Önceki yazı serimizde Türkiye’nin jeopolitik olarak “Batı/Avrupa” bloğundaki yerinden söz etmiştik. Bu yazıda ise bu çerçeveyi somutlaştırarak Türkiye’nin başlıca Batı ülkeleriyle güncel ilişkilerine kısa notlar halinde göz atalım.
Almanya: Berlin son dönemde Türkiye’ye daha pragmatik yaklaşan bir dil kullanıyor. Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul geçtiğimiz günlerde Ankara’daydı ve kendi ek olarak bir “Avrupa dış temsilcisi” olarak gördüğünü ve bu doğrultuda Türkiye’yi “kilit stratejik partner” olarak nitelendirerek güvenlik ve savunma işbirliğinin önemini vurguladı.
Suriye’de Almanya, yeni yönetimin istikrarı ve göç dalgalarının engellenmesi açısından Türkiye’nin rolünü kritik görüyor.
İspanya: Madrid, Türkiye ile savunma sanayii işbirliğinde Avrupa içinde en hızlı hareket eden ülkelerden biri oldu. İspanyol şirketi Navantia tarafından tasarlanan TCG Anadolu projesi bunun erken örneklerinden biri. Son olarak İspanya, TUSAŞ tarafından geliştirilen TAI Hürjet için yaklaşık 2,6 milyar avroluk anlaşmayla 30 adet jet satın aldı.
Geçen sene Başbakan Sánchez Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret ederek ilişkilerin önemini vurguladı; daha sonra Ekrem İmamoğlu’na destek verilen uluslararası bir toplantıda yer alması da dikkat çekti. İspanya Dışişleri Bakanı Albares, Suriye’deki yeni yönetimle temas kurmak üzere bölgeye giden ilk Avrupalı bakanlardan biri oldu.
Fransa: Geçmişte Macron ile Erdoğan arasında Doğu Akdeniz, Afrika ve Suriye gibi başlıklarda sert polemikler yaşansa da son dönemde daha pragmatik bir temas hattı görülüyor. İki lider son aylarda özellikle Ukrayna savaşı, bölgesel krizler ve ikili ilişkiler üzerine görüşmeler gerçekleştirdi.
Ancak Fransa’nın genel yaklaşımı Avrupa savunmasını AB merkezli “stratejik özerklik” modeli etrafında kurmak. Paris, Avrupa güvenlik mimarisinin Ankara’yı tamamen dışlamaması gerektiğini kabul etse de savunma sanayii ve güvenlik projelerinde çoğu zaman kendi liderliğinde bir AB içi işbirliğini önceliyor.
İngiltere: 2025’te Başbakan Starmer’ın Ankara ziyareti sırasında imzalanan anlaşmayla Türkiye, Birleşik Krallık’tan 20 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağı satın aldı. Bu anlaşma Starmer hükümeti tarafından İngiliz savunma sanayisi için çok büyük bir başarı olarak İngiliz kamuoyuna lanse edildi.
Bunun yanında Londra, Suriye konusunda da Ankara ile büyük ölçüde aynı çizgide hareket eden Avrupa aktörlerinden biri olarak görülüyor. Starmer daha önce Türkiye’nin Suriye’de “önemli bir rol oynadığını” vurgulamıştı.
İtalya: 2025’te Roma’da düzenlenen devlet başkanları arası zirvede iki ülke yeni savunma ve ticaret anlaşmaları imzaladı ve ticaret hacmi hedefi 40 milyar dolar olarak güncellendi.
Baykar ile İtalyan savunma devi Leonardo arasında İHA ortaklığı kuruldu. Anlaşma kapsamında İHA üretiminin bir kısmının İtalya’da yapılması ve bu yolla Avrupa’ya satışların daha kolaylaşması planlanıyor.
Bunun yanında Baykar, 2025’te İtalya’nın köklü havacılık şirketlerinden Piaggio Aerospace’i satın alarak Avrupa’da üretim ve teknoloji için önemli bir üs elde etti.
Özellikle 2019–2021 arasındaki gerilimi dönemine kıyasla Avrupa başkentlerinin Türkiye’ye yaklaşımında belirgin bir değişim görülmekte. Malum olduğu üzere uzun zamandır süren demokrasi ve iç siyaset merkezli eleştirel söylem daha çok AB diplomatlarının raporlarında kalmış; liderlik seviyesinde ise güvenlik, savunma sanayii, göç yönetimi ve bölgesel krizler gibi alanlar ilişkilerin merkezi haline gelmiş durumda.
Bu dönüşümün arka planı ve diğer batı ülkeleriyle ilişkilerin seyri bir sonraki yazıya…