"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Ümmetim ahireti nasıl kazanacak?”

Mehtap Yıldırım Yükselten
07 Mart 2026, Cumartesi
Peygamber Efendimiz (asm) bir gün, ümmetinin ömrünün kısa olması hususunda dertlenmiş.

“Ya Rabbi, benim ümmetimin ömrü neden bu kadar kısadır? Diğer peygamberlerin ümmetlerinin ömrü uzundur. Benim ümmetim bu kısa zamanda ahireti kazanmaya nasıl güç yetirecek?” mealinde düşünceler içerisinde Rabbine iltica etmiş. Cenab-ı Hak, kâinatı onun için yarattığı sevgili Peygamberimizi (asm) hiç mahzun bırakır mı? Onun ümmetine, diğer ümmetlerin sevaplarını geçebilecekleri fırsatlar vereceğini bildirmiştir. Bunlar öyle altın fırsatlar ki, diğer ümmetlere verilmemiştir. Bir sevaba bin, bir güne bir ömür gibi eşsiz fırsatlardır. Bizim ömrümüz görünürde azdır ama, içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan gibi, kıymetli zamanlar ve mübarek geceler, bire bin kazandıran, ömrümüzü değerli kılan günler Rabbimizin ihsanıyla, keremiyle bize verilmiştir. Ramazan ayının bu fırsatını iyi değerlendirmek 80 yıl ibadet sevabını kazandıran kârlı bir yatırım demektir. Bu kıymetli zamanlar, bizim kısa zannettiğimiz ömrümüzü bu şekilde uzatmaktadır. 

Allah’ın rahmetinin coştuğu, af isteyeni affettiği, hesapsız sevaplar verdiği bu çok özel günlerin fırsatlarından mahrum kalmamak, kısa ömrümüzü uzatmak için şimdi gayret zamanıdır. Bu kıymetli zamanları boş geçirmek, bize verilen çok değerli bir hazinenin içinde olup da hiç istifade etmemek gibidir. Kullanılmayan bir servetin bize faydası olabilir mi? Ramazan’ın her günü, her saati, her dakikası ayrı bir kazanç kapısıdır. Gündüzü sabırla, şükürle, nefsi terbiye ile, gecesi dua, istiğfar ve Kur’ân ile adeta dakikalar genişler, sevaplar katlanır, zaman bereketlenir. 

Günler akıp giderken, Ramazan ayının da yarısını geride bıraktır. Ömrümüzü bereketli kılmak ve ahiretimizi kazanmak için fırsat günleri azalıyor. Bir yolcunun menzile yaklaşırken adımlarını sıklaştırması gibi, biz de gayretimizi artırmalıyız. Daha çok dua, daha çok istiğfar, daha çok Kur’ân, daha çok namaz ile kalan günleri ihya etmeye bakmalıyız. Belki eksiklerimiz oldu, belki gafletle geçen saatlerimiz bulundu. Fakat rahmet kapısı hâlâ açık. Samimi bir tövbe, içten bir yönelişle boş geçirdiğimizi düşündüğümüz vakitleri telafi edebiliriz. Rabbimizin lütfu geniştir, az amele çok sevap vermek O’nun keremindendir. Cenab-ı Hak bu mübarek günleri, bizim ve âlem-i İslâm’ın kurtuluşuna vesile kılsın.

Okunma Sayısı: 202
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı