"Gerçekten" haber verir 05 Şubat 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Saadet BAYRİ

Eskimeyen eskiler



Hatıralarımızın en güzelini oluştururlar kahkahalarıyla, tebessümleriyle vardırlar. Bazen en acı olayın içinde yer alır, sessiz sakin beklerler. Bazen en sevinçli olayın içinde, elimizi tutarak havaya zıplarlar.

Hiçbir şeyi onlarsız yapmayız.

Güzel bir haber mi aldık? Elimizde telefon sevinçten çığlıklar atarız. Üzüntülü bir söz mü duyduk, iki gözümüz iki çeşme başımızı omzunda buluruz.

Onlar olmadan hiçbir duyguyu tam yaşayamayız sanırız. Sanki ne yapıp ettiğimizi bilmezlerse eksik kalacağız. Yani gündüzdeki güneş, gecedeki yıldız gibi vazgeçilmezdirler.

Kimlerden bahsediyorum dersiniz?

Tabiî ki dostlarımızdan. Hani yaşamımızın olmazsa olmazlarından.

“Dost” denince aklıma hep lise yılları gelir.

Tebeşir kokan parmaklar ve tahta sıraya kazınmış hatıralar. En kadim dostlukların başladığı yerlerden biridir sınıflar. Aynı sırayı paylaştığımız, aynı şeylere kızıp, aynı kişileri çekiştirdiğimiz kişilerdir onlar.

Her gün gördüğünüz hiç ayrılmadığımız, teneffüslerde beraber gezdiğimiz dostumuzdur o. Sabahı zor edersiniz, onu görüp yaşadığınız ilginç olayı anlatmak için. İlk heyecanımız, hüzünlerimiz, yani gençliğe ait ne varsa paylaştığımız anlar.

Yıllar geçse de üstünden, asla unutulmazlar.

Tek başına büyük olunmaz nedense.

Onları görünce geçmişimiz koşarak gelir saklandığı yerden. “Ya ne günler yaşadık.” Diyerek yâd edilir eski günler. Geçmişin her günü kendine ait bir anıyla gelir karşımıza.

“Dostum” kelimesi belki iki hecedir ama çok büyük anlam, çok derin hisler barındırır bağrında… Sayfalar dolusu özlü söz vardır kalbinde, ne ummanlar, ne tadı acı yaşlar saklar yaşattıklarında.

“Birine “dostum” demem için, kaç yıl gerek acaba”

Bence bu sınır, yaşadıklarımıza, olaylara, kişiliğimize ve paylaşımlarımıza göre farklılık arz eden bir durum.

Ve insan tek başına yaşayamıyor.

İstiyor ki birisi olsun hüzünlendiğinde başını omzuna yaslayıp saatlerce ağlasın. En mutlu gününde beraber havalara uçsun. Yani kendi gibi olsun. Ondan bir parça olup dursun yaşamında.

Dostluk hayatın pembe rengidir. Takdir ve paylaşımla doğru orantılı olan başarılarımızın ibresini yükseltir.

“Acı gün dostu dosttur.” dense de. İyi günde de yanımızda olanlar bizim gerçek dostlarımızdır.

Nereden çıktı şimdi bu? demeyin.

Mutlu olduğumuz günlerde de yanımızda olup gerçekte bizimle mutlu olan, yanımızda olamasa da, bir şekilde sevincimizi, mutluluğumuzu, küçük de olsa başarımızı kendi başarısı gibi kutlayan, sevinen dostlarımız da, gerçek dostlarımız olduklarını gösterirler.

Oscar Wilde ”Bir dostun üzüntüsüne her kim olsa katılır, bir dostun başarısına ancak yüksek ruhta olanlar sevinir” der.

Böyle dostlarınız var mı? Sorusunu anında cevaplıyorsanız şanslısınız.

***

Ayrıca dostluklarımız da dikkat etmemiz gereken ölçü de efendimiz tarafından bizlere verilmiş. “İki kişi birbirini sever de sonra araları açılırsa, bu ancak birsinin işlediği bir günah sebebiyle olur.”

Yaşadıklarımıza ve yaşattıklarımıza dikkat etmemiz duasıyla…

05.02.2009

E-Posta: saadetbayri@hotmail.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (22.01.2009) - Ateş düştüğü yeri yakıyor

  (24.12.2008) - Kendini akîl zanneden ahmaklar

  (18.12.2008) - Leylâ ve Mevlâ

  (03.12.2008) - Umut“sûz” düşünceler

  (28.11.2008) - Siyah, ama beyaz araba

  (13.11.2008) - Züleyha...

  (05.11.2008) - Asil olmalı düşmanlarım

  (29.10.2008) - Çok erken tanıştık

  (08.10.2008) - Aşk ve biz

  (02.10.2008) - Oruçluların bayramı bu bayram

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır