Hava Zerrelerinin Büyük İşi
Hava zerreleri ses ve görüntü naklinin yanında, aynı anda elektrik, elektro manyetik dalgalar, ses ve ışık dalgaları, uzaydaki itme ve çekme güçleri, gama, kızıl ötesi, mor ötesi ve X ışınları gibi tüm ince ve hissedilmeyen ışınları, renkleri, kuvvetleri, güçleri hiç şaşırmadan, karıştırmadan, bozmadan, deforme etmeden, dağıtmadan ve eksiksizce nakletmekte, alıp vermektedir. Hava zerreleri bu vazifeleri gördüğü aynı zamanda, bitkilerin döllenme ihtiyaçlarını ve hayvanlarla insanların teneffüs etme ihtiyaçlarını da karşılamaktadır. Hayvanlara ve insanlara bol ve temiz oksijen barındırmakla hayat kaynağı olmaktadır.
Böyle ince, erişilmez, vazgeçilmez, hassas, duyarlı ve hayatî vazifeler üstlenmiş olan ve her bir vazifesini eksiksiz ve mükemmelce yürütmekte olan hava sayfası Allah’ın emir ve irâdesinin bir Arş’ı olduğunu kör gözlere de göstermektedir. Çünkü bu işlerde kör kuvvetin, sağır tabiatın, serseri tesâdüfün, karışık ve hedefsiz sebeplerin, âciz, cansız ve câhil maddelerin hiçbir cihetle eli ve müdâhalesi olamaz.
Âlem-i Misalden Sayfalar
Her bir hava zerresinde sonsuz bir ilim, hadsiz bir hikmet, sınırsız bir irâde, nihâyetsiz bir kudret ve kuvvet bulunduğunu ileri sürmek hiçbir şeytanın bile haddi değildir.
Bu ihtimal zerreler adedince bâtıl ve imkânsızdır.
Öyleyse hava sayfası apaçık bir delil ile, kader ve kudret kaleminin değişken bir sayfası, levh-i mahfuzun değişken âlemde yazar-bozar bir tahtası hükmündedir. Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri müşâhedesine devam ederek hava sayfasından âlem-i misale girer.
Burada görür ki, âlem-i misal, yani misal âlemi, yani görüntüler âlemi, yani dünyanın tüm yaşanan olaylarının içine aktığı ve geçmiş zamanlarda yaşanan tüm olayların içinde bulunduğu büyük arşiv âlemi, hadsiz fotoğraflar deposu hükmündedir ve her bir fotoğraf hadsiz dünya olaylarını aynı zamanda ve hiç karıştırmadan içinde muhafaza etmektedir.
Her Şey Kayıt Altına Alınmaktadır
Âlem-i misal bu niteliğiyle binler dünya kadar büyük ve geniş bir uhrevî sinema; fânî yaşayışların ve geçici dünya hallerinin ve tavırlarının her vaziyetini ve her ayrıntısını, hayatlarının meyvelerini ve neticelerini, yok olmayacak, silinmeyecek, bozulmayacak ve deforme olmayacak şekilde saklayan, Cennetteki mutlu insanların ve bahtiyar dostların gözlerine dünya maceralarını ve eski hâtıralarını silinmeyen ve bozulmayan levhalarda göstermek için hazırlanmakta olan pek büyük bir fotoğraf makinesi hüviyetindedir.
Çekilen her resim ve tutulan her kayıt, âlem-i misalin içine akmaktadır. Her an her halimizin, her nefesimizin resmi alınmakta ve kaydı tutulmaktadır.1
Öyleyse hiç kimse hiçbir işinde başı boş değildir. Hiç kimse hiçbir işinde keyfemayeşa değildir. Her şeyin kaydı vardır. Her şeyin hesabı vardır. Her şey her şeyi ile devasa bir fotoğraf makinesi ile kayıt altına alınmaktadır ve mahşer ya da ebedî âlemler lehine saklanmaktadır.
Bize de şükretmek düşüyor.
Dipnotlar:
1- Sözler, s. 147, 148.