"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Emanet

Muzaffer KARAHİSAR
28 Mayıs 2019, Salı 01:26
Sabahın alaca karanlığında yol hazırlıklarının telaşı vardı.

Eski evden gerekli olan eşyaları toplarken ortalık aydınlanmaya başladı. Kasabada ara sıra horozlar ötüyordu. Yola çıktıklarında sokaklarda kimsecikler görünmüyordu. Elif, arabanın arka koltuğuna babaannesinin yanı oturdu. Sabah mahmurluğunda ikisi de düşünceli ve tedirgindi. Ara sıra Elif’in sesi duyuluyordu: “Baba biraz yavaş!.. Çok hızlı gidiyorsun.” Babası, sustu. Yol boyunca da hiç konuşmadı.

Güneş ışıkları ortalığı aydınlatmaya başlamıştı. Hayli sessizlikten sonra, arabada yaşlı kadının bitkin ve kısık sesi duyuldu. Elif Kızım, dedi yaşlı kadın. Buyur babaanne, diye elini tuttu, ikisi birbirine yaslandılar. 

Kızım yola çıkarken eşyalarımı, kıyafetlerimi toparlayıp valize yerleştirdin ya! İşte dünyalıklarımın hepsi o kadar… Almadıkların, görmediklerin kaldı oralarda da. Evimin raflarında kalaylı kaplarım, asırlık eşyalar, Dedenden kalan malzemeler… Ön tarafında sundurmada yeni açmış çiçeklerim vardı. Her gün yemlediğim kuşlar, güvercinler…  Emeklerim, alın terim, hayatım ve hatıralarım kaldı, o evde.

Hani senin eskimiş diye almadığın seccade var ya… Onu yıllar önce kendim özenerek dokumuştum. Yeniyken renkleri, desenleri çok canlıydı. Ben gibi, o da soldu. Ne zaman ruhum sıkılsa, hüzünlensem onda alnımı secdeye koyunca huzur bulurdum. Manevi bir dergâh gibiydi. Üstünde Rabbimin huzuruna yönelince bütün sıkıntılar giderdi. O seccadenin çok hatırası var bende. Üzerine damlamış çok gözyaşlarım, dualarım, nidalarım, zikirlerim vardı.    

Elif, baban çok küçüktü. Irgat zamanında zehirli böcek sokmuştu. Vücudu kütük gibi şişmişti. Dedenle gece vakti at arabası ile doktora götürmüştük. Ödünç para bulamayınca küpelerimi, yüksüğümü satıp vermiştik, doktora. Çocuğumu kurtar, Allah’ım diye yalvarıp dua etmiştim. Sonra iyileşti.

Yıllar böyle geçti. Deden rahmetli olalı on sene oldu. Dün gibi. Gurbet, ayrılık, yalnızlık, ihtiyarlık derken yolun sonuna yaklaştık… Deden öfkeli bir insandı. Aniden saman alevi gibi parlar, sonra nadim olurdu…

Çok vefalıydı merhum. Vefatından önce bana, al şu emanetini! dedi. Ölümlük dirimlik mendil çıkını uzattı. İşlemeli eski, ufak, uçları bağlı bir mendil. Askere giderken ben vermişim. Hep yanımda durdu, seni hatırlamak, unutmamak için, dedi… Yıllarca taşımış o küçük mendili.

Yaşlı kadın, Elif kızım dedi. O gittikten sonra, benim dünyalık hiçbir şeyde gözüm kalmadı. O mendili hiç açmadım! Sen adımı taşıyorsun. Cebimdeki o tütün kokulu emaneti şimdi, sana veriyorum, dedi. Çıkarıp torununa uzattı…

Babaannesinden süzülen bir damla gözyaşı, Elif’in eline düştü. Elif, çok duygulandı, ağladı, belli etmeden. Babaannesinin buruşmuş, nasırlı elini daha bir sevgiyle okşadı. Canımsın benim, dedi. Sen ne istersen yaparım, gül gibi bakarım, dedi. Ellerin soğuyor, yoksa üşüyor musun? dedi. Her zaman, üşümeye alamet değildir! dedi, yaşlı kadın… 

Şehre girince araba başka tarafa yöneldi. Elif, baba eve gitmiyor muyuz, dedi? Babası hiç alındırış etmedi. Elif, şaşkınlıkla etrafına bakınıyordu! Onları götüren araba büyük bir binanın önünde durdu. Kapının üstündeki “Huzurevi” yazısını gördü, Elif… Sonra yaşlı kadın! 

Yorgun dünya bir işaret, bir harf, bir ışık gibi bir nokta kadar küçüldü, eridi, kayboldu. Yıldızlara uzanan emeller, ümitler yapraklar gibi savruldu. Gök kubbeyi karabulutlar kaplamıştı. Zaman, hayat, bir yudum nefeste düğümlenip durmuştu. Susmuştu tabiat, sükunete ermişti her şey…

Okunma Sayısı: 1050
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmed k.

    29.5.2019 10:10:14

    Evet ... Aldanmakta fayda yok gözümüzü kapamakla bizi burada durdurmazlar... Dünya hayatı bir yolculuk ve herşey oyalanmadan ibaret mübareke kadının dünyada yeni belkı de son durağı Huzurevi ... Mevlam dünya yolunda hayırlı insanlar la karşılaştırsın.

  • said

    28.5.2019 10:22:22

    Her şey nasıl sükunete erdi? Yaşlı kadın ne oldu. O an öldü mü yok.... Çok düşündürücü....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı