"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tatil dönüşü

Davut ŞAHİN
12 Eylül 2019, Perşembe
Tatil bitti… Okullar açıldı. Tatile çıkanlar kimi köyünü tercih etti, kimi de şehrin gürültüsünden kaçarak, deniz kıyısında çadır kurmayı...

Kuşku yok ki, Anadolu insanı Ege Bölgesi’nin kavurucu sıcaklarını ve denizi sevmiyor.  Artık atalarının köyünü ve yaylalarını tercih ederek aslında bir bakıma doğru bir seçeneğin altına imza atmış oluyor. 

Zira artık kıyı bölgeleri dolup taşmakla birlikte plajlar pislik içinde. Çünkü altyapı eksikliği had safhada... Tatil bölgelerini seçenlerin çoğu kimi rezervasyondan şikâyetçi, kimi de fahiş fiyattan... Yılda bir kez olsun dinlenmeye tatil yapmaya gelen turistleri, gözü dönmüş hırslı bazı esnaf geçinen çakallar (dürüst esnaf sözümüzün dışında) ne yazık ki insanları soyup soğana çeviriyor.

Hal böyle olunca artık buralara gidip bile bile kazık yemektense, atalarının toprağını tercih edip, o bölgelere doğru tatil yapanlar çoğaldı. 

*

Köy hayatına uzun zaman gidemeyen kuşaklar, atalarının topraklarını keşfederek bir bakıma dedelerinden kaldığı topraklara tekrar sahiplenme duygusuyla köy hayatına geri dönüş yapıyor... Yılda bir kez olsun, dedelerinden kalma yapıların yıkılan damlarını onarıyor, evin içini restore ediyor veyahut evi tamamen yıkıp yenisini yapanlara rastlıyoruz.

Ancak uzun zamandır baba ocağına gidemeyip, topraklarına sahiplenme duygusunu ihmal edenler bir problemle karşı karşıya kalıyor.

Atasından, dedesinden, babasından kalan toprakları ikinci veya üçüncü derecede akrabalar sahiplenerek, uzun zaman gurbette para kazanan ve tekrar baba ocağına geri dönenleri kabul etmiyor. Soluğu mahkeme kapılarında alanlar var.

En son konuştuğum bir köylü, dayılarının topraklarını nasıl sahiplendiğini daha doğrusu gasp ettiğini ve tapu kadastro sırasında bütün toprakları “ben”lendiğini dertlenerek anlatıyor.

Bu konuda tapu kadastro çalışması yapanlar o topraklarda yaşayan insanlara danışarak bölge haritası çıkarıyor. Ancak köylülerin kendi aralarında yıllara dayanan husûmetini hesap edemiyor ve seneler sürecek olan toprak anlaşmazlığına bilmeden de olsa imza atıyor...

Peki, o toprakların sahibi olmadığı halde yemin eden o köyün yerlileri ne oluyor? Ahir ömründe yalan yere yemin ederek ebedî hayatını karartmış olmuyor mu?

Hak haktır, büyüğü-küçüğü olmaz!

*

Biz Ilgaz’da (kayn)ana ocağında istirahat etme fırsatı bulduk. Sağolsun Gökçeyazı sakinleri kocaman yüreklerini açarak misafir ağırlamasını iyi biliyor.

Bölge insanı geleneklerine sımsıkı bağlı olduğu gibi, dinine de bağlı…

Özellikle büyük şehirlerde (metropol) kurdukları derneklerle bu gelenekleri yaşatma gayretine girmeleri kayda değer.

Yaren geceleri bunlardan biri.

Geçmiş yılların birinde “yaren gecesi”ne dâvetliydik. Ben “yaren gecesi” diyorum, ama onlar bölgesel bir dille “ferfene” diyor.

“Ağam, paşam” dediklerine bakmayın, yaren gecesinde bir ton sopa yemek işten bile değil. Sert Anadolu oyunları bir anlamda gençlerin gücünü sınadıkları bir alan… Özellikle grup halinde oynanan ve arkadan kimin vurduğu belli olmayan “Vızz” oyunu... Üçlü oynanan “bere kapma,” sonra ayak topuğuna vurulan “usta ve çırak” diyalogları… Dahası, güya fakirlere dağıtılan “hak” oyunu… Cömertçe verdiğiniz rakamlar, dönüp size “değnek” olarak iade ediliyor.

Yaren geceleri hem zekâ oyunu, hem güç gösterisi, hem de “eğlencelik.” Televizyonun olmadığı dönemlerde, sadece insan zekâsını arttırmıyor, aynı zamanda “kültür”ünü geliştiriyor. 

Yaren geceleri, insan kaynaşmasının yanı sıra dayanışmayı da hatırlatır. Hatta, sadece köylerde kış mevsimi boyunca köy odalarında toplanan gençler, çeşitli oyunlarla birçok yöresel oyunlar oynar ve eğlence yapar. Gece, yöresel yemeklerle verilen ziyafetle sona erer. Zamanla bu kural değişmiş. Kışın yapılan yaren geceleri, köylülerin yılda bir kez buluştukları yaz mevsimine taşınır olmuş.

Gözlerimiz bu yıl gençlerin organize ettiği “yaren” gecelerini aradı diyebilirim.

*

Ne diyorduk; tatil bitti.

Hoş bulduk İstanbul, hoş geldin karmaşa!

Okunma Sayısı: 591
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı