Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Üyesi ve Onursal Başkanı Abdullah Yaman, emekliye ayrıldığını duyurarak, “İçimde kalan yegane ukde; nispeten daha da iyileşmiş bir Yargı düzeniyle vedalaşmış olmaktı. Ama olmadı” dedi.
İSTANBUL - NACİYE KAYNAK
Hâkimlikle 1987’de başlayan meslek hayatını 24 Ağustos’ta noktaladığını duyuran Yargıtay 11 Hukuk Dairesi Üyesi ve Onursal Başkanı Abdullah Yaman, sosyal medya hesabında yayınladığı “Veda” yazısında duruşunu özetledi. Yaman, yargı düzeninin ideal noktadan uzaklığının altını çizdi. Söz konusu veda yazısında, hâkim olarak mesleğe başlamadan önce, gerekebilir düşüncesiyle avukatlık ruhsatı ve noterlik belgesi de aldığını ifade eden Yaman, bu girişiminin gerekçesinin, hâkimlik mesleğini bağımsız ve tarafsız bir şekilde icra etmek olduğunu ifade etti.
“NİYET HALİS, İŞ DÜZGÜNSE RABBİM KORUYOR”
“Memleket şartları ve şahsi duruşum itibarıyla çok fazla sürmeyeceğine inandığım mesleki maceram hiç ummadığım bir şekilde Yargıtay üyeliği ve ardı sıra 11. Hukuk Daire başkanlığına kadar uzanmış oldu” cümlesiyle mesleğinde geldiği noktayı belirten Yaman, “Anlaşılan o ki, zahiren ne denli risk alırsanız alın, niyetiniz halis, işiniz düzgün ise Rabbim bir şekilde sizi koruyor; hırs ve beklentilere ram olmadan da bir yerlere getirebiliyormuş” dedi.
“TÜM MAKAMLAR BİRER YÜKTEN İBARET”
Sosyal medyada yazdıkları ve imza attığı bazı kararlarla zaman zaman eleştirilere hedef olan Yaman, “Esasen idrakine varanlar açısından tüm makamlar birer yükten ibarettir. Nefsi durduk yere imtihana tabi tutmaktır. Bu bakımdan bir şekilde gelmiş olduğum her mevkide “ne oldum” delisi olmadan meşru çerçevede vatandaşın hakkını hukukunu korumaya azami gayret sarf ettik” cümleleriyle dünyevi makamların birer imtihan unsuru olduğuna ve kendisinin bu konudaki hassasiyetine değindi.
“İÇİMDE KALAN UKDE”
Yaman, hâkimlikten Yargıtay Daire Başkanlığına giden şahsî kariyeri boyunca çeşitli konularda yaptığı eleştirileri “tarihe not düşülmesi gereken bir çok konuda tabulara akupunktur yaptık” şeklinde tarif ederken, veda yazısını şu ifadelerle noktaladı: “Hâkimlikten terhis olurken, içimde kalan yegane ukde; esasen hiçbir dönemde şahsiyetli bir duruş sergilemediğine inandığım ama nispeten daha da iyileşmiş bir Yargı düzeniyle vedalaşmış olmaktı. Ama olmadı, süreçte çok güzel binalarımız oldu, lakin içini dizayn edecek “adalet iç mimarlarına” ihtiyaç hissetmedik. Onu da bizden sonra gelecek nesillerin tamamlayacağı umuduyla, hukukun bir başka mecrasında buluşmak dileğiyle…”
Abdullah Yaman kimdir?
Abdullah Yaman, 1963’te Sivas’ın Gürün ilçesinde doğdu. Yıldızeli Pamukpınar Öğretmen Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazanan Yaman, 1986’da mezun olduktan sonra, askerliğini Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinde hâkim asteğmen olarak tamamladı.
İstanbul ve Gürün hâkim adayı olarak mesleğe başlayıp sırasıyla Konya Bozkır, Bingöl Genç, Mersin Anamur, İzmir Ödemiş ve Ankara Sincan hâkimlikleri görevlerinde bulunan ve son olarak 2006’dan itibaren yürüttüğü Sincan Ticaret Mahkemesi Başkanlığından 2011’de Yargıtay üyeliğine seçilen Yaman, evli ve iki çocuk babası.