"Gerçekten" haber verir 26 Eylül 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ali FERŞADOĞLU

Tesbihat: Çağa uygun ibadet, hiper vird ve duâ



Kitle iletişim vasıtalarının baş döndürücü sür'at ve kesret kazandığı milenyum ve hiperçağ günümüzde; hergün, her saat, hattâ her dakika milyonlarca günah birden saldırıyor. Adeta, insî ve cinnî şeytanlar tarafından çepeçevre kuşatılmış, her an top ateşine tutuluyoruz! Zamanımız ve hayat şartları; eski zamandaki gibi uzlethânelere çekilip kendimizi ibâdet ve zikre verip haramlardan korunmaya müsait değil. Rahmeten lilâlemin olan Kur’ân ve mübelliği Resûl-i Ekrem (asm) çağımız için de rahmettir. Acaba bu rahmet bize nasıl tecelli etmeli?

“İştirak-i âmâl-i uhreviye kanunu” denen âhiret işlerinde ortaklık ve samimî ve halis tesanüd sırrıyla herbir halis, hakikî şakirt, bir dille değil, belki kardeşleri adedince dillerle ibadet edip istiğfar etmekle…1

Ve, çağımızın ilmî birikimine ve teknolojisine uygun bir vird, zikir ve duâ şuuruyla tesbih etmekle. İşte, Kur’ân ve Sünnetten aldığı ders ile Bediüzzaman; astro/fizik, milenyum/hiper çapta bir ibâdet, tefekkür, vird, zikir ve duâ dersi sunar. Risâle-i Nur’da imândan sonra üzerinde durulan esaslardan birisi, ibâdet, yâni hamd, fikir, zikir, şükür ve tesbihtir. Ve ibâdeti tek düzelikten çıkararak çok boyutlu zikir, şükür ve fikir hamulesine dönüştürme formülleri verilir.

Bediüzzaman'ın açtığı hakikat yolunun vird ve zikri; namazda, her gün (hattâ her saat, hattâ her dakika) başta peygamberleri, evliyaları, melekleri, cinleri, hayvanları, bitkileri, camidâtı zikir halkasına katarak onların yüz bin dillerle yaptıkları zikir, vird ve duâları “eşref-i mahlûkat ve halife” şuûruyla sahiplenmek tarzındadır. Onların dilleri adedince zikir ve virdlerini kendi nâmına Hâlık-ı kâinata sunar ve sunulmasını ister. Namaz sonundaki tesbihatta ise, “Ve evrâkı’l-eşcar (ağaçların yaprakları), ve emvaci’l-bihar (denizlerin dalgaları) ve katarati’l-emtar (yağmur damlaları) adedince Sana hamd ve şekürler olsun!” denir. Peki, kâinatın kuruluşundan kıyamete kadar ne kadar ağaç yaprağı, ne kadar deniz dalgaları, ne kadar yağmur damlaları gelmiştir!? Çağımızda her şey rakamlara dökülmüştür! Bilgisayarlar, astrofizik ve matematikte; semavattaki galaksi ve yıldız tesbitinde “milyarlarca ışık yılı” tabirleri kullanılıyor. İşte Bediüzzaman da çağın ilmî birikimine uygun; bir anda milyonlarca yerden (radyo kanalları, televizyon kanalları, uydular, internet, filmler, gazeteler, dergiler ve sair insî ve cinnî şeytanlardan) gelen şer ve kötülüğe karşılık, astro-fizik ve milenyum çağa uygun; kötülük ve günahsavar virdi ve zikri ortaya koymuş!

Ve buna paralel olarak Bediüzzaman, bütün tarikatlerin, büyük zatların vird ve zikirlerini düzenleyerek, Tesbihat nâmındaki eserini vücuda getiriyor:

Cevşen’i, Ehl-i Sünnet’in de duâ dünyasına taşıyor. Hemen ardından, Şah-ı Nakşibend’in, Peygamberimizden (asm), manevî âlemde ders aldığı Evrâd-ı Kudsiye’yi ekliyor. Peşinden Delâili’n-Nur geliyor. Sonra Sekine, Münâcat-ı Veysel Karani, Dua-i Tercüman-ı İsm-i A’zam, Duâ-i İsm-i A’zam, Münacat’ül-Kur’ân, Bediüzzaman’ın özel virdi Tahmidiye ile Hülâsatü’l-Hülâsa…

NOT: Mübarek Kadir Gecenizi tebrik eder; ülkemiz, İslâm âlemi; özellikle muztar ve mağdur Filistin, Irak, Çeçenistan, Lübnan, Keşmir halkıyla sair ülkelerdeki Müslümanlar, mazlûmlar ve insanlık âlemi için hayırlara vesîle olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ederim.

Dipnot:

1- Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 147.

26.09.2008

E-Posta: [email protected] [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (25.09.2008) - Risâle-i Nur, aynı zamanda çağdaş bir tasavvuftur

  (24.09.2008) - Hakikate nasıl varılır?

  (23.09.2008) - Hakikat mesleği nedir?

  (22.09.2008) - Her çağın zikir, fikir, şükür metodu ayrı

  (20.09.2008) - “Tarikat zamanı değil!” derken

  (19.09.2008) - Tarikatın kısa bir tarifi

  (17.09.2008) - Eski devrin tasavvuf ve tarikat yolu

  (16.09.2008) - Tasavvuf nedir?

  (15.09.2008) - Hakikate ulaştıran üç ana yol

  (13.09.2008) - Risâle-i Nur’un mesleği

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır