Adalet Bakanı Akın Gürlek, okulları hedef göstererek saldırı yapılacağı yönünde paylaşımlarla kamuoyunda tedirginlik oluşturan hesapların belirlendiğini, 54 okulu hedef gösteren 67 kullanıcının gözaltına alındığını bildirdi.
NSosyal hesabından açıklama yapan Gürlek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırılarına ilişkin olarak Kahramanmaraş ve Siverek Cumhuriyet Başsavcılıklarınca soruşturmaların çok yönlü şekilde sürdürüldüğünü belirtti.
Bakan Gürlek, açıklamasında şunları kaydetti:
"Yayın yasağına rağmen olaya ait görüntüleri paylaşan, halk arasında korku, kaygı ve panik oluşturabilecek içerikler yayan, resmi açıklamaları itibarsızlaştırmaya yönelik yanıltıcı bilgiyi alenen dolaşıma sokan, suçu ve suçluyu övüp suç işlemeye teşvik eden çok sayıda hesap tespit edilmiştir. Bu kapsamda 55 cumhuriyet başsavcılığımızca 130 hesap sahibi hakkında soruşturma başlatılmış, 95 kişi gözaltına alınmıştır. 35 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmekte olup 1104 sosyal medya hesabına da erişim engeli getirilmiştir. Ayrıca, okulları hedef göstererek saldırı yapılacağı yönünde paylaşımlarla kamuoyunda tedirginlik oluşturan hesaplar belirlenmiş, bu çerçevede 54 okulu hedef gösteren 67 kullanıcı gözaltına alınmış olup haklarında adli işlemler devam etmektedir."
Ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, çocukları şiddete yönlendirebilecek dijital içerik ve platformlara yönelik tespit ve tedbirlerin alınması amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığına da talimat verildiğini aktaran Gürlek, sürecin 81 ilde 171 cumhuriyet başsavcılığınca takip edildiğini, çalışmaların İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile koordinasyon içinde yürütüldüğünü ifade etti.
Kahramanmaraş'ta failin bilgisayarından saldırıya ilişkin belge içeriği çıktı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde okula silahlı saldırı düzenleyen failin bilgisayarında "yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine" dair belge içeriğine ulaşıldı.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, olaya ilişkin soruşturmayı yürütmek üzere 3 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ve 10 Cumhuriyet Savcısının görevlendirildiği ifade edilerek, otopsi işlemlerinin tamamlanarak cenazelerin definlerinin yapılması için ailelere teslim edildiği belirtildi.
Olay yerinde saldırgan tarafından kullanılan 5 tabancaya el konulduğu, yapılan kriminal incelemede tabancaların failin babası olan polis başmüfettişi Uğur Mersinli adına ruhsatlı olduğu, bunun üzerine babanın gözaltına alınıp ifadesinin ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilerek tutuklandığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Olayı gerçekleştiren failin yapılan ev aramasında, kişisel bilgisayarı ve cep telefonu gibi dijital materyallerine el konulmuş ve dijital materyallerde gerçekleştirilen incelemelerde failin bilgisayarında yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine dair 11 Nisan 2026 tarihli belge içeriğine ulaşılmıştır. Mevcut deliller itibarıyla eyleme ilişkin herhangi bir terör bağlantısı tespit edilememiş olup eylemin failin bireysel olarak gerçekleştirdiği bir eylem olduğu ön kanaatine varılmıştır."
Olaya ilişkin daha önce alınan yayın yasağı kararına rağmen provokatif paylaşım yapan hesaplara yönelik adli işlemlerin başlatıldığı kaydedilen açıklamada, "Soruşturma, çocuklarımızı bazı olumsuz eylemlere yönlendirmeye çalışan dijital platformlarda incelenmek üzere tüm yönleriyle derinleştirilerek sürmektedir. Bu aşamada yürütülen soruşturmaya yönelik resmi ve yetkili makamlarca gerçekleştirilen açıklamalar dışındaki paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Olayla ilgili soruşturma tüm boyutları ve titizlikle yürütülmektedir." ifadeleri kullanıldı.
Saldırıda “Elliot Rodger” detayı
Öte yandan Emniyet Genel Müdürlüğü, İsa Aras Mersinli'nin babası Uğur Mersinli'nin tutuklandığını bildirdi.
Soruşturma kapsamında yapılan ilk incelemelerde, şahsın WhatsApp profilinde 2014 yılında ABD'de saldırı gerçekleştiren Elliot Rodger'e atıfta bulunan bir görsel kullandığının tespit edildiği belirtildi.
Saldırganın babası, oğluna poligonda atış yaptırmış
Saldırganın babası polis başmüfettişi Uğur Mersinli'nin Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hakimliği'ndeki ifadesine ulaşıldı.
Baba Mersinli, oğlunun olayda kullandığı silahlar ve mermilerin kendisine ait olduğunu söyledi.
Kendisine ait taşıma ruhsatlı 7 silah ve 2 av tüfeğinin bulunduğunu anlatan Mersinli, "Silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindeydi. İsa Aras, sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş. İsa Aras, çok iyi bir internet kullanıcısıydı. VPN kullanır ve ana dili gibi İngilizce konuşurdu. Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı." dedi.
Çocuğunu, stresli durumu nedeniyle daha önce emniyetteki psikoloğa götürdüğü beyanında bulunan Mersinli, şöyle devam etti:
"Oğlumu emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler. Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı."
Mersinli, olay günü evde yaşananları anlatarak, şunları kaydetti:
"İsa'yı sabah kaldırdım ama yemeğini yedikten sonra geri yattı, okula gitmedi. Okula niye gitmiyorsun sınav dönemi dedim. Bana gülerek, cevap vermedi. Annesi geldi, annesine de bağırdı, bizde baş edemeyince 'gitmiyorsan gitme' dedik. İsa Aras evde kaldı. Daha sonra kasaba gitmek amacıyla evden çıktım. Kasaptan dönerken kavşakta siren seslerini duydum. Bir gazeteci arkadaşı aradım, 'bana siren sesleri normal gelmedi.' Gazeteci bana Ayser Çalık'ta bir olay olduğunu ancak kendisinin de bilmediğini, olay yerine gittiğini söyledi. Gazeteci arkadaşla konuştuktan sonra evimin önüne gittim eve çıktım malzemeleri bıraktım. Eşim bana İsa'nın arkadaşının kitabını unuttuğunu ve İsa'nın bu kitabı arkadaşına teslim etmek için okula gittiğini söyledi. Eşim bana İsa Aras'ın sadece çantasını alarak çıktığını söyledi. Okulun önüne vardığımda ana baba günüydü. Kendimi zar zor içeriye attım olayın ne olduğunu sorduğumda daha önceden tanıştığım polis arkadaşlar oğlumun yaralı olduğunu söylediler. Ben olay yerine oğlumun mağdur olduğu düşüncesiyle gittim. Daha sonra olay yerinde bulunan 2 tane rütbeli arkadaş beni emniyete götürdüler. Ben emniyet müdürlüğündeyken olayın aslını, vefat eden çocukların olduğunu ve oğlumun vefat ettiğini öğrenmiş oldum."
"Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm"
Baba Mersinli, oğlu İsa Aras'ın bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce kullandığını, kendisinin İngilizce bilmemesi nedeniyle sanal ortamda nelerle meşgul olduğunu takip edemediğini anlattı.
Oğlunun sık sık savaş oyunu oynadığını ifade eden Mersinli, kendisine ne yaptığını sorduğunda ise "Öf ya" tarzında cevap aldığını ve İsa Aras'ın kendisini geçiştirdiğini savundu.
Oğlunun daha önceden silahlara merakının bulunmadığını ancak yaklaşık 1 ay öncesinde kendisine "arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağını sorduğunu" kaydeden Mersinli, ifadesinde şunları söyledi:
"Yaklaşık 1 ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifonyere bırakmıştım. Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara merakı olduğunu fark ettiğim için ben kendisine silah kültürümüzden bahsettim. Silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine emekli olduğumda silahlardan bir tanesini kendisine bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım, oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. İleride sicili temiz olursa ve iyi bir okul okursa 'sana da silah alabiliriz' diyerek, kendisine umut sattım ancak bunun üzerine oğlum bana, 'Amerika'da herkes silah alabiliyor.' dedi. Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini, taşıyabileceğini söyledim. Oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini benim de kendisine silah ile ateş ettirebileceğimi söyledi. Bu konuşma geçtiğimiz hafta perşembe ya da cuma gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi kendisini de götürebileceğimi söyledim.
Bu hafta pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silah ile atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim. Silahın rastgele kullanılmayacağını hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa'ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış, benim evimdeki silahlar, mermiler, şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz, silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının 3 düğmesi vardır söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır."
Telefon ve bilgisayar şifrelerini ailesinden gizlemiş
Baba Mersinli, oğlunun sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla meşgul olduğunu, zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istediğini ancak oğlunun kendisine şifreleri vermediğini öne sürerek, "Oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisinin ne konuştuğunu anlamazdım. Oğlum interaktif oyunlar oynardı, odasına girdiğinde ise her şeyi kapatır bize bir şey göstermek istemezdi. Biz de bu nedenle bu zamana kadar herhangi bir olumsuz durumunu tespit edemedik." ifadelerini kullandı.
Baba Mersinli, olay günü ve olaydan önce bir tartışmaları olmadığını, oğlunun dakikası dakikasını tutmadığını, duygu durumunun sürekli değişkenlik gösterdiğini de anlattı.
Daha önce oğlunun rehber öğretmeniyle görüştüklerini ve sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilediğini belirten Mersinli, "Fakat oğlumun öğretmenlerine veya öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyatta bulunduğunu fark etmedim. Oğlumun arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa, toplam 8 senede 3 yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi bir kısmı deprem dönemine denk geldi." beyanında bulundu.
Şanlıurfa'da gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki bir okula gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı ise 20'ye yükseldi.
Şanlıurfa Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 14 Nisan'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin adli ve idari soruşturmaların sürdüğü belirtildi.Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için titizlikle yürütülen çalışmaların bütün kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde gerçekleştirildiği anlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Söz konusu olayla ilgili olarak 20 kişi gözaltına alınmış olup adli işlemleri devam etmektedir. Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır. Başlatılan idari soruşturma kapsamında görevlendirilen bakanlık müfettişleri çalışmalarını sürdürmektedir. İl merkezinde bulunan hastanelerde tedavileri devam etmekte olan 9 kişiden 8'inin sağlık durumları iyidir. Bir öğrencimizin ise hayati tehlikesi bulunmakla birlikte sürekli iyileşme göstermektedir.”
Okul saldırılarına ilişkin yanıltıcı paylaşımlarda bulunan 127 kişi gözaltına alındı
Emniyet Genel Müdürlüğü, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarına ilişkin, halkı yanıltıcı nitelikte paylaşımlar yapan, tehdit ve eylem çağrısında bulunan 127 kişinin gözaltına alındığını, 1115 internet adresine erişim engeli getirildiğini bildirdi.
Emniyet Genel Müdürlüğünün (EGM) NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde meydana gelen okul saldırıları neticesinde yürütülen faaliyetler kapsamında, 1115 internet adresine erişim engeli getirilmiştir. Halkı yanıltıcı nitelikte paylaşımlar yapan, tehdit ve eylem çağrısında bulunan 174 şahıs tespit edilmiş, 127 şahıs yakalanmıştır. Şüpheliler hakkında adli işlemler devam etmektedir. Provokatif nitelik taşıyan, halkı yanıltmaya ve milletimizin huzurunu bozmayı hedef alan paylaşımlara ve faaliyetlere yönelik çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir."
AA