"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu dosyalar hangi Yüce Divana?

Ahmet BATTAL
03 Eylül 2021, Cuma
Eskiden bakan ve anlaşıldığı kadarıyla halen de bakmaya devam eden Erdoğan Bayraktar’ın 17-25 Aralık operasyonları hakkında tek atışlı çifte satışlı öncü konuşmasını ve sonraki günkü kaz çevirmesini basından izledik.

Aynı konu ile ilgili olarak asıl hedef atışı Cemil Çiçek’ten gelmiş:

“Bu dosyalar Yüce Divan’a gitmeliydi. Gitseydi ve bir karar çıksaydı, bugün bunlar konuşulmazdı. Yüce Divan’da müsbet ya da menfi bir karar çıkacaktı ve daha sağlıklı sonuçlanacaktı.”

Bunları söyleyen kişi sıradan bir kişi ya da sıradan bir siyasetçi değil. 

Bildiğimiz anlamda “muhalif” hiç değil. 

Vakti geldiğinde çağırılacak olanlardan biri ve şimdiden kendisini hazırlıyor. 

Net ifadelerle net mesajlar veriyor. 

Ama yine de bu cümlelerin “bugün” için fazlaca bir anlamı yok. Herkes “o günler”i bekliyor. 

Zira yargı ve bilhassa savcılar bugün için sadece muhalefeti sorgulayıp yargılamakla meşguller. Ne de olsa icraatın sorumlusu muhalefet! 

İşin ardına düşmesi gereken basın da Diyanet İşleri Başkanı’nın protokolde kaç sıra ileri atladığını ve bu sırada Genel Kurmay Başkanını nasıl solladığını görmek ve göstermekle meşgul. 

Evet, protokolcüler için bu da bir başarı. Ama Diyanet, din ve dindarlık için ne katkısının olduğu ya da olacağı tartışılır. 

Daha önemlisi, herkes biliyor ki, yirmi sene önce iktidar olup Diyanet İşleri Başkanlığı’nı özerk hale getirmeye söz vermiş olan AK Partinin yerine iktidar olan AKP’nin bu konudaki asıl başarısı siyasetin tam emrinde ve tam göbeğinde bir Diyanet camiası ve binlerce Diyanet camisi!

Özetle iktidarın ve iktidardakilerin dokunulmazlığı sürüyor. 

(Bir zamanlar iktidar ortağı olan, ama Erdoğan’a erken selâm çakmayı başaramayanlar hakkında “…öcü” suçlamasıyla yapılan yargılamalar başka bahis).

Meselâ Mersin’de sabah namazında cami yolunda köpeklerin kovaladığı ve korkuttuğu bir polis memurunun vatandaş sıfatıyla Savcılığa verdiği şikâyet dilekçesi üzerine Valilik tarafından görevlendirilen müfettiş Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ifadesini almaya gidebiliyor.

Anlıyoruz ki bu muhalif başkan hakkında da göz yaşartıcı bir adalet tecelli edecek. Yakınlaştık. 

Hatta muhtemelen savcı dâvâ açacak ve mahkeme mahkûm edecek…

Ama iktidar mensupları için çalışacak bir savcı henüz yok. 

En azından görevdekiler arasında yok. 

Muhtemelen şimdilik yok. 

Bu sebeple biz şimdilik o türküyü dinliyoruz: 

“Ne feryad edersin divane bülbül

Senin bu feryadın anam gülşene kalsın

Bu dünyada eremezsen murada

Huzur-u mahşere anam divana kalsın…”

Ve haykırıyoruz:

O divan gelecek, başka yolu yok! 

Okunma Sayısı: 1873
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Necati

    3.9.2021 15:47:11

    Evet o divan gelecek, dünya da olmasada mahşerde.

  • Nihat

    3.9.2021 11:46:30

    Adalet mülkün temelidir

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı