15 Kasım 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Süleyman KÖSMENE

Risâle-i Nur, imanın sesi ve soluğudur


A+ | A-

Risâle-i Nûr, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) mübarek hayatı, muazzam şahsiyeti, sözleri, sünneti, fiiliyâtı, mu'cizeleri, müjdeleri ve muhkem ve müteşâbih hadislerini aslına uygun bir yaklaşımla yorumlayan çağdaş bir rehberdir. Hiç şüphesiz dünyayı bin dört yüz sene önce aydınlatmaya başlayan o muazzam nur-u İlâhî’nin, her asırda olduğu gibi asrımızda da tasarrufunu sürdürmesi, büyüklüğünün ve evrensel oluşunun tescilidir.

Risâle-i Nûr’un tek gündemi sâfî imandır, imanın kendisidir. Hangi sayfasını açarsak açalım, imanımız inkişaf eder; hangi satırına takılırsak takılalım, iman ufkumuz genişler; hangi cümlesine göz ucuyla bile ilişsek, kendimizi alâ-yı illiyyîne uzanan bir manevî asansörün içinde buluruz.

Çünkü Risâle-i Nûr, Kur’ân’ın sesidir. Kur’ân’ın ana temâsı “îmân”dır çünkü. Îman edenlere Cennet1, ebedî saadet2, büyük kurtuluş3, büyük müjde4 ve Allah’ın rızâsı5 gibi aklımıza ve havsalamıza sığmayan büyük vaad ve taahhütlerde bulunan Cenâb-ı Hak, esasen bir âyette îman edenleri de îman etmeye çağırıyor. Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Ey îman edenler! Allah’a, Peygamberine, Resûlüne indirdiği Kitâba ve daha önce indirdiği Kitaba îman edin!” 6

Risâle-i Nûr’da îmanın altı erkânı, mü’mini yüksekler yükseğine çıkaran birer nûrânî sütundur. Her bir sütun sayısız deliller, burhanlar, hüccetler, keşifler, şuhudlar ve şehâdetler ile ispat edilir. Bu vasıflarıyla Risâle-i Nûr, îmanı merkezine almış olan Kur’ân’ın asrımıza düşen bir aydınlığıdır.

Risâle-i Nûr asrımızın Fıkh-ı Ekber’idir. Hicrî yüzlü yıllarda İmam-ı Azam’ın attığı ilk tohum olan Fıkh-ı Ekber’in, bin üç yüzlü yıllara gelindiğinde Risâle-i Nûr tarzında tezâhür etmesini ancak ilmin, îmanın ve mârifetin devamlılığı prensibiyle îzah etmeliyiz. Asırlar değişti; vitrin de, tarz da, versiyon da değişti şüphesiz. Ama iç, öz ve hakîkat aynı! Sımsıcak!

İslâm Tarihinin her yüz yılı hiç şüphesiz şeref yapraklarıyla doludur. Hicrî yüzlü ve iki yüzlü yıllarda hak mezhep imamları, Kur’ân ve sünneti “hükümler” noktasında tararlar; İslâmiyeti ve hükümlerini tedvin ve tasnife tâbi tutarlar ve ümmete kıyâmete kadar yaşanır bir din mîras bırakırlar. Hicrî dört yüzlü yıllarda İmam-ı Gazâlî İhyâ-i Ulûmuddîn ile İslâmın emir, ahlâk ve âdâbını tecdid rûhu içinde yeniden ele alır, ümmete yeni bir şafak bırakır. Hicrî beş yüzlü ve altı yüzlü yıllarda Gavs-ı Azam Abdulkadir Geylânî ve Hoca Ahmed Yesevî değerli irşad ve feyiz kaynaklarıyla devrededirler; Anadolu ve İslâm toprakları bir baştan bir başa yeni bir hidâyet rüzgârı ile dalgalanır. Hicrî yedi yüzlü yıllarda Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, ilhâmen kaleme aldığı Mesnevî-i Şerîf ile ümmete yeniden ufuk olur, kucağını—günahlı, günahsız, ehl-i Kitap—herkese açar, “Kim olursan ol; gel!” çığırı ile milyonların gönlünü fetheder. Hicrî binli yıllarda İmam-ı Rabbânî belirir ufuklarda Mektûbâtı ile; îman, ahlâk ve fazîlet üçlüsünü ümmetin dimağına yeniden nakşeder.

Ve, bu kısa satırlarda saymaya güç yetiremediğimiz nice altın soluklar, nice mânevî bahadırlar, nice akıl, ilim ve gönül erleri, nice hak ve hakîkat âşıkları, nice büyük himmetli Allah dostları doğarlar ümmetin baharına, kışına. Allah hepsinden râzı olsun!

İnkârın, cehâletin, temerrüdün ve şüpheciliğin ufuklarımızı karartırcasına sokaklara döküldüğü asrımızda bu geleneğin bozulacağını zannedenler, yanıldıklarını neden sonra anlarlar! Bu gelenek bozulmaz! Aynı himmet, aynı sıcaklık, aynı tarâvet, aynı tâzelik, aynı ferâgât, aynı ilim, aynı irfân, aynı îman hakîkatları yeni bir vitrin ve yeni bir tarz bulur kendisine sadece. Çağımız fehmine ve anlayışına uygun bir dil, mantık, hüccet, hikmet ve ilim örgüsü ile bu defa Bedîüzzaman Saîd Nursî Hazretleri, Risâle-i Nûr tarzında başta ehl-i îmân olmak üzere bütün dünya insanını müşfik sinesiyle kucaklar.

Risâle-i Nûr’da hedef, imanı “tahkik” derecesine çıkarmaktır, asra inat! Çünkü bu asır, başka asırlara benzemez! İmanda tahkik ehli olmazsa bir Müslüman, bid’at, dalâlet ve nifak sellerine karşı kendisini koruyamaz; yıkılır! Oysa Kâinatın Sahibine iman eden niçin yıkılsın? Allah’a iman hem dünyada, hem ahrette bütün saadetlerin kaynağı ve başı değil mi?

Bu vesileyle, siyasetin son günlerdeki açılım gündemini Risâle-i Nur çerçevesinde ele alan ve kamuoyu ile paylaşan Yeni Asya’ya binler tebrikler, teşekkürler.

Dipnotlar:

1- Bakara Sûresi, 2/25.

2- Beyyine Sûresi, 98/8.

3- Bakara Sûresi, 2/5.

4- Ra’d Sûresi, 13/29.

5- Fecr Sûresi, 89/28.

6- Nisâ Sûresi, 4/136

15.11.2009

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (14.11.2009) - Gıybet ve hüsn-ü zan

  (12.11.2009) - Ölüm, rahmet ve nimettir

  (11.11.2009) - Kişi sevdiğiyle beraberdir

  (10.11.2009) - Allah’ın rahmeti herşeyi kuşatmıştır

  (09.11.2009) - Namazda sütre

  (08.11.2009) - Camide konuşulur mu?

  (07.11.2009) - Müfritane irtibat üzerine

  (06.11.2009) - İnna lillah ve inna ileyhi raciun

  (04.11.2009) - Zekât verme âdâbı

  (03.11.2009) - Ahiret yurduna giderken

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.