"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman Mevlidi için haydi Isparta’ya

Ali FERŞADOĞLU
18 Haziran 2019, Salı
Hem ziyaret, hem manevi ticaret, hem gezi, hem tatil yapmak isteyenlere 23 Haziran’da Isparta’ya (Bediüzzaman Mevlidi’ne) seyahati tavsiye ederiz:

Bediüzzaman,-kendi ifadeleriyle-Ispartalıdır. Isparta, taşıyla toprağıyla mübarektir: Risale-i Nur’un zuhur yeridir. Bediüzzaman memleketi Isparta’da medfundur… Nur ve Gül (fabrikaları) hizmet sistemleri oradan çıkmıştır. Isparta kahramanları da oradadır. İfrat derecede irtibat, yani, ehl-i hizmet kadim dostların görüşmesi, kaynaşması, aşk ve şevklerini tazelemeleri tezahür edecek…

1926 Mayıs’ında Burdur’a, 25 Ocak 1927’de Isparta’ya nakledilen Bediüzzaman’ın oralı olduğuna dair beyanı şöyle: “İki asker, kemâl-i sevinçle, gayet dostâne, ‘Sen Ispartalısın, bizim hemşehrimizsin’ derler. Ben de dedim: ‘Maaliftihar, her cihetle Ispartalıyım. Isparta taşıyla, toprağıyla benim nazarımda mübarektir, benim vatanımdır ve herbiri yüze mukabil, yüzer ve binler hakikî kardeşlerimin meskat-ı re’sleridir.’

“Evet, bu havaliye gelen Ispartalılar asker olsun, başkalar olsun, ekseriyet-i mutlakayla beni hemşehri biliyorlar. Hangisi benimle görüşüyor, ‘Sen Ispartalı mısın?’

“Ben de diyorum: ‘Maaliftihar, ben Ispartalıyım.’ Ve Isparta’da o kadar hakikî kardeşlerim ve akariblerim var ki, meskat-ı re’sim olan Nurs karyesine pek çok cihetlerle tercih ediyorum. Ve büyük Isparta’nın bir küçük evlâdı hükmünde olan Isparit nahiyemize, büyük Isparta’nın birtek köyünü tercih ediyorum. O kadar hâlis, kahraman kardeşleri bana veren Isparta, taşı da, toprağı da bana ve belki Anadolu’ya mübarek olmuş. İnşâallah hem Anadolu’ya hem âlem-i İslâma neşrettikleri Nur tohumları birer rahmete mazhar olur, sümbül verir. Hem gıda, hem ziya, hem deva olup mânevî galâ ve veba ve zulmü ve zulmeti dağıtır.”1

Yine On Üçüncü Şuâ’daki ifadeleri ise gayet nettir: “Evet, ben üç cihetle Ispartalıyım. Gerçi tarihçe ispat edemiyorum; fakat kanaatım var ki, İsparit nahiyesinde dünyaya gelen Said’in aslı buradan gitmiş.”2

“Benim vatan-ı aslîm o Isparta olmak câizdir” ifadesi için birkaç ihtimal açıklanır. Bunlardan birincisi: “Türkler Anadolu’yu vatan ittihaz ettikten sonra, Anadolu’nun her tarafına yayıldıkları gibi, Isparta vilayetinin de yaylalarına yerleşen Türkmen ve Yörük aşiretlerinden birisi, Isparta’dan herhangi bir sebepten dolayı, ayrılıp gelip, Hizan yaylalarından biri olan mezkûr bölgeye yerleşmesi ve “Isparta” ismini de beraber getirip yerleştikleri bu bölgeye takmış olmaları… Sonra mürur-u zamanla “Isparta” ismi telâffuzda “İsparit” veya “İspairt” şekline dönüştüğü gibi, bu bölgeye yerleşen o Türkmen Yörük aşireti de, zamanla çevrenin tamamı Kürd olması yüzünden dillerini unutarak Kürtleştikleri ihtimalidir.”3 denilir.Bu hakikatleri terennüm ile bu yerleri ziyaret etmeye değmez mi?

Dipnotlar: 1-Kastamonu Lâhikası, s: 254.; 2-Şuâlar, s: 295.; 3- Mufassal Tarihçe-i Hayat, Badıllı Abdülkadir,1988 basım, Cilt:1, s: 64, 65.; 

Okunma Sayısı: 1492
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı