"Gerçekten" haber verir 08 Eylül 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ruhan ASYA

Avustralya’da Ramazan



Bir ilki yaşıyoruz. Türkiye’den kilometrelerce uzakta geçiriyoruz Ramazan’ı. Ama mesafelerin değiştiremediği hakikatler, muhabbet ve uhuvvet, bir cemaate mensup olma nimeti, Türkiye’deki Ramazan’la gelen manevî atmosferi Melbourne’da de yaşatıyor bize. Aylardır heyecanla beklediğimiz bu rahmet ayının bir haftasını geride bıraktık. Saat farkından dolayı, Türkiye’den iki saat önce iftar ediyoruz. Hava oldukça serin ve güzel. Bahar mevsimini yaşıyoruz şu an Melbourne’da. Ramazan’la gelen manevî baharda da, ahirette neşv-ü nema bulacak tohumlar ekiyoruz dünya denen bu mezraaya.

Akşamları iftar sonrası, Yeni Asya okuyucuları Nur Vakfında toplanıyor. Teravih öncesi Risâle-i Nur’dan dersler yapılıyor. Çaylar içiliyor. Hanımlar da ayrı bir salonda, okunan dersleri mikrofon sistemiyle dinliyorlar. Nur Vakfında okunan ezan-ı Muhammedînin ardından erkekler vakıf mescidinde, kadınlar ders salonunda teravih namazını eda ediyorlar. Çocuklar da Nur Vakfına iştiyakla geliyor ve anne-babalarıyla saf tutup teravih kılıyorlar. Otuz üç rekâtlık bir namazın ardından bu masum ve masumelerde ne bir yorgunluk, ne de bir bezginlik gözleniyor. Teravih namazlarına farklı milletlerden Müslümanlar da katılıyorlar. Somalili kardeşlerimizle aynı safta omuz omuza namaz kılıyoruz. Renklerimiz ve dillerimiz farklı olsa da, kıblemiz bir, Hâlıkımız bir, Malikimiz bir… Esma-i Hüsna adedince bir birler. Ve bu bir birlerle gelen “Mü’minler kardeştir” hakikati bizi birbirimize sister (kız kardeş) diye hitap ettiriyor. Nur Vakfı imamları Kur’ân’ın belâgatine tercüman olurken, Kur’ân tilâvetiyle cemaate bir manevî ziyafet veriyorlar.

Teravih sonrası tesbihat yapılıyor, duâlar ediliyor. Hanımlar teravih sonrası kendi ders salonlarına geçip çaylarını yudumluyor ve ardından Risâle-i Nur’dan ders yapıyorlar.

Her Cumartesi Nur Vakfında, vakıf müdavimleri toplu iftar ediyor. Gündüzden hanımlar tesanüd ve teavünle iftar hazırlığı yapıyorlar. Yemekler yapılıyor, salatalar hazırlanıyor. Erkekler alt katta, kadınlar üst katta iftar ediyorlar. Oldukça kalabalık oluyor Cumartesi akşamları. Çocuğu, genci, yaşlısı, herkes katılıyor Nur Vakfındaki bu ziyafete.

Nasıl geçtiğini anlayamadan bir haftasını geride bıraktık Ramazan ayının. Buradaki kardeşlerimizin bu ayın ardından gelecek bayramı heyecanla beklediğini görüyoruz .

Çocukken bayramı gözlerdik büyük bir heyecanla ve iple çekerdik bayram sabahını. Büyüdükçe kaybettik bu sevinç ve heyecanı. Ve bayramlar bizim için tatil ve dinlenme vesilesi oluverdi. Melbourne’da yeniden tanıştık o bayram sevinci ve heyecanıyla. Buradaki Türkler büyük-küçük o coşkuyu hiç kaybetmemişler. Bayramı bekliyor hepsi heyecanla. Ve kardeşlerimizin anlattığına göre burada bayram ziyaretleri çok önemli. Bayram namazı ve kahvaltının ardından ziyaret saati başlıyor. Büyükler evde küçükleri bekliyor. Büyükler ziyaret ediliyor, elleri öpülüp hayır duâları alınıyor. Ve birinci gün bütün ziyaretler tamamlanıyor. Örf ve âdetlerimizin sıradanlaştığı ve unutulmaya yüz tuttuğu Türkiye’de, insanlar bayram tatilini fırsat bilip tatil beldelerine hücum ediyor. Melbourne’da çok kültürlü bir ortamda yaşamalarına rağmen, Türklerin asimilasyona uğramadan örf ve an’anelerini muhafaza etmeleri takdire şayan. Ramazan ve Kurban Bayramlarını Avustralya’daki kardeşlerimizle geçireceğiz. Biz de bayram havasını soluyacağız buradaki kardeşlerimizle. Ve sizlere de yaşatacağız yazdıklarımızla Melbourne’deki bayram havasını.

Selâm ve duâ ile…

08.09.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (18.08.2008) - Birlikte yaşamak

  (21.07.2008) - Melbourne’da kışı yaşarken

  (23.06.2008) - Vazife cümleden âlâ

  (02.06.2008) - Âkil olan anlasın bizi

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Site yöneticisi | Editör
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır