Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 23 Mart 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Kazım GÜLEÇYÜZ

100 yıllık kırıksız çizgi



Saltanat, meşrutiyet, cumhuriyet, demokrasi. Said Nursî, siyasî tarihimizin bu dört devresini de yaşamış ve her birinde, Kur’ânî prensiplere dayalı tavizsiz duruşunu korumuş bir âlim, müfessir, mütefekkir ve aksiyon adamı.

Fikirlerinin sağlamlığından o kadar emin ki, “Asr-ı Saadet mahkemesine de celb olunsam, üç asır sonra kurulacak bir âkil adamlar mahkemesinde de yargılansam, şimdi neşrettiğim hakikatleri aynen ibraz edip savunurum” diyor.

Zira o fikirleri dayandırdığı ölçü ve prensiplerin kaynağı, zaman ihtiyarladıkça mesajları gençleşen ve tazelenen Kur’ân’daki şablonlar.

Çağdaşlarından farkı, bu prensipleri donuk ve hayattan kopuk bir anlayışla değil, öze sımsıkı bağlı dinamik bir yaklaşımla yorumlaması.

Klasik ve gelenekçi ulemanın çoğunun karşı çıktığı meşrutiyeti onun şer’î delillerle savunması, istibdadı reddedip hürriyetin önem ve değerini vurgulaması, girilen yeni çağda tek adam ve tek görüşe dayalı yapılarla yola devam etmenin imkânsızlığına dikkat çekerken herşeyin meşveret ve şûrâ ile yürüyeceği Meclis sistemine geçişin kaçınılmazlığını nazarlara vermesi.

Evet, Said Nursî yeni çağda tek şahsın yerini şahs-ı manevînin; tek görüşün yerini istişare, ortak akıl ve kamuoyunun; kuvvetin yerini hak, bilgi ve kanunun alacağını öngörüp bir asır önce dile getirerek duruşunu bu temele oturtmuş.

Ve içtimaî tesbitlerini, temellerinde herhangi bir zedelenmeye asla meydan vermeden, yeni ihtiyaçlara göre güncellemekten geri durmamış.

Bunun en ilginç örneklerinden biri, şeriat namına alkışlayıp sahip çıktığını söylediği meşrutiyet için yaptığı tariflerin, demokratikleşme sürecimizin sonraki aşamaları olan cumhuriyet ve demokrasi için de geçerli olduğu mesajını verecek şekilde, “cumhuriyet ve demokrat mânâsındaki meşrutiyet” ifadesini kullanması.

Ama bunu yaparken, isme ve görüntüye değil, öze ve içeriğe bakmış. Bu tavrını, “İstibdat ne şekilde olursa olsun, meşrutiyet libası giysin ve ismini taksın, rast gelsem sille vuracağım” ve “İstibdad-ı mutlaka cumhuriyet namı verilmiş” gibi son derece çarpıcı ifadelerle dile getirmiş.

Padişahlık döneminde eleştirdiği şahıs istibdadının, bu istibdada tepkileri istismar ederek iktidarı ele geçirecek olanlarca bir komite istibdadına dönüştürülebileceği ikazında bulunmuş.

Ve maalesef bu uyarısında haklı çıkmış.

Cumhuriyet karşıtlığı ithamıyla da yargılandığı mahkemede kendisini “dindar bir cumhuriyetçi” olarak nitelerken, ideal cumhuriyet modelinin hakikî adalet ve hürriyeti taşıyan Asr-ı Saadette yaşandığını anlatarak, “isim ve resimden ibaret cumhuriyet” anlayışını eleştirmiş.

Çok partili demokratik hayata geçildiğinde de, demokrasinin adalet, hürriyet, halka hizmet gibi temel prensiplerini Kur’ânî referanslarla izah etmiş ve demokratik ortamda siyaseti dine hizmetkâr kılmanın gayreti içerisinde olmuş.

Onun meşrutiyet dönemindeki hizmetlerini anlattığı Divan-ı Harb-i Örfî Müdafaası, İstanbul ve Selânik’teki “Hürriyete hitap” nutukları ve şark aşiretleriyle sohbetlerini ihtiva eden Münâzarât eseri, 100 yıllık demokrasi serüvenimizin şu anki merhalesine de ışık tutan mesajlar taşıyor.

Sanki o serüvenin henüz başındaymışız gibi.

Bediüzzaman'ın o eserlerini 1950'den sonra küçük rötuşlarla tekrar neşrederken “Eski zamandan ziyade bu zamanın tam bir dersi olabilir” gibi notlar koymuş olmasının hikmeti ve anlamı bu.

23.03.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (22.03.2008) - Kaçan fırsatlar

  (21.03.2008) - AKP ve anayasa

  (20.03.2008) - Kapatma mı, gözdağı mı?

  (19.03.2008) - AB’yi boşlayınca

  (18.03.2008) - Ankara kriterleri

  (16.03.2008) - Yeni bir 28 Şubat

  (15.03.2008) - Değişen roller

  (14.03.2008) - Kıvrıkoğlu ve Özkök

  (13.03.2008) - Yanlışta ısrar

  (12.03.2008) - Hezeyan ve suskunluk

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ahmet ARICAN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri