1. Düşmanın def’edilmesi, menfaatin çekilmesinde demirin rolü
“Bu ayette hem def-i a’dâya, hem celb-i menafie medar iki nimet beyan ediyor,” diye risale metninde de ifade edildiği üzere; demirin, insanın hayatına girdiği vakitten itibaren düşmanın uzaklaştırılması ve ihtiyaçların karşılanması gibi temel iki fonksiyonuna dikkat çekilir.
İlk çağlar, taş çağı ve maden çağı diye ikiye ayrılırken maden çağı da bakır, tunç ve demir çağı olarak sıralanır.
İlk insanların, menfaatlerinin temini, düşmanın def’i konusunda taşı kullanmasının ardından süren gelişme ve keşiflerle maden dönemine geçilir. Demirin bulunması ise bütün ihtiyaçların karşılanmasına temel olur.
2. Kur’ân’dan önce insanlığın demir ihtiyacı karşılanıyordu
“Nüzûl-u Kur’ân’dan evvel demirle ehemmiyetli menafi-i beşeriye temin edildiği görülmüş,” yani insanların demir ihtiyacı, Kur’ân inmeden önce karşılanıyordu, ifadesi malûmun ifadesidir. Bazen, malûmu ifade ile merama dikkat çekmek, tesbitte bulunmak gerekiyor. Ama biz yine de ‘Bediüzzaman, bu ifadesi ile ne demek istemiş olabilir?’, diye sormak isteriz.
3. Gelecekte demir çok daha mühim işlerde kullanılacak
Geçmiş tarihlerde demirden çok büyük istifadeler sağlanmıştır. Ancak gelecekte ondan çok daha fazla istifade edilecektir. İnsanlık demiri henüz tam olarak keşfetmemiştir. Gelecek, demir madeninin saltanatını görecektir. Onu en iyi değerlendiren, büyük işlere imza atacaktır. Büyük medeniyetler onunla kurulacak, güç onunla elde edilecek, milletlerin üstünlüğü onunla sağlanacaktır.1
Ve istikbal, demirin saltanat asrı olacaktır.
Risale metninde de ifade edildiği gibi demirin geleceği hakkında; dünya, emrinde çalışacak, âdeta kendine bağlı ve hizmetçi edecek bir duruma gelecektir. Demirden mamûl kara, deniz ve havadaki bütün ulaşım araçlarıyla insanın hizmetinde, savunmada da düşmanların def’inde demir madeni bilinen ve görünenlerin ötesinde büyük işlerde kullanılacak.
Yazılım programlarının yazılmasında kullanılan bugün için bilgisayarlar, ama yarınlarda kim bilir hangi teknik araçlar çıkacaksa hemen hepsinin temeli demire dayanır.
Her neye elimizi uzatırsak uzatalım, illa ki demir ya da demirden mamûl bir madde ile karşılaşmak kaçınılmaz durumdadır. Mesele bu değil, asıl konu ve işaret edilmek istenen ise çok daha mühim işlerde demirin kullanılacağıdır. Bunu da gelişmelerle yaşayacağız.
4. Demirin kullanımında kuvvet ve şiddet dengesi
“Mevtâlûd bir harika kuvveti gösterdiğini ifade için “fîhi be’sün şedîdün” (onda kuvvet ve şiddet vardır.)2 kelimesiyle, ihbar-ı gaybî nev’inden bir lem’a-i’câz”, ifadesinde demirin kullanımı hakkında istikbale ve istikamete dâvet var.
Mevtâlûd bir harika kuvvet, ifadesinden ölüm gibi harika kuvveti ortaya çıkaran bir alet anlamı çıkarılabilir. Böyle olunca da insanların ölümünü netice verecek şekilde demirden mamûl silahların yapımı ve kullanımıyla ölüm hakikatinin ortaya çıkmasına sebep olur.
Silah, netice itibariyle öldürür, bu da silahın öldürücü kuvvet ve şiddetini ifade eder.
Ölüm harika bir kuvvettir
Ölümün harika bir kuvvet olarak burada zikri çok ilginçtir. Ölümün kuvveti, harika oluşu, metinde doğrudan işlenen bir mevzu değil ama dolaylı temas edilen bir meseledir.
Ölüm, hayattan ziyade bir hakikat olduğu gibi, tesiri noktasından da daha çok kuvvetlidir.
Ölüm karşısında, nice yola gelmezler, yola geliyor, teslim oluyor.
Seneca’nın şu sözü aynı hakikati başka cepheden ifade eder:
“Ey hayat senin bu kadar önemli tutulman ölüm sayesindedir.”3
Bernard Shaw: “Yeryüzünde hüküm süren kuvvet, hayat kuvveti değil, ölüm kuvvetidir,4 der
Yukarıdaki satırlarda da ifade edildiği gibi burada mevzu bizatihi ölümün kendisi değil, demirin mevtâlûd (ölüm gibi) bir harika kuvvetin gösterilmesine, ortaya çıkmasına vesile olmasına dikkati çekmek ister.
Dipnotlar:
1- Ali Sarıkaya, https://www.saidnursi.de/demir-madeni/
2- Hadid, 57/25
3- https://www.sozkimin.com/ey-hayat-seni-bu-kadar-onemli-tutulman-olum-sayesi-s25329.html
4- https://www.guzelimsozler.com/bernard-shaw-yeryuzunde-hukum-suren-kuvvet-hayat-kuvveti-degil-olum-kuvvetidir-7192.html