"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Kâfir de olsa masumun bedduasından sakınınız!”

Ali FERŞADOĞLU
20 Nisan 2024, Cumartesi
Bu bir fizik kanunudur:

Her olumlu-olumsuz düşünce, her duygu (sevgi, düşmanlık…), her hasletin (ihlas, şefkat…), her söz, her fiil ve hareketin yaydığı dalgalar gider hedefini bulur! İyilik ve ceza zaten o söz, fiil ve davranışın içinde olduğunu şöyle ispat eder Bediüzzaman:

“Ceza, mâsiyetin lâzım-ı zâtîsidir”1 Mesela, sigara, alkol, uyuşturucu, kumar gibi olumsuz, kötü fiillerin cezaları sağlıksızlık ve birçok hastalığın kaynakları olduklarından peşin olması gibi.

Bu, “Bizim sünnetimizde (Sünnetullah’ta) asla değişiklik bulamazsın.”2 mealdeki ayette göre şaşmaz, değişmez İlahi bir kanundur. Burada geçen sünnet, sünnetullah; kâinata, tabiata ve tabiatımıza konan ve tabii olarak boyun eğmek zorunda olduğumuz değişmez bir tabiat kanunudur. Muhabbet, şefkat, iyilik, adalet gündüz; düşmanlık, kötülük, zulüm zifiri karanlıklı bir gecedir. Zulüm; eziyet etmek, işkence ve baskı yapmak, hak yemek hakka tecavüz etmek, söz ve fiilde aşırı gitmek, adaletli olmamak, iftira, su-i zan, bir şeyi eksik veya fazla yaparak işin hakkını vermemek, vs., vs., gibi menfi haslet ve hareketlerdir…

Bu İlahi kanun ve prensibe göre hiç kimse “Ben iyi veya kötü bir söz söyledim!” karşılığını bulmadım!” dememeli. Veya, “Ben çaldım, çırptım, yanımda kar kaldı!” demesin. Ve keza, hiç kimse, “Falan, filan masumlara haksızlık ettim ama, cezasını görmedim!” diye avunmasın! Herşeyin bir ‘’vakti merhûnu’’ vardır. Çarpıp-çırpmak, rüşvet yemek, emanete ihanet, haksızlık, hırsızlık, yolsuzluk, zulüm günah-ı azimlerdendir, “men dakka dukka!” sırrınca fail ceza görür. Kur’an’da ferman edilir:

“Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız.”3 Öyle ise, masum ve mazlumun ahını almaktan da sakınmalı. Çünkü onlarla Rabbi arasında hiçbir perde yoktur. Peygamberimiz (asm), “Kâfir bile olsa masumun, mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onun duası için Allah Tealâ’nın katında perde yoktur.”4 buyurur. Ve “Allah’ın değişmez sünneti, kanunununa” göre, “Ah”ı alınan masum ve mazlumun aheste aheste çıkarılır! “Acaba kim vardır ki, küçücük bir tecrübe geçirmemiş ve dememiş ki, ‘Filân adam fenalık etti, belâsını buldu?’”5

Dipnotlar: 

1-Sünuhat, Enst/intr., s. 21.; 

2-İsra Suresi, 77., vd.; 

3-Bakara Suresi, 279.; 

4-El-Müsned, 3/153.; 

5-Sünuhat, s. 21.

Okunma Sayısı: 1681
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erhan

    20.4.2024 07:52:15

    Bütün mevcudatın tek sahibi olan, canlı cansız bütün varlıklardan haberdar olan, bizleri yoktan var edip, dünyaya gönderen ve burada rızıklandırarak yaşatan, bütün alemleri kontrolü altında tutan, dilediğini öldüren, dilediğine dilediği zamanlarda hayat veren, dilediğini süründüren, kimini varlıkla, kimilerini yokluksa imtihan eden, bazı dağları fokur fokur fokurdatarak alevler püskürten, bazı bağ ve bahçeleri piknik alanına dönüştüren, yerlerin ve göklerin bütün alemleri bir kurallar manzumesi dahilinde hareket ettiren, sahibi, tanığı, savcısı, yargıcı, kendisinin olduğu mahkeme-i Kübra’nın sahibi, yüce Allah’ımız masum ve mazlumların ahını alan, onlara iftira eden, zalim siyasetçi, savcı, hakim bürokratları, tamamen senin Müzil ve Kahhar sıfatına havale etmişiz, ne olur geciktirme, amin amin elfü elfi amin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı