15 Ekim 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

İsmail TEZER

Cânânına kavuştu Canan


A+ | A-

(Prof. Dr. İbrahim Canan’ın hatırasına)

İnnâ lillah ve innâ ileyhi râciûn.

Şüphesiz Biz O’ndan geldik ve yine O’na döneceğiz.

Kimler imzalamadı ki bu hakikati.

Yaşarken bilse de, bilmese de, beşer hep O’na döndü, dönüyor ve dönecek...

İşte önceki gün “O’na dönenler”den biri de, bu camiânın yakından tanıdığı bir isim, Prof. Dr. İbrahim Canan oldu.

İbrahim Canan’ı, verdiği birbirinden kıymetli pek çok eser ve gösterdiği gayretlerle Türkiye tanıyor.

Ama hususiyetle Risâle-i Nur Talebeleri için ayrı bir hatırası vardır İbrahim Canan’ın.

Bilenler biliyor, bilmeyenler için bir daha yâd edelim...

Yıl, 1959. Senenin son günü. Üstad Bediüzzaman Ankara’ya gelir. Her zaman kaldığı Beyrut Palas Otelinin 38 numaralı odasına yerleşir. Beyrut Palas, Denizciler Caddesindedir. Yani, siyasetin ve basının kalbinin attığı yer.

Sonrasını, rahmetli İbrahim Canan’dan dinleyelim:

“İlk zaman fazla gelen ziyaretçilerden dolayı çok tehâcüm olmuştu. Bu günlerde müsait bir vakti bekleyip, o vakitte Üstadı ziyaret edip, ellerini öpmek istiyordum. O zaman Üstad lavaboya çıkmıştı. İşte, Üstadı ilk defa o zaman görmek saadetine ermiştim. Daha sonra otelden çıkarken de ziyaret etmiştim...

“İşarâtü’l-İcaz basılırken tashih işlerinde çalışmıştık. Basılan formaları Senirkentli Hüseyin Aşçı ile Üstada gönderiyorduk. Hem de selâmlarımızı götürüyordu. Daha evvel de Üstad, Said Özdemir Ağabeye benim için ‘Ben onu Zübeyir’in (Gündüzalp) yerine kabul edip duâ ediyorum’ demişti.

“Hasan Okur, şimdi ilâhiyat profesörü olan Günay Tümer ve Said Özdemir, Üstadın etrafında Beyrut Palas Oteli’nden iniyorlardı. Said Özdemir Ağabeyin de işareti üzerine, tam merdivenlerde iken resimlerini çektim.” (Son Şahitler, c. 4, s. 485)

İşte o resim, hepimizin çok defa baktığı, hafızalarımıza nakşedilmiş, Tarihçe-i Hayat’a da (s. 1042) dercedilmiş ve altına “Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, 1959 yılında Ankara’ya teşrif ettikleri zaman misafir olarak kaldıkları otelden çıkarken” notunun düşüldüğü resim.

Tarihe düşülen bir kayıt... Hafızalara nakşedilen bir tablo... Hem de unutulmayacak bir manzara...

Melekler her daim çekerken Üstad-ı Azam’ı, İbrahim Canan’ın objektifi de o ‘çekim’e ortak olmuş ve gelecek nesillere güzel bir hediye bırakmış Elhamdülillah.

O, şimdi, sağlığında bizzat ziyaret edip duâsını aldığı ve resmini de çektiği Üstadıyla birlikte, Cennet bahçelerinde İnşaallah.

Cânânına kavuştu Canan.

Kendisine Allah’tan rahmet ve mağfiret, geride bıraktıklarına sabırlar diliyoruz.

Bediüzzaman, “Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme” demişti.

İbrahim Canan, pek çok eser verdi. Eserleriyle âhireti hatırlattı bizlere. Fani dünyada bıraktığı bekaya bakan eserleriyle, nicelerin ahiretinin kurtulmasına vesile oldu. Kendini de kurtardı İnşallah.

Bilgiyi ‘marifet’e çevirmiş bir profesördü. Bu yönüyle de mühim dersler veriyordu. Her şey O'nun için olmalı, O'nu tanımaya vesile olmalıydı. Bilgi de O'nun için olmalı, O’nu tanıtmalıydı. O zaman anlamlı olurdu. Aksi halde, mânâsız ve hayatı azaba çeviren yığından farksızdı.

İbrahim Canan, 69 yıllık dünya hayatıyla çok dersler verdi.

Bize düşen, her şeyde olduğu gibi, bundan da ders almak.

Evet “Nasihat istersen, ölüm yeter!”

Unutmadan, bu satırlar bittikten sonra gözümüzü kaldırıp da Canımız Üstad’ın “Canan’dan bize bir hatıra kalan o resmine” bakarken, bir Fatiha da ona okuyalım, olmaz mı...

Ruhu şâd, mekânı Cennet olsun...

15.10.2009

E-Posta: tezer@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (13.02.2009) - “Nur hakikatinin fen dairesinde fevkalâde kıymetini takdir eden” Dr. Mustafa Hilmi Ramazanoğlu

  (03.02.2009) - ‘Mühim bir âlim’

  (08.01.2009) - ‘Daha hayırlısını buldum anne!’

  (28.12.2008) - DNA testi, Levh-i Mahfuz’u yokluyor!

  (18.12.2008) - Yaşamak için yemek ya da yemek için yaşamak

  (05.12.2008) - “Michelangelo: Usta El” ve “Yed-i Kudret”

  (19.11.2008) - Ölüm düşüncesi üzerine...

  (03.11.2008) - Matematiksel düşünce, Risâle-i Nur ve Bediüzzaman

  (15.08.2008) - Baban sana şimdi Cennetten bakıyor’

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.