"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mübareze vaziyeti

Hasan KOÇ
23 Ağustos 2026, Pazar
Tarihten bugüne Risale-i Nur’un faaliyetini durdurmak için perde altında veya perde üstünde yani gizli veya görünür bir hâlde birçok yol, yöntem denenmiş, çeşitli vasıtalar kullanılmış, farklı taktikler icraata konulmuştur.

Bunların benzerleri farklı dini hizmet tarzlarına da uygulanmıştır. Fakat Risale-i Nur mesleğini diğerlerinden ayıran temel husus müsbet hareketi benimsemesi, kimseye karşı maddi bir mübareze vaziyeti almamasıdır. “Mesleğimiz, müsbet hareket etmektir. Değil mübareze, belki başkaları düşünmeye de mesleğimiz müsaade etmiyor.”1 hakikati bunu göstermektedir. 

Risale-i Nur kapısının herkese açık olması için mübareze kapısı kapatılmıştır. “Mesleğimiz, sırr-ı ihlâsa dayanıp, hakaik-ı imaniye olduğu için, hayat-ı dünyaya, hayat-ı içtimaiyeye mecbur olmadan karışmamak ve rekabete, tarafgirliğe ve mübarezeye sevk eden hâlâttan tecerrüd etmeye, mesleğimiz itibarıyla mecburuz”2 

Umumun ihtiyacı olan iman hakikatleri biçare muhtaçlara mübarezenin getirmiş olduğu kavga ve mücadele vaziyeti içerisinde ulaştırılamaz. Öyle bir vaziyet hakikatlerden çekinmeye, uzak durmaya ve kaçınmaya sebep olur. Onun için Risale-i Nur’un cümleleri siyasetvâri ve mübarezekârâne değildir. Herkes ile konuşur, herkese hitap eder, herkese kendi içerinde yer verir. Kendisine müracaat eden kimseyi dairesinin haricinde bırakmaz. Dost olarak bile olsa kendi içerisine alır. Risale-i Nur imani şüpheleri izale eder, aşayişe dokunmaz, mübareze etmez, yalnız ihbar eder ve şahısları tayin etmez, ilmi hakikatleri külli bir surette beyan eder. 

Risale-i Nur’un hiçbir hakikati karşılıklı bir mübarezede siper olarak istimal edilemez. Onun hakikatleri ile başkası tokatlanmaya çalışılmaz. Bu sebeple kendi başına gelecek darbeler Risale-i Nur’a çevrilmez. Risale-i Nur’u mübarezeden uzak tutarak nurları kendi nefsi için değil sadece nur olduğu için sevdiğini gösterir. “Risale-i Nur şakirdleri, tam bîtarafâne kalmak için siyaseti ve maddi mübarezeyi tam bırakmak ve hiç karışmamak lazım gelmiş.”3 hakikati bunu göstermektedir. 

Yanlış anlaşılmasın Risale-i Nur’un siyasi ve içtimai vazifesi yok mudur? Elbette vardır. Burada kastedilen siyasi bir tarafgirliğe kapılarak, maddi bir mübarezenin içerisine düşüp, karşılıklı kavgaya tutuşma hâlidir. Böyle bir vaziyet Risale-i Nur’un bâki gayesi, ulvi hedefleri ve nurani amaçları ile bağdaşmamaktadır. 

Dipnot:

1. Kastamonu Lhk. Syf  251.

 2. Tarihçe-i Hayat Syf 327.

3. Şualar Syf 392.

Okunma Sayısı: 144
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı

    En Çok Okunanlar