"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

ABD ile mevcut ilişkiler

Ahmet Said Aydil
24 Mart 2026, Salı
“Diğer Batılı ülkeler” diye bitirmiştik son yazımızı, ancak yeni yazımızın başlığını “ABD” olarak değiştirdik.

Malum, Ateş çemberi–3 yazımızda goril dediğimiz ABD hayatımızda büyük yer kaplıyor. Böyle olunca bir yazıyı tamamen ona ayırmak kaçınılmaz.

İkinci Dünya savaşı sonrası Avrupa’nın ekonomik ve askerî mimarisi büyük ölçüde ABD eliyle kuruldu. Orta Doğu ve Doğu Asya hakeza. ABD hapşırınca dünyanın hasta olduğu düşünülürse, demokrasi meselesini bu açıdan irdelemek elbette mümkün.

ABD hiçbir zaman demokrasi âşığı bir “iyilik gücü” olmadı. Olsaydı en büyük müttefikleri petrol zengini krallıklar ve apartheid rejimi İsrail olmazdı. Aksine ABD, bazı demokrasileri kendine tehdit olarak görüp müdahalelerde bulunmuştu. 1953’te İran’da Musaddık, 1961’de Kongo’da Lumumba, 1964’te Brezilya’da Goulart ve 1973’te Şili’de Allende örnekleri gibi.

ABD’nin Türkiye’de hiçbir dönemde “demokrasi destekçisi” bir rol üstlendiği söylenemez. Örneğin, 27 Mayıs darbesinde ABD’nin tartışmalı bir rolü olduğu malum. Sözde “NATO çıkarları,” müttefikinin demokrasisinden önemli değildi.

Yıllar sonra, 2. Obama ve Biden yönetimlerinde gerilimli dönemlerde, ABD tarafı “demokrasi” vurgusu yapmış olsa da gerçekte iki ülke arasında çok belirgin kırmızı çizgi anlaşmazlıkları vardı. Arap Baharı sürecinde Türkiye’nin takındığı tavır, IŞİD’le mücadele kapsamında YPG’nin silâhlandırılması, Rus jetinin düşürülmesi sonrası ABD’nin Patriot füzelerini geri çekmesi bunların başında geliyordu.

Trump’ın ilk döneminde yaşanan rahip krizi, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde yaptığı operasyonlar sırasında ABD üslerinin tahliyesi, S-400 meselesi sebebiyle Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması, İran’a yönelik ABD yaptırımlarının Halkbank üzerinden delinmesine ilişkin ABD’de açılan dava ve yaptırımlar…

Daha sonra Biden döneminde Erdoğan’ın telefonlarına çıkılmaması, Ukrayna savaşı sebebiyle Biden’ın Erdoğan’la görüşmek zorunda kalması, Esad’ın düşüşü, İbrahim Kalın’ın 2013’de adını “değerli yalnızlık” koyduğu sürecinin sonu ve bugün 2. Trump yönetiminde “dostum Erdoğan” dönemi.

Biden ve cenahında görülen münafıkça söylemler Trump’ta yok. Trump demokrasi hassasiyeti olan biri değil, ne içeride, ne dışarıda. “Venezuela’nın petrolünü almaya geldik” diyebilecek kadar nobran bir siyasetçi. Ona göre Türkiye “fuzuli” meseleler yüzünden gözden çıkarılabilecek bir ülke değil; önemli bir ortak.

Ancak Trump’ı istisnaî bir figür olarak görmek doğru olmaz. ABD dış politikada daha güvenlikçi ve pazarlıkçı bir döneme girdi. Uluslararası hukuk, liberal demokrasi ve “kurallara dayalı düzen” söylemi bir vitrin işiydi; şimdi vitrin de kaldırılıyor. 

Avrupa da buna uyum sağlama yolunda. Von der Leyen’in “Avrupa eski düzenin koruyuculuğunu yapmayacak” çıkışı bu gidişatın ciddiyetinin gösteren sadece bir örnek.

Özetlersek...

“Amerika’nın düşmanı olmak tehlikeli olabilir, ama Amerika’nın dostu olmak ölümcüldür.” Bu sözlerin Henry Kissinger’a ait olduğu söylenir.

Türkiye hiçbir zaman ABD’nin doğrudan düşmanı olmadı, ama hiçbir zaman çok yakın bir dostu da sayılmadı. NATO üyeliği onu zaman zaman korudu bazen de bağımlılık çerçevesinde zorladı. Savunma sanayiimiz de bu denge üzerinde şekillendi. Hem olumlu, hem olumsuz açılardan.

Irak bu kırılgan ilişkiyi test etmişti, İran ise bugün yeniden test ediyor. 

Irak sonrasında olduğu gibi bölgeye yıllar kaybettirecek yangınlar çıkarılmaya çalışılıyor.

ABD içinde savaş karşıtlarıyla savaş heveslileri mücadele ederken, Türkiye bu savaşa karşı olduğunu dile getirmişti. Yine de gorili kızdırmamak için temkin dili tercih ediliyor.

Okunma Sayısı: 175
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı