"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dindarlığımız ne âlemde?

Mikail YAPRAK
17 Eylül 2020, Perşembe
Öteden beri hükümet yanlısı olan bir profesör bile, gelinen noktada dindarlığın izzetinin zarar gördüğünü söylüyor.

Diyor ki:

“Dindarlığın izzeti  zarar gördü. Dindarlığın eminlik vasfı, güvenilirlik vasfı zarar gördü. Nasıl zarar gördü? 

“Dindar diye bilinen insanlara bakıyoruz toplumda, yalanı rahat söyleyebiliyor. 

“Meselâ, belediyede muhasebecilik yaparken, belediyeden ayrıla- biliyor, dindar bir insan. Bir şirket kuruyor, bakıyorsunuz 3 milyon TL’lik yat alıyor. Belediyede memurken şirket kurup bunu yapıyorsan, bu parayı sen normal yollardan kazanmıyorsun. “Bunun örnekleri çok arttı Türkiye’de. 

“Dindarlık demek ki, rüşvet ve hileyle bir arada bulunabiliyormuş. Bakıyorsunuz aynı zamanda nama- zını da kılan bir insan. 

Dinin iki boyutu var, bir zarf gibi. İbadet kısmı var. Portakalın kabuk kısmı ayrı, öz kısmı ayrı. Kabuk kısmı olmayınca portakal hızla bozulur, ama içi yoksa da önemi yoktur. Dindarlıkta da böyle şekil kısmı var. Ritüeller var. Bu dindarlık var, devam ediyor, ama özü yok. Böyle bir dindarlıkla biz karşı karşıyayız. Şeklen devam ediyor, ama özü yok.”

Nuredddin Yıldız Hoca da sadece başörtüsü argümanıyla bile, hal-i pürmelalimizi çok veciz ifade ederek diyor ki:

“Tam başörtüsü özgürlüğünü kazandık derken, örtünün altındaki başları kaybettik.”

Ya peki Yeditepe Üniversitesi ile MAK Araştırma Şirketi’nin birlikte yaptıkları araştırma sonuçları? Bu sonuçlara göre, hem de din diye diye meydanları inletenlerin döneminde manevî ve ahlakî erozyonun boyutlarını ne siz sorun ne de biz söyleyelim..

Evet, okuyanından okumaya-nına, âliminden cahiline herkesçe malûmdur ki, dindarlık güzel ahlâktır. Hak, hukuk ve adaleti gözetmektir. Kul hakkı yememektir. Zulüm yapmamaktır.

Dindarlık, Allah korkusu ile günahtan kaçmaktır ki, buna takva denir.

Sünnet-i Seniyyeyi lâyıkıyla yaşa yan insan; oturmasından kalkma- sına, yemesinden içmesine, nama- zından orucuna kadar her ame- linde Allah’ın rızasını gözetir. Dünyevî işlerinde de dürüstlükten, doğruluktan ayrılmaz.

Dindarlık sırat-ı müstakim yolunda gitmektir ki, ifrata ve tefrite sapmadan dosdoğru olmaktır. Bu yüzden Efendimiz (asm) “Sûre-i Hud beni ihtiyarlattı” demiştir. 

İnsan, camiiyete mazhar olması itibariyle kâinatla alâkadardır. Dolayısıyla insanın şahsî ve içtimaî hayatında Şeriat-ı Ahmediye’yi (asm) kendine düstur etmesiyle ve hatta şüpheli olan fiillerden de kaçınmasyla bu vasfa ulaşır. 

“Evvelâ: Dindar bir adam, din muhabbeti için, “Hak böyledir, hakikat budur. Allah’ın emri böyledir” der. Yoksa, Allah’ı kendi keyfine konuşturmaz. Hadsiz derece haddin- den tecavüz edip, Allah’ın taklidini yapıp, O’nun yerinde (hâşa) ko- nuşmaz. ‘Femen ezlemu mimmen kezebe alallah’ düsturundan titrer.” Yani: Allah adına yalan söyleyenden daha zalim kim vardır?  (Zümer Sûresi, 39:32.)  1

Üstad Said Nursî’nin, ‘dindar Demokratlar’ ifadesinden anlıyoruz ki, siyaseten dindarlık; dini siyasete alet etmeden, dinin emirlerinin hayata geçirilmesine fırsat tanımak, din ve vicdan hürriyetini temin etmektir. Yani şekilde, sözde ve şahsî değil, umumun menfaatine icraatte dindarlık! 

Dipnot:

1- Bkz. Mektûbat, Yirmi Altıncı Mektup

Okunma Sayısı: 1216
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir

    17.9.2020 21:41:53

    Çok değerli Mikail ağabeyim.Yazınızla ilgili acizane yaptığım yorum,(teknik bir sorundan dolayı olacak sanıyorum),eksik gelmiş.Affınıza sığınıyorum.Hakkınızı helal edin lütfen.

  • mustafa

    17.9.2020 20:05:19

    Risalei nur eksenli çok isabetli ve istikametli bir makale .. Çok okumasına rağmen bu gerçeği anlayamayan safdil sayısıda bir hayli fazla...

  • Abdulkadir

    17.9.2020 18:02:29

    Hâsılı kelâm;tam dindar ve muttakî olmayan insanlara itimad edip,inanmamak lâzım hatta elzemdir.Bu konuda çok ama çok dikkatli olmak zorundayız.

  • sefer hoca

    17.9.2020 13:36:13

    dindarlık yerlerde sürünüyor abi

  • Oğuz Yiğiter

    17.9.2020 04:25:49

    Final paragrafı, hem bugünki manşetimizin güzel tefsiri olmuş, hem de, siyâsî açıdan dindarlığın doğru tanımını yapmış. Yani, din ve vicdan hürriyetinin önündeki engelleri kaldır, herkes inancını yaşamakta şâhâne serbest olsun. Gerisini millete bırak.Yoksa başına takke koyup aşr-i şerif okumak, yada şehit cenazesinin tabutuna dirseğini dayayıp, vaaz vermek olmasa gerek. Tebrikler dualar...

  • Emrullah

    17.9.2020 03:53:20

    Allah razı olsun. Tek odaklanmamız gereken husususa temas etmişsiniz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı