"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ekmek için hürriyet ve hukuk feda edilince...

Kâzım GÜLEÇYÜZ
27 Ekim 2020, Salı
Toplum olarak, dönüp dolaşıp hep aynı noktaya geliyor ve bir kez daha “Ekmek mi, hürriyet mi?“ ikileminde debelenmeye devam ediyoruz.

Çıkış yolu ise Üstad Bediüzzaman’ın “Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” sözüyle dile getirdiği duruş ve yaklaşımda.

Tarihî tecrübeler de aynı şeyi gösteriyor.

Ekmek için hürriyetten vazgeçenler, ekmekten de oluyorlar. Onun için, her halükârda hürriyet öncelikli vazgeçilmezimiz olmalı.

Türkiye’nin geldiği noktada ekonominin durumu, bu gerçeğin yeni bir ispat ve teyidi.

Ülke, tek adam rejimi ve tahripkâr etkileri hâlâ devam etmekte olan hukuksuz OHAL süreciyle demokrasiden uzaklaştıkça ekonomi de kötüye gitti. Hak ve özgürlüklerin kısıtlanması ve hukuk güvenliğinin ortadan kalkması, sağlıklı gelişebilmesi en çok bunlara bağlı olan ekonomiyi de sekteye uğrattı.

İnsanların sorgusuz sualsiz, neyle suçlandıklarını dahi bilmeden ve savunmaları da alınmadan bütün kazanılmış hakları gasp edilip işten çıkarılarak çoluk çocuklarıyla birlikte açlık ve sefalete mahkûm edildiği; yılların emeğiyle kurdukları işyerlerinin ve bütün varlıklarının ellerinden alındığı; çalışma ve teşebbüs özgürlükleri ile mülkiyet hakları başta olmak üzere en temel haklarının çiğnendiği bir yerde ekonominin gelişmesi mümkün mü?

Kim böyle bir yerde yatırım yapabilir?

Demokrasi ve hukuktan uzaklaşılmasına paralel olarak artan baskı, dayatma ve yıldırma politikalarının, eşzamanlı olarak yürütülen algı operasyonları eşliğinde tırmandırılmasıyla toplumda meydana getirilen korku havası, bu hukuksuzlar karşısında suskun bir tavrı da netice verdi. İnsanlar “Aman benim başıma da birşey gelmesin” endişesiyle seslerini çıkaramaz hale geldiler. Hatırı sayılır bir kesim de hukuksuz uygulamaların mağdur ettiklerine “Bir suçları var ki devlet bunları yapıyor” mantığının aldatıcı duyarsızlığı ile yaklaştı. Ve bunların çoğu işin ucu kendisine dayandığında uyandı, ama artık çok geçti.

Sonuçta bir defa daha görüldü ki, ekmek için demokrasi ve hukuktan vazgeçilmesi, ekmeği de kaybettiriyor. Hukuksuzlukların yol açtığı yürek yakıcı mağduriyetler karşısında sergilenen duyarsızlığın bedeli, cepleri yakan ağır ekonomik daralmalarla da ödeniyor.

Şu anda bu aşamaya gelmiş bulunuyoruz.

Okunma Sayısı: 3717
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir

    27.10.2020 18:06:32

    Ekmeğe bile muhtaç hale getirildi halk.Milletle alay eder gibi kalkıp, "askıda ekmek var,siz de ekmek alın ve bu kampanyaya destek olun" mealinde ifadeler kullanıyor,iktidar ortağı.Tabi ekmek için hürriyetten vazgeçenler,ekmeğinden de oldu ve yazıkki çetin süreç başlamış oldu.Biz dolara bakmıyoruz ve dolarla mı maaş alıyorsunuz diyen bir bakan ve "eve ekmek götüremiyoruz" diyen halkın gözünün içine baka baka;"keyif çayı için" diyen bir başkan.Olmaz böyle şey.Sayın başkan ve sayın bakan;lütfen artık sergilemekte olduğunuz tavrı bi gözden geçirin.Halk perişan hâlde.İnsanlar kiloyla aldıklarını,şimdi taneyle alıyorlar.Lütfen başta ekonomi olmak üzere,diğer tüm alanlarda iyileştirmeler yapın.Aksi takdirde,gidişat çok vahim;haberiniz olsun.

  • i güngör

    27.10.2020 07:46:19

    Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” sözüyle dile getirdiği duruş ve yaklaşımda. Ülkenin ve insanımızın gerçek talep ve ihtiyacını bir gazeteci dindar ve duyarlı insan yaklaşımıyla ifade etmeniz mü mince ve risalesi nur çizgisiyle hassasiyetiyle. Kaleminize kudret idrakinize selamet diliyorum. Mumin sorunun başörtüsünden çok daha önemli. Ve ileri olduğunu. Ne zaman anlar

  • Oğuz Yiğiter

    27.10.2020 04:42:15

    Elhak, manzara tam da budur. "Ekmek partisini tutuyorum abi" yaklaşımıyla, kendini güya tarafsız gösterme uyanıklığıyla, güçlüden yana olmak karakter zaafiyetini, kamufle etmeye çalışan avamca bir bir şark kurnazlığının gelip dayandığı yer, elbette, ekmeğinden de olmayı netice verecektir. Zira bu tutum ; sâfî tevhid inancını da zedeleyen aşırı hırs ve esbabperestlik hastalıklarıyla malûl sakat bir akide olduğu için, bu zillet hali kadere, biz bu cezaya müstehakız fetvasını verdirmeyi netice vermiştir. Hasis menfaati için, sağlam bir imanın hassası olan hürriyetinden vaz geçen insanın geleceği yer burasıdır...

  • Mehmet

    27.10.2020 03:49:14

    Mazlumun Ahının duyulmazdan geldiğinin neticesidir bu durum.Mesele Arş a varma sürecini tamamlamıştır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı