"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Din üzerinden siyasî kutuplaşma

Cevher İLHAN
18 Mart 2026, Çarşamba
Yargı üzerinden siyasî operasyonlar sürüyor.

Son Cumhurbaşkanı seçimlerindeki “Kandil’deki terör örgütü elebaşlarının millet ittifakı adayını destekledikleri” uydurmasındaki benzeri karalamalarla her fırsatta muhalefeti “din karşıtı” gösterme anlayışı devam ediyor.

Başta ekonomik çöküşün, pahalılığın, yüksek vergilerin, kat kat faizin, yolsuzluğun, ihaleye fesad karıştırmanın ve dış politika iflaslarının konuşulmaması için din üzerinden provokasyonlar körükleniyor.

DİNİ DE “DÜNYEVÎLEŞTİRDİLER…”

En son Ramazan öncesinde -aslında Türkiye’de hatta Avrupa’da bile görülmeyen- “devletin kanalı”nda dinî değerler üzerinden toplumu “kutup-laştırma” kışkırtmalarına tevessül ediliyor. 

Mübârek Ramazan’da bir ilâhinin okunmasıyla bayat “dinci–laik çatışması” polemikleri alevlendiriliyor. Türkiye’de eğitimin dibe vurup OECD ülkeleri arasında en geride kalmasına bakmadan “dinî değerler” siyasetin malzemesi yapılıyor.

Bilindiği gibi AKP iktidarında, camiler zaman zaman iktidarın siyasî propaganda merkezleri haline getirildi. Kürsülerde ve hutbelerde siyasîlere -farklı siyasî kanaatteki mü’minleri rencide eden- dinî açıdan fevkalâde mahzurlu medhiyeler dizilerek iktidardakilerin propagandası yapıldı.

Bediüzzaman’ın tesbitiyle, “meleği şeytan, şeytanı melek” gösteren çarpıtmalarla “fâsık (bozguncu) siyasetdaşını mütedeyyin (dindar) muhalifine su-i zan (kötüye yoran) bahanelerle tercih”le siyasî rakipleri “İslâmiyetten hâriçmiş” hatta “din aleyhtarıymış” gibi gösterilerek siyasî çıkarlar uğruna insafsızca insanların İslâm dışına itilmelerine sebebiyet verildi. (Münâzarât, 82-83) 

Neticede “dünyevîleşen Müslümanlar” dini de dünyevîleştirdiler. Toplumu dünyevî menfaatlerinin zebunu haline getirerek mânen ve ahlâken felç ettiler. En ileri “İslâmcılar”ın hayıflanmasıyla, dinî değerleri siyasette suiistimalle siyasî İslâmcılarca İslâmcılık, masa (makam) ve kasaya (para) indirgendi!

Bu vahamette yıllar önce iktidara yakın yorumcuların yakınmasıyla, “Servet ve iktidar Müslümanları bozdu. Kaşığı belinde dolaşan birileri helâl - haram, rüşvet, torpil demediler. ‘Müslümanım’ diyenlerin serveti ve gücü, aklının ve imanının önüne geçince çok büyük bir savrulma yaşandı” diye yazıldı. (Abdurrahman Dilipak, Yeni Akit, 26.9.19)

İNSANLARI DİNDEN SOĞUTULUYOR!

Görünen o ki “dinî konuları” ortaya atmakla muhalefetin siyasî tepkisini halk nezdinde “din karşıtlığı” gibi gösteren, geçmişteki din ve dindarların aleyhinde dayatılan “laiklik” benzeri zihnî travmaları harekete geçiren, yeniden “dinci-dinsiz” kamp-laştırma kumpası kuruluyor.

Gittikçe eriyip dağılmakta olan partililerin yeniden Saray iktidarının, “tek adam rejimi”nin etrafında toparlanması oyunu ekrarlanıyor.

Toplumun ciddi bir ahlâkî erozyona uğradığı, uyuşturucu ticaretiyle kaçakçılığının yaygınlaşıp içki, kötü madde bağımlılığı, devlet eliyle oynatılan kumar, çeşitlendirilen şans-talih, toto-loto oyunlarının katlandığı vahamete bakmadan, her fırsatta “dinin siyasette istismarı”na tevessül ediliyor.

Özellikle gençlerin dinin aleyhine itildiği; İmam Hatiplerde bile namaz kılanların oranının düştüğü, deist-ateist olduğunu söyleyenlerin çoğaldığı ma-nevî yozlaşma ve ahlâkî dejenerasyonda fütursuzca “dinin dahilde (vatandaşlar arasında) menfî tarzda istimali”yle insanlar dinden soğutuluyor; en çok dine ve dindarlara zarar veriliyor.

Yazık, çok yazık…

Okunma Sayısı: 1331
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Avni Demirkazık

    18.03.2026 17:35:03

    Demek ki neymiş,dinin en büyük düşmanı dinin istismarıymış...

  • Hüseyin ilhan

    18.03.2026 01:03:38

    Muhterem yazarımız Latif agabeyimizin köşesinde Emwvi halifelerinden Ömer Ibni Abdülaziz RA.in halifeliği deki icraatlarından bahsediyordu. Merhumun halifeliginde mütevazilik,adalet için yaptıkları,kamu kaynaklarını kullanırken azami iktisadi edişi,kendisinden önceki idarecilerin haksızca gasp ettiği masumların mallarını iade,gönüllerini almadaki hassasiyeti vb. Birde bugün Alem-i Islamdaki idarecilerin rabbimizin emirlerini nasılsın cignediklerine,miri mallarını peşkeş ve israflarina şahidiz. Ülkemizin başındaki şahsın yarın huzuru ilahiye hesabının Çetin olacağı,bir değil bin değil milyarı San kez irtikap israk,adaleti engelleme,kul haklarını çiğnemeden dolayı hesap vermesi mümkün mü hayır. Cenab-i Hak CC'un alem-i İslama adil,dogru-durust ve helal-harama hassasiyetle yaklaşan idarecileri nasip etmesini niyaz ediyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı