"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Robot resmimi dağıtmışlar

02 Haziran 2019, Pazar 01:27
Hepinize merhaba ve bayramınız mübarek olsun çok saygıdeğer Pazarola okurları.

Her bayram olduğu gibi bu bayram da bütün Sivaslılar memlekete döndüğü için İstanbul bomboş kaldı. Ben kendim de bir Sivaslıyım, ama gördüğünüz gibi bayramlarda memlekete dönenlerden değil. Daha çok boş İstanbul’un tadını çıkartanlarından. Gerçi ben de Ramazan için memlekete döndüm bir yerde. Bu Bayram benim için diğer bayramlardan çok daha kıymetli bu yüzden. Çünkü ailemi, bir arada olmanın güzelliğini, sınırsızca yemek yiyebilmeyi çok özledim. Harçlık meselesine hiç girmiyorum bile fark ettiyseniz çünkü artık bizden geçti. Her neyse, burada duygusallaşıp ağlamaya gerek yok şimdi, 82 milyon Türkiyelinin ve 16 milyon İstanbullunun Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. 

MÜGE ANLI’DAN ŞÜPHELENDİLER

Son birkaç gündür yine Müge Anlı batağına düşmüş durumdayım. Beni uzun zamandır takip edenler bilir, eski bir Müge Anlı fanıyımdır. Çekya’da bile izliyordum zaman zaman. Ama şu sıralar özellikle takip ettiğim bir olay var. Çok ilginç bir şekilde bir türlü çözülemiyor ve herkes herkesten şüpheleniyor. Hatta bir noktada şüpheliler Müge Anlı’dan bile şüphelendiler. Demek ki bu yüzden şüpheli deniyor bu insanlara. Çok fazla şüpheye sahipler. Olay başta kayıp dâvâsıydı. Benim şüphelim “Eğer şöyle şöyle olmuşsa bunu yapan kişinin parmak izi bulunur mu” minvalinde bir soru sormuş Jandarmalara. E tabi Müge bu durur mu, yapıştırdı cevabı. “Neden böyle bir soru soruyorsun ki, kayıp arıyoruz, çocuğa ne olduğu meçhul” gibilerinden. Şüpheli de şey dedi, sıkı durun, “Asıl sizin aklınıza nasıl gelmiyor bu soru, Müge Anlı olmuşsunuz, ama bunu düşünemiyor musunuz?” Müge çıldırdı tabi ki. Çünkü nasıl çıldırmasın? 

AYAKKABI MESELESİ

Mesele şu, durduk yere insan neden kimsenin aklına gelmeyen bir soru sorar ki? Eğer o işi kendi yaptıysa sorar. Meselâ ben küçükken bir apartman dolusu ayakkabıyı akşam kapıların önlerinden toplayıp uçurumdan aşağı atmıştım. Neden diye sormayın, attım işte. Sonra jandarmalar geldi, insanlar ayakkabılarını bulamayınca şikayet etmiş haliyle. Herkes bir şekilde olayı çözmeye çalışırken ben aileme “Ayakkabıları atan çocuğa ne yaparlar?” diye sormuştum. Allah’tan o zamanlar çok konuşuyorum diye kimse ne dediğime önem vermiyordu da bir hafta yakalanmadan idare ettim durumu. Sonra ortaya görgü şahitleri çıkınca teslim olmak zorunda kalmıştım. Ama olay anında ben bu soruyu sorduğumda bana “Neden sordun ki şimdi bunu” deseler, “Mağduriyetinize sebep olduğumu gizlemek için sormak zorundaydım” diyebilirdim. 

1.10 BOYUMLA...

İnsan bir kere bir suça bulaşmaya görsün. Devamı öyle bir geliyor ki, yalnızca hırsız değil üzerine bir de yalancı oluveriyorsunuz. Gerçi benimki hırsızlık sayılmaz, sonuçta sabah olunca herkes ayakkabılarını evin etrafında buldu, çünkü 1.10 boyumla ancak o kadar uzaklara atabilmişim. Ben cezamı o yaz boyunca evden çıkamayarak çektiğimi düşünüyorum. Çünkü Annem “Robot resmini tüm Türkiye’ye dağıtmışlar, dışarı çıktığın an yakalanırsın” diye beni korkutuyordu. Hatta dışarıda rast geldiğimiz polislere “Bak bak amcası burada!” diye beni gösteriyordu. Hayatı ortalığı karıştırmak ve problem çıkartmak olan bir Çedile için sokağa çıkamamak en büyük cezaydı. Ve ben de dersimi alıp ondan sonra çok uslu bir çocuk… olmadım. Ama en azından artık tüm dürüstlüğümle karşınızdayım. Haftaya görüşmek dileğiyle, esen kalın! 

Okunma Sayısı: 335
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı