14 Ağustos 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Halil USLU

Çobanlıktan peygamberliğe


A+ | A-

Hz. Peygamber Efendimiz (asm) sahabelerle olan bir konuşmasında suâl-cevap faslının son bölümünde buyururlar ki: “Musa olsun, başkası olsun, peygamberlerden hiçbiri yoktur ki, koyun gütmemiş olsun.”1 Peygamberlerin çobanlıklarının derinliğinde sayısız hikmet ve mânâlar vardır. Hz. Musa’nın (as) çobanlığı çok merakaverdir. Kendilerine daha peygamberlik vazifesi gelmeden Mısır’daki Firavunun sarayında ve büyük hadiseler içinde bir ihtar-ı İlâhî karşısında Hz. Şuayb Peygamberin bulunduğu Medyen istikametine hicret eder.

Rivayetlerde tam sekiz günlük yolu, ağaç yaprakları yiyerek aşar. Mısır ile Medyen arası sekiz günlük bir mesafedir. Allah Teâlâ’nın bu seçkin kulu, aç ve bitap düşmüş olarak bu uzun mesafeyi kat eder ve nihayet Medyen’e ulaşır. Kur’ân-ı Kerim’de kıssa şöyle devam ediyor: “Medyen suyuna geldiğinde, davarlarını sulayan bir insan topluluğu buldu. Onlardan başka, hayvanlarını sudan alıkoyan iki kadın gördü. Onlara: ‘Derdiniz nedir?’ dedi. ‘Çobanlar ayrılana kadar biz sulamayız. Babamız çok yaşlıdır (onun için bu işi biz yapıyoruz)’ dediler. Musa onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi: ‘Rabbim! Doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım’ dedi.” (Kasas, 28/23-24).

“O sırada, kadınlardan biri utana utana yürüyüp ona geldi: ‘Babam sana sulama ücretini ödemek için seni çağırıyor’ dedi. Musa ona gelince, başından geçeni anlattı. O: ‘Korkma! Artık zâlim milletten kurtuldun’ dedi. İki kadından biri: ‘Babacığım, onu ücretli olarak tut. Ücretle tuttuklarının en iyisi bu güçlü ve güvenilir adamdır’ dedi. Kadınların babası bana ‘Sekiz yıl çalışmana karşılık bu iki kızımdan birini sana nikâhlamak istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan, o senden bir lütuf olur. Ama sana ağırlık vermek istemem. İnşallah beni iyi kimselerden bulacaksın’ dedi. Musa: ‘Bu seninle benim aramdadır. Bu iki süreden hangisini doldurursam doldurayım, bir kötülüğe uğramayacağım. Söylediklerimize Allah vekildir’ dedi.” (Kasas, 28/25-28).

Hz. Şuayb’ın (as) kızı Safura’yı nikâhlandıktan sonra Musa (as), Medyen’de kalıp, hanımının mehri olmak üzere on yıl koyun güttü. Hikmetlerle, sırlarla dolu bu 10 yıllık çobanlık hengâmında bin gün bir koyun sırr-ı hikmet-i Rabbânî ile kaçar. Hz. Musa (as) sürüden kaçan bu koyunun peşine düşer. Koyun kızgın çöllerde kilometrelerce kaçar, Hz. Musa kovalar ve en sonunda koyun bitap düşüp durur ve yıkılır. Hz. Musa (as) bu esnada semayı çınlatan bir ifade kullanır: “Ey koyun neden bu kadar koştun? Neden kendini bu kadar heder ettin, yordun, kendi kendine niye eziyet ettin?” der ve onu sever. Bunun akabinde Cenâb-ı Allah’tan Hz. Musa’ya (as) peygamberlik görevi verilir. Çobanlıktan peygamberliğe, bu muhteşem idareciliği ve şefkati neticesinde ulaşır. Düşünüyorum ve soruyorum, biz bunun neresindeyiz?

Hz. Musa (as) emr-i İlâhî ile ailesiyle ve kardeşi Harun’la (as) Medyen’den Mısır’a tekrar İlâhî emirle döner. İlâhî emir Firavun’a tebligattır. Buradaki âyetle takdim edilen yumuşak üslûp ve ikinci ise tebligat modelidir. Hz. Musa (as) Firavun’a, Allah’ın bir olduğunu ve kendisinin de O'nun resûlü olduğunu tebliğ eder ve oranın halkına yaptığı zulümleri yapmaması için ikaz eder ve der ki: “Benim vazifem yalnız tebliğdir. Sen ise ister kabul eder, ister istemezsin, bu senin bileceğin iştir.”

Oranın halkı, Firavun’un karısı Hz. Âsiye gibi daha Müslüman olmamıştı. Toplanan insanlar, Hz. Musa’nın (as) ve Hz. Harun’un (as) tebliğleri ve görünen mu'cizeler karşısında Müslüman oldular ve onlardan Hz. Asiye Firavun’dan hakka dönmesini, günahlardan arınmasını istedi. Firavun yanaşmamakla birlikte karısı Hz. Asiye’yi işkenceyle şehit etti. Koyunlara şefkat eden Hz. Musa (as), diğer yanda ise öz karısını imanından, inancından ve ibadetinden dolayı hor görüp şehit eden Firavun.

Yedi milyarlık dünya ailesi, Hz. Musa (as) gibi çobanlara muhtaç. Şefkatin, merhametin, gerçek aşk ve sevginin neresindeyiz? Çobanlıktan peygamberliğe giden sırlı yol….

Dipnot:

1- Tecrid terc., IX/146

14.08.2009

E-Posta: haliluslu1951@mynet.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (07.08.2009) - Ümitsizliğin tehlikesi

  (01.08.2009) - Çin’in akibeti

  (24.07.2009) - Çin de parçalanacaktır

  (17.07.2009) - Kırşehir mezuniyet pikniği

  (10.07.2009) - İslâmın ilk emri ve Uzungöl

  (03.07.2009) - Karadeniz bir başkadır

  (19.06.2009) - Kâbe’deki vahdetin neresindeyiz?

  (12.06.2009) - Kalbimizi açtığımız diyar

  (05.06.2009) - İnananların birleştiği nokta: Kâbe

  (29.05.2009) - Gözlerimi açtığım diyar

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.