“Gu guk, gu guk...” Bu benim selamlaşma şeklim. Sana kocaman bir “Merhaba!” diyorum. Ben, gecelerin sessiz kanatlısı, kocaman gözlü bir baykuşum. Haydi, gel sana kendimden biraz bahsedeyim!
Ben genellikle geceleri hareket eder, gündüzleri ise dinlenirim. Büyük başım, geniş kanatlarım ve güçlü ayaklarım vardır. Dünyanın Antarktika dışındaki pek çok yerinde yaşayabilirim. Ama beni sadece “geceleri uçan bir kuş” sanma! Sana anlatacak çok ilginç özelliklerim var.
Başımı nasıl çeviriyorum?
Başımı oldukça geniş bir açıyla çevirebildiğimi biliyor muydun? Bunun sebebi boynumdaki omurların yapısıdır. İnsanlarda boyun bölgesinde 7 omur bulunurken, baykuşlarda 14 omur bulunur. Bu özel yapı sayesinde çevremi daha rahat görebilirim.
Gözlerim fener gibi
Geceleri nasıl görebildiğimi merak ediyor musun? Gözlerimde bulunan özel yapı sayesinde çok az ışığı bile değerlendirebilirim. Bu yüzden karanlıkta diğer birçok canlıdan daha iyi görebilirim. Üstelik gözlerim oldukça büyük ve dikkat çekicidir. Fakat gözlerim yuvalarında sabit olduğu için etrafımı görmek istediğimde yine başımı çeviririm.
Kulaklarım çok hassas
Şimdi sıra gizli yeteneğimde. Geceleri ortalık sessizleşince işitme duyumdan çok iyi faydalanırım. Kulaklarım, sesin nereden geldiğini anlamama yardımcı olur. Hatta bazı baykuş türlerinde kulakların konumu, sesin yönünü belirlemeyi kolaylaştırır. Bu sayede karanlıkta bile çevremde olup bitenleri daha iyi anlayabilirim.
Önemli bir vazifem var
“Baykuşlar neden var?” diye hiç düşündün mü? Ben de diğer canlılar gibi tabiatın dengesinde önemli bir görev yaparım. Özellikle fare ve bazı kemirgenlerle beslenmem, onların sayılarının dengelenmesine katkı sağlar. Şimdilik benden bu kadar. Gece olunca belki bir ağacın dalında beni görürsün. Hoşça kal, küçük dostum.