"Gerçekten" haber verir 07 Eylül 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Cevher İLHAN

Türkiye - Ermenistan ilişkileri-2



Kafkasya krizi ortasında “insanî yardım” perdesinde son sistem silâhlarla ve füzelerle donatılmış yabancı savaş gemilerinin Karadeniz’de demirlemesine “izin” veren Ankara’nın, son “Ermenistan çıkışı”nın da yine ABD’nin hararetli tavsiyesi ve “ecnebilerin isteğiyle olduğu” haberleri, başta çeşitli istifhamlara yol açsa da, Türkiye - Ermenistan yakınlaşması, iyi olmuştur.

Her ne kadar medyada RP’li Gül’ün 1993’te Ermenistan’a buğday, tahıl ve insanî yardım yapan Demirel hükûmetini topa tutan ve bunu âdeta ülkenin “ipotek altına alınması” olarak niteleyip şiddetle kınamasına atıfta bulunulsa da, sonuçta Cumhurbaşkanı Gül’ün Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın dâvetine icâbeti, Ermenistan’la diyalog kapısını açmıştır.

Gelinen noktada hangi sâikle olursa olsun bu ziyaret, hâlen Karabağ’ı istilâ eden ve Azerbaycan topraklarını işgal eden Erivan yönetiminin diasporanın kıskacından kurtulup barış ve diyaloğa yönelme idrâki açısından oldukça önemli. Bu bakımdan Ankara ve Erivan’ın bu fırsatı iyi değerlendirmesi, diyaloğu dikkatle sürdürmesi ve hiçbir dış gücün emr-i vakisine gelmeden diplomatik süreci ustalıkla devam ettirmesi gerekiyor…

DİASPORANIN KISKACI

Aslında Ermenilerin barış ve istikrarı, bölgede öncelikle Türkiye ile karşılıklı saygıya ve toprak bütünlüğünü tanımaya dayanan dostluk ve işbirliğinden geçiyor. Ermeni halkı bunun farkında; lâkin diasporanın ateşlediği ve eli kanlı çetelerin körüklediği popülizmle politikacılar, bir türlü iz’ân ve akl-ı selime yanaşmadı; ifsad odaklarının iç ve dış kışkırtmalarıyla yanaştırılmadı.

Gerçek şu ki Erivan, “soykırım” uydurmasında da dahilî ve haricî fitne mihraklarının ve güç odaklarının oldu bittisine gelmekte. Zira Ermeniler de biliyor ki, “tehcir” hadisesi, Doğu Anadolu’da Osmanlıyla savaş halinde olan Ruslarla işbirliği yapıp Müslüman Osmanlı vatandaşlarını, Türkleri ve Kürtleri katleden bir kısım Ermenilerin tedbiren “sevk ve iskân yasası”yla yine güneydeki Osmanlı topraklarına, Osmanlıya bağlı Suriye’ye nakledilmelerinden başka bir şey değil.

1915 tehcirine sebep olan olaylarda olduğu gibi, o gün Osmanlının zâfiyetini fırsat bilen dış aktörlerin, sözkonusu çeteleri Müslüman halka karşı katliâmda kullandıkları, fütursuzca “hıyanet”te istimal edip mazlûm ve mâsum Ermeni halkının büyük bir çoğunluğuna rağmen zulme sürükledikleri, tarihî vesikalarla ortada. Doğu Anadolu’daki toplu mezarlar, Ermeni zulmüne dair yerli ve yabancı resmî-gayr-ı resmî vesikalar, bunun bâriz belgesi.

Kışkırtmalarla bir Ermeni tarafından suikastla katlettirilen Talat Paşa dahil, hiçbir Osmanlı paşası ve idarecisinin Ermenilere eziyet edilmesi ve hele öldürülmesi için tâlimat vermediği, tarafsız yabancı tarihçilerce belirtilmekte. Tehcir esnasında münferit de olsa kimi Ermeni göçmenlere kötü davranan bazı subay ve yerel yetkililerin bizzat komutanlarınca şiddetle cezalandırıldığı da tarihî resmî belgelerle ortada…

Bundandır ki Erivan’ın evvelemirde “soykırım” uydurmasından vazgeçmesi; Paris ve Washington gibi dış merkezlerde hazırlanan projelere göre değil, bölgenin gerçeklerine göre öncelikle Türkiye ile dostluk içinde olması gerekiyor.

“ŞU MİLLETİN SAADETİ”

Erivan, bozguncu ajanlarca enjekte edilen komplolara karşı müteyakkız olmalı; bölge halklarının birbirinin aleyhine kışkırtılması oyununa gelmemelidir. Bugün işgal, istilâ ve savaşlarla azdırılan fitnenin, Ortadoğu’yu cetvellerle taksim edip parçalayan ecnebilerin, “büyük Ortadoğu projesi”yle bölge ülkelerini daha da ufaltarak, etnik ve mezhebî farklılıklarla bölüp parçalama plânı olduğunun farkında olmalıdır. Dün Osmanlının olduğu gibi bugün de Türkiye’nin iyi niyetini boşa çıkarılmamalıdır. Ermenistan’ın tecritten kurtulması bu şart.

Asırlarca Osmanlının himâyesinde kültür ve medeniyetleriyle Müslümanlarla âdeta bütünleşen ve gayr-ı müslimler içinde “en sâdık teba” olarak hep sulh ve huzur içinde yaşayan Ermenilerin barış ve refahlarının başta Türkiye, Azerbaycan ve İran olmak üzere Müslüman komşularıyla dostluk ve işbirliğine bağlı olduğu bilinmelidir.

Bundan bir asır önce “komşularımız ve bizi teyakkuz ve terakkiye sevk eden Ermenilerle kemâl-i memnuniyetle dostluğu” tavsiye eden Bediüzzaman’ın, “husûmette fenâlık var, husûmete vaktimiz yok” ikazına kulak verilmeli. (Divân-ı Harb-i Örfî, 23)

Yine Bediüzzaman’ın, bölgenin barış ve istikrarının, Müslümanların ve gayr-ı müslimlerin barış ve dostluğuyla doğrudan ilgili olduğunu belirleyen, “Şu milletin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vâbestedir (bağlıdır.) Fakat mütezellilâne (zelil bir şekilde) dost olmak değil, belki (bilâkis) izzet-i milliyeyi (millî onuru) muhâfaza ederek, musâlaha (barış) elini uzatmaktır” anlamlı tesbitine dikkat edilmelidir. (Münâzarât, 67-68)

Bugün bu derse, Ankara’nın da, Erivan’ın da ihtiyacı var…

07.09.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (05.09.2008) - Türkiye - Ermenistan ilişkileri -1

  (04.09.2008) - Ankara oyuna gelmemeli…

  (03.09.2008) - Yeni krize karşı…

  (02.09.2008) - Demokratik anayasa ve “resmî ideoloji” ikilemi

  (01.09.2008) - Abluka…

  (31.08.2008) - Yalpalama… (2)

  (30.08.2008) - Yalpalama… (1)

  (28.08.2008) - Yolsuzluklarla mücadele…

  (26.08.2008) - “Zâlimlerin satranç oyunları”na gelmemek…

  (25.08.2008) - İşbirlikçiliğin akıbeti…

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Site yöneticisi | Editör
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır