"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AİHM kimin için var (Olmalı)?-2

Ahmet Said Aydil
05 Mart 2024, Salı
Geçen yazımızı “AİHM bugünkü güveni nasıl kazandı ve bu güvenin kaynağı neydi? Mahkeme nasıl oldu da yeni kurulan ‘devletler üstü bir anayasal sistem’ için devletlerin ve toplumların rızasına sahip oldu?” sorusuyla bitirmiştik.

Cevabını arayalım:

Bu sistemin egemenliklerine bir hakaret olduğunu düşünenler için, 1950’lerden bu yana teknik olarak pek bir şey değişmemişti. Demokratik bir devlet olarak kendinizi Mahkeme önünde savunmak hala arzu edilen bir şey değil. Değişen şey, Mahkeme’nin öneminin ve işlevinin anlaşılması, üye devletlerin halkları tarafından erişilebilirliğine verilen değer ve bunun sonucunda Mahkeme’nin kazandığı toplumsal meşruiyet olmuştur.

1980’lerde AİHM Yargıcı Brian Walsh, “kamuoyunun” zihnini büyük ölçüde yakaladığı için Sözleşme sisteminden çekilmenin artık çoğu ülkede siyasi olarak imkansız olacağına inandığını söylemişti. Aynı tarihlerde Yargıç Martens, Mahkeme’nin ezilen bireyler için devletin kabulüne bağlı olmayan bir yargı yetkisi olan “son çare koruyucusu”na erişim sağladığını söylemişti.

AİHM’in içtihatında da, toplumun bir yargı sistemine duyduğu güvenin öneminin vurgulandığını görebiliriz. Erdoğan ve Diğerleri/Türkiye (2014) davasında AİHM, “Mahkeme, hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir Devlette temel bir değer olan adaletin teminatı olarak, görevlerini yerine getirmede başarılı olabilmesi için toplumun güvenine sahip olması gereken yargının toplumdaki özel rolünü birçok kez vurgulamıştır” demiştir. Benzer şekilde, Žugić/Hırvatistan (2011) davasında Mahkeme, “adaletin teminatı olan ve hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir Devlette temel bir role sahip olan mahkemelerin çalışmalarının kamu güvenine sahip olması gerektiğini” açıklamıştır.

Borg/Malta davasında AİHM, “çelişkili mahkeme kararlarının süreklilik arz etmesinin, halkın yargı sistemine olan güvenini azaltabilecek bir hukuki belirsizlik durumu oluşturabileceğini, oysa bu tür bir güvenin hukukun üstünlüğüne dayalı bir Devletin temel unsurlarından biri olduğunu” belirtmiştir. Burada Mahkeme, kamu güvenini mahkemelerin performansına bağlı ve ölçülebilir bir şey olarak, artabilen ve azalabilen bir şey olarak ve yargı sisteminin hayati bir bileşeni olarak göstermektedir.

Bu örneklerde Mahkeme, kamu güveninin önemini açıkça kendi bağlamında değerlendirmese de, ulusal mahkemelerin meşruiyetini şekillendirmede hayati bir faktör olduğunun altını çizmiştir. Bununla birlikte, mahkemeler ve yargı sistemleri hakkında genel anlamda konuşmaktadır. Dolayısıyla AİHM’in kendisini yargısal meşruiyete ilişkin bu genel çıkarımlardan muaf tutamayacağı açıktır. Dahası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde, kamu güveninin önemi daha da öne çıkmaktadır. Yargıç Walsh’un da belirttiği gibi, Mahkeme’nin halkın güvenini kazanma yeteneği, tüm sistemi birbirine bağlayan ve devletlerin egemenliklerinden ödün verme istekliliğini kolaylaştıran şeydir.

AİHM kendisini bireylerin nihai koruyucusu, devletlerin temel hakları ihlal edebilecek olası hatalı kararlarına karşı son başvuru mercii olarak konumlandırmıştır. Meşruiyetini genellikle ülkeye özgü tarihî, anayasal veya demokratik temellerden alan ulusal mahkemelerin aksine, AİHM’nin meşruiyeti ulusal sınırları aşan tarafsız bir insan hakları yargıcı olarak algılanmasına dayanır.

Dolayısıyla ulusal ve uluslararası kamuoyunda AİHM’e yönelik sürekli bir güven oluşmadığı takdirde, üye devletler de Mahkeme’nin otoritesine şüpheyle yaklaşabilir, bu da Mahkeme’nin etkinliğini ve kararlarına uyma konusundaki kararlılığını azaltabilir. Bu hassas denge, kamuoyu güveni, AİHM’in meşruiyeti ve Avrupa çapında insan hakları standartlarını koruma yeteneği arasındaki ayrılmaz bağlantının altını çizmektedir.

Okunma Sayısı: 1290
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı