"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bizler uzun bir seferdeyiz

Risale-i Nur'dan
22 Aralık 2019, Pazar
İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

Felsefe talebesiyle medeniyet tilmizleri, Müslümanları ecnebi âdetlerine ittiba ile şeair-i İslâmiyeyi terk etmeye dâvet ettiklerinde, Kur’ân Nurcuları böylece müdafaada bulunurlar:

“Eğer dünyadan zeval ve ölümü ve insandan acz ve fakrı kaldırmaya iktidarınız varsa, pekâlâ, dini de terk ediniz, şeairi de kaldırınız. Ve illâ, dilinizi kesin, konuşmayınız!

“Bakınız, arkamızda pençelerini açmış hücuma hâzır ecel aslanı tehdit ediyor. Eğer iman kulağıyla Kur’ân’ın sedasını dinleyecek olursan, o ecel aslanı bir burak olur. Bizleri rahmet-i Rahman’a ulaştıracaktır. Ve illâ, o ecel, yırtıcı bir hayvan gibi bizleri parçalar. Bâtıl itikadınız gibi, ebedî bir firak ile dağıtacaktır.

“Ve keza, önümüzde idam sehpaları kurulmuştur. Eğer iman, îkan ile Kur’ân’ın irşadını dinlersen, o sehpa ağaçlarından, sefine-i Nuh gibi sahil-i selâmete, yani âlem-i ahirete ulaştırıcı bir sefine yapılacaktır.

“Ve keza, sağ yanımızda fakr yarası, solda da acz, zaaf cerîhası vardır. Eğer Kur’ân’ın ilâçlarıyla tedavi edersen, fakrımız rahmet-i Rahman’ın ziyafetine şevk u iştiyaka inkılâb edecektir. Acz ve zaafımız da Kadîr-i Mutlak’ın dergâh-ı izzetine iltica için bir dâvet tezkeresi gibi olur.

“Ve keza, bizler uzun bir seferdeyiz. Buradan kabre, kabirden haşre, haşirden ebed memleketine gitmek üzereyiz. O yollarda zulümatı dağıtacak bir nur ve bir erzak lâzımdır. Güvendiğimiz akıl ve ilimden ümit yok. Ancak Kur’ân’ın güneşinden, Rahman’ın hazinesinden tedarik edilebilir. Eğer bizleri bu seferden geri bırakacak bir çareniz varsa, pekâlâ. Ve illâ sükût ediniz!

“Kur’ân’ı dinleyelim, bakalım ne emrediyor: ‘Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın; o çok aldatıcı şeytan da Allah’ın azabını unutturup, sadece affına güvendirerek sizi isyana sürüklemesin.’ [Lokman Sûresi: 33.]

“Hülâsa: Ayık olan, sana tâbi olmaz. Ancak siyaset şarabıyla veya şöhret hırsıyla veya rikkat-i cinsiye ile veya felsefenin dalâleti ile veya medeniyetin sefahetiyle sarhoş olanlar, senin meşreb ve mesleğine tâbi olurlar. Fakat insanın başına indirilen darbeler ve yüzüne vurulan tokatlar, onun sarhoşluğunu izale ile ayıltacaktır.

“Ve keza, insan, hayvan gibi yalnız zaman-ı hâl ile müptelâ ve meşgul değildir. Belki müstakbelin korkusu ve mazinin hüzün ve kederi ile hal elemlerine maruzdur. 

Fakat kendisini şakî, dâll, ahmaklardan addetmeyen adam, Kur’ân’ın şu beşaretini dinlesin:

‘Biliniz ki, Allah’ın dostları için ne bir korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar. 

• Onlar iman eden ve Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakınan takva ehlidir. 

• Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde değişiklik olmaz. En büyük kurtuluş işte budur.’ (Yunus Sûresi: 62-64.)

Mesnevî-i Nuriye, Onuncu Risale, s. 239-41

Okunma Sayısı: 2116
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı