"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şimdi de “tanzim satış”!

Cevher İLHAN
13 Şubat 2019, Çarşamba
Dünyada tarım ürünlerinde ve tahılda kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olan Türkiye’nin üretimden yoksun ithalata dayalı iflas eden yanlış tarım politikalarıyla enflasyondaki artışın gıda fiyatlarına yansımasına karşı mahalli seçimler öncesi garip saptırmalara başvuruluyor.

Her defasında bir “yeni düşman” icâd eden siyasi iktidarın “tanzim satış çadırları” kurdurması, birkaç sebzeyi sattırmasıyla özellikle sebze ve meyvede yüzde 100’lere varan pahalılığın hal esnafı ve halk pazarcılarına yüklenmesiyle yeni bir algı operasyonu yürütülüyor.

Cumhurbaşkanı, genel başkanı olduğu partisinin mitinglerinde, “Patlıcancılara, bibercilere, patatesçilere sesleniyorum, bir merminin fiyatını biliyor musunuz?” diye soruyor. (AA, 9.2.19)

BUĞDAYDAN SAMANA İTHALİN SONUCU

Tesbit şu ki, tıpkı yandaş AVM’lere inceleme öncesi geçici bir süre için etiketlerin üzerindeki rakamları düşürtüp “enflasyon sepeti”ne koyarak en az yüzde 40’lardaki enflasyonun yüzde 20’lerde gösterilmesi hilesi benzeri, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere bazı büyük şehirlerin meydanlarında çadırlarda ve minibüslerde kurulan “tanzim satışlar”la seçim sürecinde “fiyatların düştüğü” propaganda edilecek. 

O denli ki AKP iktidarında İsrail’le 30 Ocak 2009’da Davos’taki “one minute” çıkışından ve 31 Mayıs 2010’daki Mavi Marmara kanlı baskınından sonra İsrail’in yoğunlaşan zulmüne rağmen ilişkiler daha da derinleştirilmesine, İsrail’le istihbarat işbirliğine, tarım ve sulamadan telekomünikasyona, sulamadan tohumculuğa her türlü ekonomik mutâbakat zabıtlarına, savunma sanayii anlaşmalarına, silâh alımı ihâlelerine bakmadan, İskenderun ile Hayfa limanı arasında alây-ı vâlâ ile başlatılan ro ro seferlerine, resmi verilerle kat kat artan ticârete; yine İsrail’in Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) üyeliğini onaylanmasına, tek Müslüman üye olarak Türkiye’nin vetosunu kaldırmasıyla Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) alınmasına, Türkiye’nin “blokajını çekmesi”yle NATO üyeliğinin önün açılıp askerî tatbikatlara katılmasının sağlanmasına bakmadan, “iktidara ilişik medya”nın bazı aklıevvel yorumcuları, yüksünmeden “İsrail bol bol domates alıp çöpe döküyor, domates bulunmadığı için pahalanıyor” deme garabetini sergiliyorlar.

Özetle, AKP hükümetinin on yedinci yılında, üretim yetersizliğinden dolayı satışların kotalı olması, her bir vatandaşın bir sebzeden ve meyveden en fazla üç kilo alabilmesi için tanzim satış noktaları önünde uzayan ve ithal edilen “soğan ve domates kuyrukları” kuyrukları, buğdaydan samana, soğandan mercimeğe ithal eden durumuna düşüren akıbetsiz tarım politikaların sonucu.

ÇÂRE, YERLİ ÜRETİMİN DESTEKLENMESİ

Oysa ekonomistler, üretim olmadan “tanzim satış”ın yetersiz ve geçici bir önlem olduğunu, bir - iki liralık ucuzluğun yine KDV ve ÖTV benzeri vergilerle vatandaşa fatura edileceği ve süper marketlerle küçük esnafın yok edildiği süreçte bu kez “avm’leşen”, “süpermarketleşen” “tanzim satışlar”ın da ekleneceğini uyarıyorlar. 

Tarım ürünlerinde başta mazot ve elektrikte olmak üzere yüksek mâliyetlerin düşürülmesi, üretimin arttırılıp çeşitlendirilmesi, lojistik ve depolama tedbirlerinin alınması gerektiğini belirtiyorlar.

Silâh fabrikalarının, Silâhlı Kuvvetler için çok önemli olan ve şimdi değerinin 20 milyon dolar olduğu belirtilen tank-palet fabrikasının “özelleştirme” ile “işletme hakkını” devreden, doksan beş yıllık şeker fabrikalarını satan devletin hal-pazar / sebze-meyve sektörüne girmesi çelişkisinin başta pazarcı esnafı olmak üzere yeni mağdurlar meydana getireceğini bildiriyorlar.

Ekonominin düzelmesi, fiyatların normalleşmesi için ithalatın azaltılması, Sudan’dan tarım için arazi kiralamak yerine, çiftçinin desteklenmesi, yerli üretimin ve ihracatın arttırılması temel kuralıyla olur. Aksi halde, seçime kadar sırf kamuoyunda “fiyatlar düştü” havasını oluşturma manipülasyonunun akıbetsiz olduğunu, kâr marjının sürdürülebilir olmaması sebebiyle seçimden sonra yeniden fiyatların daha da yükseleceğini haber veriyorlar.

Görünen o ki “beka sorunu” saptırması bu kez “domates fiyatları” üzerinden yürütülüyor…

Okunma Sayısı: 2182
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı