13 Temmuz 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

M. Latif SALİHOĞLU

Nur Talebelerinin imtihanı


A+ | A-

Şu dünya misafirhanesinde konaklayan her misafir, durum ve derecesine göre bir imtihana tâbidir.

En çetin imtihan, imân ve hidayet dairesine girip girmeme, girdikten sonra da daire içinde istikametini muhafaza edip edememe noktasında yaşanıyor.

Dolayısıyla, imân dairesinde olanlar, hatta "tahkikî imân" dairesi içinde bulunanlar dahi, derecelerine göre çeşitli imtihan konularıyla karşı karşıyadırlar.

Buna göre, Nur Talebelerinin de kendi durum ve derecelerine göre şiddetli imtihan olundukları önemli bazı noktalar var.

Acizane, Nur Külliyatı içinde tesbit edebildiğimiz belli başlı bazı imtihan konularını—hatırda kalacak bir ifade tarzı ile—aşağıdaki şekilde sıralayarak, nefsimle mücadeleye ve hususî dersimi çalışmaya gayret ediyorum.

İşte, şiddetli imtihan olunduğumuza kanaat getirdiğimiz önemli bazı hususlar: Milliyet, enaniyet, cesaret, atalet, şan–şöhret (makam–mansıb), hisset (cimrilik) ticaret (maddî menfaat), siyaset, şahsiyet, siyadet...

1) Menfî milliyet ve unsuriyet fikri, gaflet, zulmet ve kuvvetten mürekkep bir macun olup, bu zamanda tehlikeli bir ırkçılık illetine dönüşebiliyor. İslâmiyet bu fikri reddetmiştir. Her millette cüz'î–küllî bulunan bu damarı, Kur'ân'ın Kevser havuzu içinde tamamiyle eritmek gerekir. Nur kardeşini, nesebî kardeşten daha ziyade sevmek lâzım gelir.

2) Enaniyetin her türlüsünü terk etmek lâzım ve elzemdir. Aksi halde, dağ gibi büyük ve kudsî hakikatlerin görünmesine bir perde teşkil edebilir.

3) İnandığın dâvâ uğrunda, hayatı hakir görmelisin. Allah'tan gayrı hiçbir şeyden korkmamalısın. Korku belâsı, seni hizmetten geri bırakmamalı. Hem canını, hem de ondan daha mühim olan hayatını fedâ etmekten zerrece çekinmemelisin.

4) Hizmet ve dâvâ hatırına tembellik yapmamalı, atâlet zindanına düşmemelisin. Şevk ve gayret hissini, daima canlı ve zinde tutmalısın.

5) Şan–şöhret peşinde olmamalı, makam–mevki hırsına kapılmamalısın. Hizmetkârlığı, her türlü makamâta tercih etmelisin.

6) Kudsî dâvâya hizmet için, hısset göstermemeli, cimrilik yapmamalısın. Hayırda israfın olmadığına inanmalı, yerinde cömertliği mürüvvet bilmelisin.

7) Hizmet ile ticareti karıştırmamalısın. İhlâs ve uhuvvet dairesi içinde maddî menfaat hissine kapılmamalı, maddî rekabetin içine düşmemelisin. İhlâsı kıran birinci ve en büyük mâni budur.

8) Nur Üstad'ın, bu yönüyle de vazifeli olarak Kur'ân'dan istihraç ettiği "doğru siyaset"i doğru şekilde anlamalı ve hayatının sonuna kadar buna sadâkatle bağlı kalmalısın.

9) Bu zamanda fâni olan şahsiyete değil, ondan çok daha metin olan "şahs–ı mânevî"ye bağlı kalmalısın.

10) Nur Üstad'ın—mühim bir hikmete binâen—zahirî perdelerin arkasında mestûr bulunan hakikî hüviyet ve milliyetini bilmeli, onun silsile–i şerâfet ve siyâdetten olduğuna tereddütsüz kanaat getirmelisin.

Tarihin yorumu 13 Temmuz 1878

93 Harbini bitiren Berlin Antlaşması

Osmanlı ile Rus hükümeti temsilcileri arasında yapılan barış görüşmeleri 13 Temmuz'da (1878) tamamlandı.

Müdahil ülkelerin de iştirakiyle yapılan görüşmeler neticesinde kabul edilen antlaşma maddelerine imzalar atıldı.

Yapıldığı yer itibariyle adına "Berlin Antlaşması" denilen barış görüşmelerine katılan ülkeler şunlar: Osmanlı Devleti, Çarlık Rusyası, İngiltere (Birleşik Krallık), Almanya, Avusturya–Macaristan İmparatorluğu, İtalya ve Fransa.

Berlin Antlaşması, 3 Mart 1878'de yapılan Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşmasının devamı, bir cihette rövanşı mânâsını taşıyordu.

Zira, Ayastefanos Antlaşması, bir mütareke, bir ateşkes antlaşması mahiyetini taşımakla beraber, Osmanlı Devleti açısından çok ağır şartları ihtiva ediyordu.

Meselâ: Rusya, Doğu Anadolu'daki Ermeni toplumunun bazı haklarını serrişte ederek, Osmanlı'nın iç meselesine doğrudan müdahale etme konumuna gelmişti.

Kezâ, Kafkaslar'da nisbî hakimiyet sağlayan Çarlık Rusyası, Balkanlar'da da hakimiyet sahasını genişletmiş, bununla sadece Osmanlı'yı değil Avrupa devletlerini dahi tedirgin edecek ölçüde yayılmacı politikalar gütmeye başlamıştı.

Genç Padişah Sultan II. Abdülhamid, Avrupa devletlerinin özellikle Balkanlar üzerindeki hassasiyetinden istifade ile, onları da yapılacak bir nihaî antlaşmaya razı etti. Nitekim, onlar da bu noktada istekli davrandılar.

Zira, Avrupa hükümetleri, bilhassa İngiltere ve Fransa, Osmanlı'nın sıkıştırılmasından yana olmakla birlikte, Rusya'nın Avrupa'da yayılmasından ve bilhassa Ortadoğu'ya yol bulmasından endişe duymakta ve bir şekilde durdurulmasını istemekteydiler.

Konjonktürel şartların kısmen de olsa Osmanlı'dan yana gelişmesini fırsat bulan Sultan II. Abdülhamid, Almanya İmparatorluk Şansölyesi Prens Bismark'ın başkanlığında Berlin'de barış görüşmelerinin yapılmasını kabul etti.

Tabiî, buna rağmen, Osmanlı yine de büyük toprak kaybına uğradı. Meselâ, Kıbrıs Sancağının İngiltere'ye, Niş Sancağının Sırbistan'a ve Teselya Sancağının Yunanistan'a (fiilen 1881) bırakılması gibi.

Öte yandan, Kars, Batum, Artvin ve Ardahan sancakları Rusya'ya bırakılmış görünmekle beraber, Avrupa'nın desteğini yeterince alamayan Rusya, buralarda tamamiyle hakimiyet kuramadı.

13.07.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (12.07.2010) - Siyasette "12 Temmuz" çatlağı

  (09.07.2010) - Nasıl okumalı?

  (08.07.2010) - Âyetü'l–Kübrâ'nın fütûhâtı

  (07.07.2010) - Risâle–i harikayı tavsiye

  (05.07.2010) - Fikirlerin er meydanı

  (02.07.2010) - Övünülecek ne kaldı?

  (01.07.2010) - Terörün maskeleri

  (30.06.2010) - Lokantalar çoğaldı, obezite arttı

  (29.06.2010) - Toptan satışa gelmemek için

  (28.06.2010) - Politikacıların söz ve icraatları


Son Dakika Haberleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.