Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 20 Ocak 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Şaban DÖĞEN

“Ölülerden ses gelmez”



Öldüğünüzü farzedin. Hayat emareleri kalmamış. Hz. İsa (as) gibi birisi gelse sizi yeniden hayata döndürse ne kadar sevinirsiniz.

Yaşarken hareket eden ölü gibi olmak da var. Üstadın, “Ey mezar-ı müteharrik olan bedbahtlar! Gelen neslin kapısının önünde durmayınız. Mezar sizi bekliyor!” hitabı da böyle hareket eden ölüleri anlatmıyor mu?

Allah’ı, Peygamberi, ahireti, kısacası, dini, imanı tanımadan, Yaratıcının mesajlarına kulak vermeden yaşamanın acaba robot gibi hareket eden ölü olmaktan bir farkı var mı?

Hemen belirtelim ki İslâmın hakikatleri hayat veren hakikatlerdir. Meselâ bir âyette açıkça Kur’ân’dan söz edilirken, “kalblere hayat veren Kur’ân”1 tabiri kullanılır. Enfal Sûresinin 24. âyetinde de Peygamberimizin (asm) bizi dâvet ettiği hakikatlerin din ve dünyamıza hayat veren hakikatler olduğuna dikkat çekilmiştir.

İşte İslâmın hakikatleriyle cehalet karanlığından, manevî ölülükten kurtulan Sahabe gerçek hayatı, gerçek diriliği Resûlullah sayesinde hissetmişlerdi.

Yine küfrün karanlığı Kur’ân’da ateşten bir çukur olarak nitelendirilir ve Cenâb-ı Hakkın bu çukura düşmekten kurtardığı bildirilir: “Allah’ın dinine ve Kur’ân’a hep birlikte sım sıkı sarılın; ayrılığa düşüp dağılmayın. Bir de, Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın ki, siz birbirinize düşman iken, O sizin kalblerinizi kaynaştırdı da, Onun nimeti sayesinde kardeş oluverdiniz. Siz ateşten bir çukurun kenarındaydınız; Allah sizi oraya düşmekten kurtardı. Herkes Onun huzuruna döndürülecektir.”2

Sadi, Sevgililer Sevgilisi Kâinat'ın Efendisi Allah Resûlüne gönül verememeyi, onun Sünnetini baştâcı edinememeyi, sevgisiyle yanıp kavrulamamayı ölülük olarak niteler. Der ki: “Bir kimse benden O’nun vasfını sorsa, gönlünü kaptıran kişi, bir nişanı olmayan sevgiliden nasıl bahseder?! Aşıklar, Sevgilinin yolunda can verenlerdir. Ölülerden ses gelmez ki!”3

Onun yoluna nasıl can baş koyulması gerektiğini şöyle anlatır: “Gönül erlerinden biri yakasının içine yumulup murakabeye varmış, manevî âlemleri keşif denizlerine dalmıştı. Kendine geldiği zaman arkadaşlarından biri lâtife etti: ‘Bulunduğun bahçeden bize kerâmet hediyesi olarak ne getirdin?’ Gönül eri cevap verdi: ‘Gönlüme koymuştum ki gül fidanına vardığım zaman, dostlara sunmak için bir etek dolusu gül toplayayım. Ulaşınca gülün kokusu beni öyle sarhoş etti ki, eteğim elimden gitti!’”4

Dipnotlar:

1- Şûrâ Sûresi: 52.

2- Âl-i İmran Sûresi: 103.

3- Gülistan, s. 6.

4- A.g.e.

20.01.2007

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (26.01.2007) - İbret alınırsa

  (25.01.2007) - Geçmez akçe

  (24.01.2007) - Hicrî yıla girerken

  (23.01.2007) - İnsanı iyilikleri kurtarır

  (22.01.2007) - İlmi sevmek

  (21.01.2007) - Şükür mü, şikâyet mi?

  (20.01.2007) - “Ölülerden ses gelmez”

  (19.01.2007) - Gaflet bulutlarını dağıtmak

  (18.01.2007) - Hizmet aşk ve şevki

  (17.01.2007) - Yeniden öncü olmak

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004