Amerika ve İsrail’in komşumuz İran’a saldırması umumî anlamda insanlığın tepkisini çekti. Saldıran ülkeler kendilerine göre bahaneler üretse de, bu bahanelere muhtemelen kendileri de inanmadı ve inanmıyor.
Nitekim Amerika’da yapılan anketlerde bile ABD vatandaşları, kendi ülkelerinin saldırganlığına destek vermekten uzak duruyorlar. İlgili haberde şöyle denilmiş: “Associated Press (AP) ile NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezinin yaptığı anket kapsamında, 19-23 Mart tarihlerinde 1150 yetişkine ABD’nin İran politikasına yönelik sorular soruldu. Ankette, ABD’lilerin yaklaşık yüzde 59’unun, Washington’ın İran’a yönelik saldırılarının “aşırı” olduğunu düşündüğü ortaya konuldu.” (trthaber.com, 25 Mart 2026)
Rüzgârın “saldırgan ülkeler” aleyhine döndüğünün bir delili de Avrupa’dan yükselen itiraz sesleridir. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, dolaylı olarak savaşı ve saldırganlığı eleştirirken; uluslararası hukukun ihlâllerinin kabul edilemeyeceğini belirtmiş ve Avrupa’nın kurallara dayalı düzeni savunması gerekliliğine dikkat çekmiş. “Uluslararası hukuk ihlalleri hiçbir yerde kabul edilmemelidir” diyen Costa, Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, AB’nin çok taraflılık, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletleri (BM) destekleyen “çok kutupluluk ağının” itici güçlerinden biri haline gelmesi gerektiğini de hatırlatmış. “Mevcut jeopolitik ortam, rekabet gücünü artırma gündemimiz için katalizör görevi görüyor ancak aynı zamanda değerlerimizi de sınıyor” ifadesini kullanan Costa, “İstikrarsız bir dünyada hareket etme kapasitemizi sağlamak için kararlı adımlar atacağız” şeklinde konuşmuş. (AA, 25 Mart 2026)
Yaşanan hadiseler gösteriyor ki içeride ve dışarıda huzur ve sükûnun sağlanabilmesi için “kurallar”ı savunmak icap ediyor. Kural tanımayan ülke liderliğini İsrail yapsa da, ona her türlü desteği veren Amerika da bu noktada eksi puan almıştır. Amerika’nın şimdiki idarecilerinin “kanun, nizam ve kural tanımadığını” hemen her gün ve hadisede ortaya çıkıyor. Bu bakımdan Avrupa ülkeleri adına konuşan idarecilerin “kurallar”ı hatırlatması önemlidir. İnsanlığın ortak aklıyla kabul edilen “kurallar” uygulanmış olsa zalim İsrail, Gazze’yi bu hale getirebilir miydi? Birleşmiş Milletler’in bunca kararına rağmen “kural va kanun tanımayan” İsrail, Amerika’dan aldığı destekle zulmü, haksızlığa ve keyfiliğe devam ediyor.
Yıllardan beri kural tanımayan İsrail’e ses çıkarmayan Avrupa ve Amerika, şimdi bu “kural tanımazlığın” ağır bedelini ödeyenlerin başında yer alıyor. Avrupa başta olmak üzere “hür dünya ve hür insanlar” kuralsızlığı daha yüksek sesle reddederse büyük ihtimalle İsrail ve ona destek olan Amerika da yola gelmek mecburiyetinde kalacak.
Bugün için uzak ihtimal gibi görülen bu hedefe “vicdanlı insanların” gayretiyle ulaşılacak inşallah.