e ihtiyacı var mı?”

  (18.07.2008) - Çakalların günü

  (17.07.2008) - Travma ve coşku

  (16.07.2008) - Fetretten çıkış

  (15.07.2008) - CHP’nin rölünü çalan parti

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Site yöneticisi | Editör
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır