"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İslamî cemaatlerin ittifakı nasıl olmalıdır?

Sami CEBECİ
07 Ocak 2024, Pazar
Konya meşveret heyetinin dâveti üzerine 30 Aralık 2023 tarihinde hızlı trene bindiğim zaman, pencere kenarında genç bir adam oturuyordu. Hayırlı yolculuklar dileyerek yanına oturdum. Türk Telekom basketbol takımının antrönörü olduğunu söyleyen bu arkadaş ile aralıklarla Konya’ya kadar sohbet ettik. Toplumun genelinde olduğu gibi, namaz hususunda o da çok zayıftı. Bunun üzerine devam ettiğimiz sohbet sonunda, çantamda bulunan “Hayatı Anlamak” kitabını hediye ettim. Çok memnun olduğunu söyledi ve tekrar görüşmek dilekleriyle Konya’da onunla vedalaştık.

Konya ili Nur Talebeleri tıpkı İzmit ilinde olduğu gibi, düzenli işleyen meşveret heyeti ve hizmet komisyonları ile çok aktif bir çalışma içindeydiler. 2014 yılında temelini birlikte attığımız Bediüzzaman Kültür Merkezi, muhteşem bir bina olarak görünüyordu. Cumartesi akşamı dersinde, iki yüz metrekareye yakın salon doluydu ve Zoom programı üzerinden hem alt kattaki bayanlar okunan dersi dinliyorlarmış hem de evlerinden bile dinleyenler varmış. Yani üç yüze yakın insanın katıldığı bir ders gerçekten verimli olmuştu. Katılanların ihlâsı, okunan dersi de feyizli hale getirmişti.

Ülkemizde, Allah’ın dinine hizmet için bütün güçleriyle çalışan çeşitli isimlerde İslâmî cemaat ve tarikatlar vardır. Bunların birbirlerinden farklı metotlarla İslâm dinine hizmet etmeleri her türlü takdirin üzerinde ve alkışlanmayı hak eden çalışmalardı. Aynı maksada hizmet eden bu cemaatlerin, birbirleriyle rekabet edecek bir durumları yoktu ve olmamalıydı. Din hizmetlerinde rekabet edenler olursa, bu ibadette riya anlamına gelirdi. İslâmî hizmet cemaatleri birbirinin rakibi değil, tam tersine birbirlerinin refiki ve yol arkadaşları idi. Bu bakımdan, her hizmet cemaati diğer grupların hizmetlerine taraftar ve duacı olmak icap ederdi. Zira, ihlâs ile hizmet etmek bunu gerektiriyordu.

Dış görünüşe bakılırsa, İslâmî hizmet cemaatleri parça parça olmuş gibi görünüyor. Halbuki, mesele göründüğü gibi değildir. Asıl durum ise, Bediüzzaman Hazretlerinin ifade ettiği gibi “Hakka hizmet büyük ve ağır bir defineyi taşımak gibidir. Ne kadar kuvvetli omuzlar altına girse, kıskanmak değil bilakis memnun olmak gerekir.” Bundan dolayı cemaatler, kendi aralarında fıtrî bir iş bölümü yapmış gibidirler. Bir elin parmakları ayrı ayrı görünse de, aynı el ve kola bağlıdırlar. Bir ordunun karacı, havacı ve denizcisi ayrı gibi görünseler de, hakikatte karadan, havadan ve denizden gelebilecek düşman ordularını püskürtmek için vazife taksimi yaptıkları gibi, İslâmî cemaat ve tarikatların durumu da aynen öyledir.

İslâmî hizmet cemaatlerinin ittifakı şarttır. Fakat bu ittifak, dünyevi teşkilatlarda olduğu gibi, bir konfederasyon altında ittifak etmek gibi değildir. Yine Bediüzzaman’ın ifade ettiği gibi “Dinî cemaatler maksatta ittifak etmelidirler. Mesalikte (mesleklerde) ve meşreplerde ittihat mümkün olmadığı gibi, caiz de değildir. Zira, taklit yolunu açar ve ‘Neme lâzım, başkası düşünsün.’ sözünü söylettirir.” (Hutbe-i Şâmiye s. 247)

Bahsi geçen hakikatlerden anlaşılıyor ki, İslâmî cemaat ve tarikatlar asıl maksatları olan “İ’lâyı Kelimetullah” denilen Allah’ın adını yüceltmek ve İslâm dinini yaymak ve yaşatmak maksadında ittifak etmeli ve birbirlerini olduğu gibi kabul etmeli, diğerlerinin hizmetlerine duacı ve taraftar olmalı ve birbirlerinin aleyhinde ihtilâf etmemek şeklinde ittifak etmelidirler.

Böylece, kalplerde ve gönüllerde samimi bir ittifak ve ittihat kurulmuş olur. Dersimiz bu minval üzere sürüp gitti. Pazar sabahı cemaat ve talebelerin de katılımıyla üç saate yakın süren sorulu cevaplı bir sohbetten sonra, Üçler Mezarlığına gidip Abdülmecit Nursi Ağabey başta olarak, Mustafa Türkmenoğlu, Halil Uslu ve Bilal Danyal kardeşlerin kabirlerini ziyaret edip Yasin ve Fatihalar okuduk ve vedalaşarak Konya’dan ayrıldık.

Ankara’ya dönüş yolunda bu sefer yol arkadaşım harp okulunda okuyan çok genç bir kardeş idi. Bir hayli sohbetin sonunda, ona da çantamda bulunan “Düşünce Ufku” kitabını imzalayıp hediye ettim. Cenab-ı Hak, iki gün içinde çok güzel hizmetlere vesile etmişti ve bundan dolayı Allah’a ne kadar şükretsek yine de azdı, elhamdülillah.

Okunma Sayısı: 1771
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Arif

    7.1.2024 18:20:51

    Muhterem ağabey , Rahmetli Ramazan ağabeyimizin Size ve Ali Vapurlu ağabeye hususi muhabbeti olduğunu kendisinden duymuştum.Online derslerinizin müdavimiydi. Kabrini ziyaret etmiş olsaydınız güzel olurdu diye düşünüyorum. Konya yeni Asya okurları deyince Ramazan ağabeyin gazete ve cemaatine bağlılığı unutulmaz inşallah. Makamı âli, mekanı cennet olsun.

  • Asım

    7.1.2024 07:04:58

    Sami abi şu andaki görüntü cemaat lerin çoğu din'e hizmet konusunda değil de tamamen dünyevileşme konusunda ittifak etmiş durumdalar ve adeta bir birleriyle yarış etmektedirler bu yüzden de Türkiye nin hali ortada hem manen hem maddeten 21 yıldır geriye gitmektedir malesef Yeni Asya cemaat i dışındaki cemaat ler düzene ayak uydurmuşlar makam mevki derdine düşmüşlerdir yazık üç günlük dünya hayatı için değermi.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı