"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Radyodan sosyal medyaya mesaj

Süleyman SOLAK
07 Mart 2026, Cumartesi
Bediüzzaman Said Nursî, yaşadığı dönemde ortaya çıkan radyoyu sıradan bir teknik yenilik olarak değil, iman hizmeti açısından büyük bir nimet olarak değerlendirmiştir. Ona göre bir nimetin kıymeti, yalnızca varlığıyla değil, hangi istikamette kullanıldığıyla ölçülür.

Bu yaklaşımını Emirdağ Lâhikası’nda şu ifadeyle ortaya koyar: “Radyo büyük bir nimet iken, maslahat-ı beşeriyeye sarf edilmek ile bir manevî şükrü iktiza ettiği halde, beşte dördü hevesata, lüzumsuz malâyanî şeylere sarf edildiğinde; tenbelliğe, radyo dinlemekle heveslenmeye sevk edip sa’yin şevkini kırıyor. Vazife-i hakikiyesini bırakıyor.” 1

Bugün radyo yerini büyük ölçüde sosyal medyaya bırakmıştır. Ancak değişen yalnızca araçtır; ölçü değişmemiştir. Sosyal medya, milyonlara aynı anda hitap edebilen modern bir kürsü hâline gelmiştir. 

Risale-i Nur’da bu ölçü genel bir prensip hâline getirilir: Her bir nimet, şükür ister. Şükrü ise, o nimeti maksad-ı hakikîsinde sarf etmektir.

Bu noktada yaşanmış bazı hatıralar, sosyal medyanın doğru niyetle kullanıldığında nasıl bir hayra vesile olabileceğini açıkça göstermektedir: Okulda beraber çalıştığımız bir öğretmen arkadaşım, bir gün yanıma gelip sosyal medyada (watsapp durumlarında) paylaştığım Yeni Asya gazetesinde her gün yayınlanan Nurdan Katreler bölümünü bir kitap zannederek benden istemişti. Ben de kendisine onun müstakil bir kitap olmadığını Risale-i Nur’dan bölümler olduğunu belirtip, “Küçük Sözler” adlı eseri hediye etmiştim. Bir watsap durumu hem Risale-i Nur’u, hem de gazetemizi anlatmam noktasında zemin olmuştu. Ne yazık ki bu kıymetli öğretmen arkadaşım, ailesiyle birlikte depremde vefat etti. Geride kalan bu küçük hatıra, bir paylaşımın nasıl bir hayra vesile olabildiğini göstermektedir. İnşaallah Küçük Sözler imanlarının kurtulmasına vesile olmuştur.

Bir başka hatıra ise sosyal medyada paylaşılan kısa bir hadis üzerinden yaşanmıştır. Bu paylaşımdan etkilenen bir arkadaşım, uzun süredir küs olduğu bir kişiyle barışmaya karar verdiğini ifade etmiştir. Birkaç satırlık bir paylaşım, kırılmış kalplerin tamirine vesile olmuş; zamanın diliyle yapılan bir tebliğin somut bir neticesi ortaya çıkmıştır. Bu tür örnekler, Bediüzzaman’ın radyo için ortaya koyduğu ölçünün bugün sosyal medya için ne kadar isabetli olduğunu göstermektedir. Araç değişmiş, fakat nimetin şükürle kullanılması gerektiği hakikati değişmemiştir. 

Normal zaman ve mekanlarda ulaşamayacağımız insanlara sosyal medya üzerinden kolayca tebliğ vazifemizi yapabiliriz. Hem de “Acaba ne der?” endişesi taşımadan. Yalnız bu paylaşımları yaparken normal yaşantımızın da o paylaşımda yazan hakikatlere uygun olmasına dikkat etmeliyiz.Eğer dikkat etmezsek   paylaşımlarımızın tesiri istenilen düzeyde  olmaz.

Sonuç olarak; radyo Kur’ân sesiyle şükre dönüşür. Sosyal medya da hakikatin, edebin ve imanın sesi olduğunda aynı şükür vazifesini yerine getirir.  araç değil, niyettir. 

1- Emirdağ Lâhikası 2 , s. 431.

Okunma Sayısı: 204
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı