"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

OHAL KHK’ları âcilen yargıya açılmalı

Cevher İLHAN
15 Ekim 2019, Salı
Suriye’nin kuzeyine askeri harekâtın akıbetine dair istifhamlar sürerken, Meclis’in gündemindeki “yeni yargı paketi”nin OHAL haksızlıklarını ne derece gidereceği tartışılıyor.

Öncelikle, OHAL KHK’larıyla dayatılan adâletsizlik, yargısız ihraç ve infazlarla yüz binlerin telâfisi imkânsız haksızlığa uğraması, milyonlarca vatandaşın mağduriyete mâruz kalması ve OHAL Komisyonu’nu idarî yargının yerine ikameyle hukuksuzlukların “yasallaştırma”da araç edilmesiyle kalınmıyor; “Fetö borsası’ rüşvet çarkı”nda olduğu gibi çifte standartlı uygulamalar toplumda derin travmalara sebebiyet veriyor.

Cumhurbaşkanı’nın “at izi it izine karışmış!” ikrarıyla yargısız infazla insanların derdest edildiği vetirede milyonlarca vatandaşın mağdur edilmesiyle; hukukçuların tesbitiyle, yargı, darbe dönemlerinden bile daha kötü duruma düşmüş. Yüksek yargı organların temsilcilerinin ikrarıyla “yargıya güven”in yüzde 30’lardan daha da aşağılara indiği vartada, “sahte ihbarlar”la, “istihbarat raporları jurnalleri”yle, “itirafçılar”ın, “gizli tanıklar”ın meydan aldığı tam bir karmaşa ve karambol ortaya çıkmış. 15 Temmuz sonrası OHAL KHK’larıyla dayatılan çifte standartlı uygulamalar, adâlete güveni tümüyle yok edip derin travmaları tetiklemiş.

Bundandır ki “yargı” paravanında “çifte standartlı dayatmalar”ın toplumda meydana getirdiği tahribat ve travma, iktidara yakın insaflı yorumcularca da eleştirilerek ciddî uyarılarda bulunuluyor.

“TORPİLLİ TÜRKEYE FOTOĞRAFI…”

Vakıa şu ki, bir yandan sözkonusu “darbe girişimi”nde yer alıp hâlen yargılanan ve müebbet alan “darbeciler”in birinci derecede yakınları, “suçun şahsiliği var” gerekçesiyle büyükelçi, müsteşar, rektör, yüksek bürokrat olarak atanırken, diğer yandan OHAL KHK’larıyla kamudan ve özel sektörden sorgusuz-sualsiz ihrâç edilen, tek kelime savunmaları alınmadan yıllardır içeride tutulan, hâlâ neden “suçlandıkları”nı dahi bilmeyen, on binlerin yakınları, hukukta hiçbir değeri olmayan “irtibat ve iltisak”la haksızlığa uğratılmaya devam ediliyor.

Sırf çocuğunu devletçe desteklenen okullara gönderdiği, dönemin Başbakanının “lig banka” övgüsüyle alây-ı vâlâ ile açılış kurdelesini kestiği finans kuruluşunda basit bir işlem yaptığı, siyasi iktidarca resmen teşvik ve tavsiye edilen sendikalara üye olduğu için on binlerce vatandaş delilsiz “suçlanırken”, aynı okullardan mezun olan iktidardakilere yakın “imtiyazlılar” bakan yapılıyor, üst bürokraside çeşitli kurumların başına getiriliyor, YÖK’e bağlı devlet-özel üniversitelerde görev alıyor.

Hukukta hiçbir değeri olmayan “irtibat ve iltisak”la, hukukun temel kurallarının başında gelen “suçun şahsiliği” hiçe sayılarak mâsum eşler, kardeşler işlerinden atılırken; babalar, anneler “suçlu” muamelesi görürken, dahası ikinci derece tamamen ilgisiz yakınlar, kayınvalideler ve dedelerin tutuklanması vahameti sürerken, “torpili olanın göreve döndüğü, soruşturma dosyalarının kapatıldığı ya da aklandığı Türkiye fotoğrafı” öncelikle adâleti yaralıyor.

Mustafa Karaalioğlu’nun tesbitiyle, “Delil olmadan dava açmama kuralı, tutuksuz yargılamanın önceliği, örgüt bağı olmadan insanları örgüte dahil etmeme usulü ya da tek başına sadece fikrini söylediği için soruşturmamaya tabi tutulmama garantisi” berhava edilerek “ortada ciddi bir iddia bulunmadığı halde yapılan suçlamalar” ülkede zaten tatsız olan genel atmosferi bozuyor. (Karar, 19.11.18)

HAKSIZLIKLARA ARTIK SON VERİLMELİ

“Algı oluşturmak”, “subliminal mesaj vermek”, “halkın teveccühüne yön vermeye çalışmak”, “görünürde suç unsuruna rastlanılmasa da suç işlendiği ve ileride mutlaka silâhlı mücadele yapacağı için terör örgütü sayılması ve âdeta örgüt üyesi olduğu” benzeri çarpıtmalarla Türkiye’nin hukuk literatürüne giren tuhaflıkları nazara veren Yıldıray Oğur’un dikkat çektiği “ters psikoloji” ve “absürtlükler”le “hukukta ilkesizlikler” dayatılıyor. (a.g.g.,10.10.18)

Bu bakımdan, yeni “yargı reformu paketleri”nde, OHAL uygulamalarına, KHK ihraçlarına, yargısız infazlarla yıllardır süren tutuklamalara, yüz binlerin hukukunun ihlâline artık son verilmesi; Anayasanın 125. maddesindeki “idârenin bütün eylem ve işlemlerine yargı yolu açıktır” hükmünce mevzubahis OHAL KHK’larıyla dayatmaların doğrudan ve âcilen yargıya açılması gerekiyor.

Aksi halde haksızlık ve hukuksuzluklarla Türkiye kan kaybetmeye devam eder.

Okunma Sayısı: 15173
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mesut

    15.10.2019 20:39:27

    Bir mağdur öğretmen olarak yazdıklarınızı bizzat yaşadık.Mahkemenin takipsizlik kararı vermesine rağmen malesef OHAL komisyonu kes yapıştır ile olmayan şeyleri varmış göstererek red kararı verdi.23 ekim 2018 de 22 idare mahkemeye başvuruda bulunduk.Maalesef bir yıl dolmasına rağmen mahkeme henüz dava tarihi veremedi.Güzel ülkemin içler acısı hali. Size ve sizler gibi ehli vicdan sahibi insanlardan Allah ebeden razı ve memnun olsun .Selam ve dua ile.

  • hasan

    15.10.2019 10:30:45

    Bitsin artık bu haksızlıklar bu zülüm... Yok mu aranızda düzeltecek...!!!! nerde müslümanlık nerde insanlık

  • erhan

    15.10.2019 09:31:16

    kaleminize sağlık, Yargıya açılması çözüm değil, zira yargının durumu ortadadır. en hızlı bir şekilde devlet, vatandaşı ile barışıp, bir khk ile bu insanları derhal dışarı çıkarıp,işlerine iade etmelidir. terör örgütü ile bağlantılı diye ortaya koydukları hiç bir madde demokratik ülkelerde suç teşkil etmemektedir. içinde gerçek imana sahip insanlar, makam, mevki, para şan şöhret için Ahiretini feda edemez, etmemelidir.

  • Raif

    15.10.2019 09:29:22

    Haktan ve doğrudan yana olduğunuz için size kendim ve ailem adına sonsuz teşekkürler ediyorum.Halen OHAL KOMİSYONU kararı beklemekteyim.4.seneye gidik ne kavga bilirim ne de şiddet.3 çocuğum ve eşimle kendi halinde yaşayan insanlarız.Kazım Beyin ve sizin her gece saat 0:00’da yazılarınız internete düştüğü anda mutlaka takip ediyorum. Yetkililer bizi görmezden geliyorlar.Bu insanların da çocukları ailesi olduğunu hiç önemsemiyorlar.Bir taraf işsiz açken buna sebep olanlar maaşlarını alıp rahat rahat uyuyabiliyor iseler zaten toplum bitmiştir.İlk günden beri yanımızda olduğunuz hakkı savunduğunuz için sonsuz teşekkürler ediyorum.Sizlerle bir gün mutlaka tanışmak istiyorum.Rabbim yar ve yardımcınız olsun.Allah’a Emanet Olunuz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı