"Gerçekten" haber verir 16 Kasım 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Mehmet KARA

Başkasına yapılan haksızlık karşısında susarsan…



Son yıllardaki tartışma konularımızdan birisi de bazı kurumların basına uyguladıkları akreditasyon uygulaması. 28 Şubat’tan sonra Genelkurmay’ın icat ettiği bu uygulama şimdi de Başbakanlığa sıçradı. Gazeteler şimdi Başbakanlığın 7 gazeteciye uyguladığı akreditasyonu tartışıyor.

Öncelikle şunu belirtelim: Akreditasyonun her türlüsüne karşıyız. Bu “ayrımcılık” savunulamaz. Bu ülkede mahkemeler var. Muhabir yazdığı bir haberden dolayı bir ceza almış dahi olsa “Şu muhabir ya da şu gazete benim programımı izleyemez” denilebilir mi?

Kaldı ki, bu uygulama da aslında bir nev'î cezalandırmadır. Cezalandırma hakkı mahkemelerindir. Kamu hizmetini yapan basın mensuplarının gerek cumhurbaşkanının, gerek başbakanın, gerekse Genelkurmay’ın açıklamalarını millete duyurmak görevleri arasındadır. Bu yüzden akreditasyon uygulaması basın hürriyetinin ve milletin haber alma hakkının ihlâli anlamına gelir.

* * *

Başbakan son grup toplantısında “eleştirilmekten hiçbir zaman gocunmuyorum” demişti. Ancak son akreditasyon gösterdi ki, pek de öyle değil. Eleştirilmekten pek hoşlanmayan Erdoğan’ın önce Doğan grubu ile yaşadığı atışma, Fehmi Koru’nun bir sözü ile doruk noktaya çıkmıştı. Fehmi Koru’nun Başbakan için “Obama gibi geldi, Bush gibi oldu” anlamına gelecek sözler sarf etmesine Erdoğan çok sert tepki göstermiş, “Sevsinler seni! Yazıklar olsun!” gibi sert bir şekilde karşılık vermişti. Peşinden Koru, başbakanın üslûbunu yadırgamadığını, çünkü başbakanın üslûbunun bu olduğunun altını çizdi. Erdoğan’dan şimdilik karşı bir cevap gelmedi.

Şimdi de başbakanlığın “objektif kriterleri ithal ittiği” ve “düzmece haber ürettiği” için 6 gazetedeki 7 gazeteciye akreditasyon sınırlaması getirmesi birkaç gündür gazete sütunlarında tartışılıyor. Bu uygulamanın “antidemokratik” olduğu gazetelerin manşetlerine kadar yükseldi.

Başbakanlığın akreditasyonu tartışması başka akreditasyonları akıllara getirerek basının kendisini sorgulaması için fırsat oldu. Çünkü, bir yanlışı tartışırken, başkasına yapılan yanlış ve haksızlığı görme fırsatınız oluyor. Basının da çuvaldızını kendine batırması bu sayede oldu. Bir haksızlık başkasına yapıldığında ses çıkarmazsanız, aynı mânâda bir haksızlık kendinize yapıldığında sesinizi yükseltirseniz samimiyetiniz ortaya çıkar.

Bu anlamda, basına uygulanan akreditasyon ne kadar yanlışsa basının çifte standardı da o kadar yanlıştır. Genelkurmay yıllardır akreditasyon uygulaması yapıyor; Yeni Asya, Zaman, Millî Gazete, Vakit, Kanal 7, Samanyolu gibi pek çok medya kuruluşunu faaliyetlerine çağırmıyor, onların programları izleyip okuyucu ya da seyircilerine haberleri aktarmasına imkân tanımıyor. Başbakanlığın akreditasyonunu sınırladığı hangi kuruluş bu konuda tepki gösterdi?

Hem Genelkurmay’ın akreditasyonu muhabire değil, kuruma… Yani daha ağır. Bir muhabire akreditasyon sınırlaması getirilirse aynı kurumdan başka bir muhabir ilgili kuruluşu takip etme imkânı varken, kuruma uygulanan akreditasyon karşısında böyle bir imkân da olmuyor.

10 yılı aşkındır uygulanan akreditasyon ayrımcılığı karşısında sesini çıkarmayıp, şimdi kendinize yapıldığında sesinizi çıkarırsanız inandırıcılığınız kalmaz.

Akreditasyonun her türlüsüne karşı çıkmak gerekir. Belki bu tartışma medyanın bu yönde ortak tavır alma sonucunu ortaya çıkaracaktır. Halbuki, böyle bir ayrımcılık karşısında Genelkurmay bu uygulamayı başlattığında hep beraber ortak bir tavır alıp, basın toplantılarına katılmama yönünde bir irade ortaya koyamazlar mıydı? Şimdi de, Başbakanlığın bu uygulaması karşısında programlar izlenmese, basın toplantısı terk edilse, akreditasyon uygulayanlara bir caydırıcılık olmaz mıydı?

Avrupa Birliği yolundaki bir Türkiye’ye bu yasaklar yakışmıyor. Herkesi demokrasiye yakışanı yapmaya dâvet ediyoruz. Bu ayrımcılığa karşı ortak tavır takınılmazsa, yasaklar devam eder gider. Bunun yolu da tenkide, farklı seslere, fikir ve ifade özgürlüğüne tahammül göstermekten geçer. Demokrasi de böyle gelişir. “Bana dokunmazsa sesimi çıkartmayayım” derseniz, bir gün gelir o yasak sizi de etkiler.

16.11.2008

E-Posta: mkara@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (15.11.2008) - Vicdanları yaralamayın!

  (14.11.2008) - Artık zamanı gelmedi mi?

  (09.11.2008) - Birliğin yolu kardeşlikten geçer

  (08.11.2008) - Aman dikkat!

  (07.11.2008) - Haydi sandık başına…

  (02.11.2008) - Yasak karşısında bir şey yapılmayacak mı?

  (01.11.2008) - Gerilim sona ermeli

  (31.10.2008) - Resepsiyon formülleri

  (26.10.2008) - İstersek çiçek açar

  (25.10.2008) - Yasak yok, ama YASAK!

 
Ufo ısıtıcılar, infrared ısıtıcı, kumtel ısıtıcılar.
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır