"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dil, dinde nazariyata delildir

Ali ATAÇ
18 Nisan 2021, Pazar
“Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır.” (Âl-i İmrân 3/19) “İslâm Fıtrat Dinidir’’. (Diyanet Haber 05.02.2020).

Diyanet Tv’de 05.02.2020 günü yayınlanmış olan Diyanet haberde: “İslâm fıtrat dinidir’’ diyor ve aynı haberin devamında ise …”Peygamberimiz (asm), “Her doğan çocuk, İslâm fıtratı üzere (temiz ve günahsız olarak) doğar. Daha sonra anne babası onu (inançlarına göre) ya Hıristiyan, ya Yahudi ya da Mecusi… yapar” (Buhârî, Cenâiz, 92) denilmektedir. 10.02.2020 günkü Diyanet TV. de Prof. Dr. Huriye Martı ile Hadisler ve Ailemiz tarafından yayınlanan programın 22. bölümünde ise; “Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi, Hıristiyan veya Mecusi yapar.” (Hadis-i Şerif, Buhari) şeklinde geçmektedir.

(Aynı konuyla alâkalı aradan yalnız beş gün geçtiği halde; Diyanet gibi kamuoyunda ciddî ve saygın bir yere sahip bir kurumun aynı haberi eksik ve farklı şekilde vermesi ister istemez insanların akıllarına başka şeyleri çağrıştırabilir. Lütfen kurum ilgilileri söz konusu eksik ya da yanlış düzeltilmesi cihetine gidilerek ve kamuoyu ile paylaşılmasını bekliyoruz.)

Zahiri şeriata göre; insanın diliyle telâffuz etmiş olduğu veya sarf ettiği söz niyetin beyanıdır ve delil kabul edilir. Yoksa kimin kalbinden ve kimin içinden ne geçtiğini Allah’tan başka kimse bilemez ve buna göre de niyet okunamaz, okunsa da akla ve mantığa da sığmaz. 

Meşhurdur halk arasında bir söz var: “Hocanın fikri ne ise zikri de odur’’ Bu da peşin hüküm çağrıştırır.

Madem ki İslâmiyet fıtrat dinidir ve madem …‘’Peygamberimiz (asm), “Her doğan çocuk, İslâm fıtratı üzere (temiz ve günahsız olarak) doğar. Öyle ise; Peygamber Efendimizin (asm) hadis-i şerifinin deliliyle ve fıtratın diliyle ve Cenab-ı Hakk’ın (cc) emriyle “İslâm fıtratı üzeri temiz ve günahsız olarak doğan hiçbir çocuğun fıtratına uygun olmayan ve dinen de ‘’mukaddes (kutsal)’’ sayılmayan ‘’mukadder (yani kader tarafından takdir edilmiş olan) yani isim ve ünvanla anılan kavramlar üzerine insanlar ve bilhassa gencecik çocuklar yemin ettirme ve başka bir deyişle ant içirmeye teşvik edilmemelidir. Her insanın kendine göre bir ırkı ve milliyeti olabilir. Fakat bunlar kimsenin kendi takdiriyle tayin edilmiş değildir. Ama milliyetten ve siyasetten herkes kendi arzu ve isteğine göre bir ülküyü ve bir ilkeyi veya ideali olarak benimseyebilir. Kimse de zaten buna pek itiraz etmiyor.

Okunma Sayısı: 630
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı