"Gerçekten" haber verir 20 Eylül 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Şaban DÖĞEN

Kabirde Cennet hayatı yaşamak



Ogün onların ağızlarını mühürleriz; elleri bize onların yaptıklarını anlatır, ayakları kazandıkları günahlara şahitlik eder.” Yasin Sûresi’nin 65. âyetinde böyle buyuruluyor. Ölümden sonraki hayat dünyadakinden farklıdır. Artık imtihan bitmiş, sonuçlar bir bir okunmaya başlanmıştır.

O günler farklı günlerdir. Kabirde, Mahşer gününde insanın bütün uzuvları konuşur. Yerler bile şahitlik eder. İnsan yeryüzünün halifesi olduğu, görevi yerleri, gökleri, bütün mahlûkatı ilgilendirdiği için yeri ve zamanı gelince yer de, gök de dile gelir; bilgi, duygu ve düşüncelerini anlatırlar. Meselâ yaratılışlarını, sayısız incelik ve hikmetlerini kavramaktan âciz bir insanın ölümüyle gökler ağlamazken, hatta sevinirken, yaratılış gayesine uygun tarzda bir ömür süren mü’min için gözyaşı dökerler. Görmesini, okumasını bilenler için her varlık lisan-ı hâl ve kàl ile birşeyler anlatır, mesajlarını sunarlar insanlar için.

Kabrin de hergün “Ben gurbet eviyim. Ben yalnızlık yeriyim. Ben toprak eviyim. Ben kurtlar yuvasıyım” diye seslendiğini bir hadis-i şeriften öğreniyoruz. Az çok düşünen insan, kabrin lisan-ı hâlinden bunu hisseder. Bu mesaj şuurlu mü’minin nazarında o gurbet yuvası, yalnızlık yurdunda yalnız kalmak, yalnızlık hissetmemek için hazırlık yapması gerektiğini hatırlatır. Her şeyin sonuçta ilk geldiği yer olan toprağa gidip çürüyüp gitmeden kurtulabilmek, kurtlara, yılanlara çıyanlara yem olmamak için tedbir alması gerektiğini hissettirir. İman ve onu takviye eden salih amellerin herbiri ona karşı alınabilecek en kestirme çözümlerdir. Meselâ okunan Kur’ân candaş bir arkadaş hâlinde o yalnızlık diyarında bize ses olur, dost alır, sıkıntı ve dertlerimizi giderir.

Kıyamet kopuncaya kadar kalacaktır ölen her kişi kabirde. Ama bu süre bazıları için uzun da olsa kısa gelirken, bazılarına göre ise bitmez, tükenmez olur. Kabri Cennet bahçesine dönmüş salih amel sahibi kişi yaşadığı, müşahede ettiği o güzellikler karşısında öyle mutlu olur ki yılların, hatta asırların dahi nasıl çabuk geçtiğinin farkında bile olamaz. “Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçe ya da Cehennem çukurlarından bir çukurdur”1 ihtarı insanın en önemli meselesinin kabrini Cehennem çukuru hâline gelmekten kurtarıp Cennet bahçesi hâline döndürmek olduğunu ihtar eder.

Yüz yirmi dört bin peygamber, yüz yirmi dört milyon evliyanın şehadetiyle kabri Cennet bahçesine çevirmenin yolu gönülden inanmak ve inandığı gibi yaşamaktan geçer. Bir hadis-i şerifte dikkat çekildiği gibi kabrinde bir kapının açılıp sabah akşam Cennet bahçesinin gösterilmesi2 kadar kişiyi orada mutlu edebilecek başka ne olabilir?

Hazırlık noktasında gelecek adına hiç ihmal edilmemesi gereken bir husus değil midir bu?

Dipnotlar:

1- Tirmizî, Zühd: 4; Neseî, Cenaiz: 3; İbni Mâce, Zühd: 31. 2- Buharî, Rikak: 2; Müslim, Cennet: 65; İbni Mâce, Zühd: 32.

20.09.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (19.09.2008) - Allah katında büyük bir şefaatçi

  (18.09.2008) - Sağ elin verdiğini bilmeyen sol el

  (17.09.2008) - Peygamber terbiyesi

  (16.09.2008) - Asıl olan, hayatı imanla bitirmek

  (15.09.2008) - Helâl lokma titizliği

  (14.09.2008) - Hazret-i İsa Aleyhisselâmın dönüşü

  (13.09.2008) - Necat ve halâs ancak ihlâs iledir

  (12.09.2008) - Dünya nimetlerinin anlattıkları...

  (11.09.2008) - Başka hiçbir şeye ihtiyaç hissettirmeyen hakikat

  (10.09.2008) - İnsanlarla diyalog kurabilmek

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Site yöneticisi | Editör
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır