"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Herşey O’na dönüyor

Mehtap Yıldırım Yükselten
20 Aralık 2018, Perşembe 01:45
Atomlardan büyük yıldızlara kadar her şeyin dönmesi, sürekli bir yeniliği ve tazelenmeyi beraberinde getiriyor.

Bu dönüşlerle başkalaşım ve değişim gerçekleşiyor. Dünyanın kendi etrafında dönmesiyle gece-gündüz, güneşin etrafında dönmesiyle mevsimler meydana geliyor. Tohumlar fidana, fidanlar ağaca, ağaçlar ormana dönerken, ormanlar da yeşile, kızıla, sarıya dönüyor. Bazen de beyaz örtüsüne bürünüyor. Halden hale geçişler ve dönüşümler yaşanıyor.

İnsan kâinattaki her şeyle alâkadar olduğu için bu değişimler bizi doğrudan etkiliyor. Zaten kâinatın küçük bir özeti, numunesi olması cihetiyle insan da değişiyor. Bebeklikten çocukluğa, çocukluktan gençliğe ve ihtiyarlığa dönüşüyor. Hayatın devamı için dönüşüm ve değişim şarttır diyebiliriz. Zira insanın bu dünyadaki görevi bu değişim içinde taallüm ve tekâmül etmektir. İnsan kabiliyet ve maneviyât yönünden de sürekli daha iyiye, daha güzele dönmeye müsaittir ve meyillidir. Her şey dönüyor… Ve zaman da dönüyor, mekân da. Saniyeler, dakikalar, saatler dönüyor. Bahar dönüp dolaşıp yine geliyor. Kışın solan çiçeklerin yerine her baharda yeniden yenileri geliyor. Sonra aylar yıllara, yıllar asırlara dönüyor. Yarınlar bugün, bugünler dün oluyor.

Peki, bu dönüşümlerin mânâsı nedir, nereye bu dönüşler? 

Kur’ân-ı Kerîm’de birçok sûrede ısrarla “O’na döndürüleceksiniz” ifadesi yer alır. Bunlardan bazıları; “Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah’ı nasıl inkâr ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda O’na döndürüleceksiniz.”1 De ki: “Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resûlü de, mü’minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah’ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir.”2 Demek ki bu dönüşlerin hepsi O’nadır. Her şey bize adeta “Dönüş O’nadır” âyetlerinin tefsirini yapıyor. Her şey O’na gidiyor, yok olmuyor. Biz de bir Mevlevî gibi O’nun dairesinde dönerken, O’na dönüyoruz.

Biz O’nun mülkünün dışında bir yere gidemiyoruz, O’nun halkasından dışarı çıkamıyoruz. Hep O’na doğru dönüyoruz. Nasıl ki dünyamız bir an dönmeyi bıraksa büyük felâketlere yol açarsa, insan da Allah’a yönelişini, O’na dönüşünü bir an aksatsa çok büyük mânevî rahatsızlıklar yaşamasına, depresyon ve travmalar geçirmesine sebep oluyor. Üstelik kâinattaki her şey O’na doğru dönerken, insanın dönüşünü aksatması onu o büyük cemaatin halkasından geri bırakıyor. Sanki kervanın gerisinde kalmış, yolunu kaybetmiş gibi bir başına kalmasına sebep oluyor.

Yüzümüz ancak Kâbe’ye dönünce huzur buluyor. Başımız ancak secdeye deyince rahat ediyor. O’na doğru dönenin dünyası da Cennete dönüyor. O’na dönen yüzler nur’a dönüyor. Zira dönülecek ne başka bir yön, ne de gidilecek bir yer vardır. Yersiz ve yönsüz kalmak istemiyorsak, O’na dönelim, O’na yönelelim.

Dipnotlar:

1- Bakara Sûresi: 28. 2- Tevbe Sûresi: 105.

Okunma Sayısı: 1125
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı