"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Müftü Mehmed Şakir Efendi

Halil ELİTOK
27 Mart 2026, Cuma
Müftü Şakir Efendi, Isparta’da doğdu. Isparta Sıbyan Mektebini bitirdi. Halil Hamid Paşa Medresesinde babası Şükrü Efendiden Arapça dersleri okudu. Tahsilini tamamladıktan sonra icazetname aldı.

1888 yılında Hamidâbad Sancağı’nda Bidayet Mahkemesi Hukuk Dairesi Azası olarak ilk göreve başladı. 1920 Yılında Isparta İl Müftülüğüne tayin edildi. Bu görevde iken 1931 yılında emekliye ayrıldı. 26 Temmuz 1933 tarihinde 72 yaşında vefat etti.    

Cumhuriyet öncesi Isparta Müftüsü olan Hüseyin Hüsnü Özdamar, 22 Mart 1914’te İl Genel Meclisi üyeliğine seçildi. Müftü Şakir Efendi’nin İttihat ve Terakki Partisi yetkililerinin şikâyeti üzerine görevden alınmışken tekrar 5 Mart 1916’da Isparta Müftülüğü’ne getirildi. Sabık Müftü Şakir Efendi’nin müftülüğe iadesi üzerine, Müftü Hüseyin Hüznü Özdamar, 7 Nisan 1919’da istifa ederek görevinden ayrıldı.

1919 yılında Cumhuriyet öncesi Isparta Müftülüğü yapan Hüseyin Hüsnü Özdemir’den sonra Isparta Müftülüğüne atanan Mehmed Şakir Efendi, 1933 yılına kadar Müftülük yapmış olması nedeniyle Cumhuriyet sonrası müftülerindendir.

Üstad Bediüzzaman, Burdur ilinden Isparta İline nefyedildiğinde 1927 yılının Ocak-Şubat aylarında Isparta’da kalmıştır. Abdülkadir Badıllı’nın Bediüzzaman Said Nursî Mufassal Tarihçe-i Hayatı adlı eserinde şöyle bir hatırayı nakletmektedir. “Tenekeci Mehmet adıyla meşhur Ispartalı Hattat ve Üstadın yakın talebesi Mehmet Sözer ile birlikte ziyaretle ilgili hususu şöyle anlatır: Üstad Isparta’ya geldiği zaman Müftü Tahsin Efendinin medresesinde kalmıştır. Bu tarihte yani 1927 yılının başında Isparta’da resmî kayıtlarda Mehmet Şakir Efendi’nin 1919-1933 yılları arasında görev yaptığı bilinen bir gerçek. Şu anda İskender Mahallesinde bulunan Ali Efendi Mescidi olarak bilinen yerdeki medrese, maarif tarafından medreselerin mülkiyeti satıldığında müftünün oğlu Sadık Hoca burayı satın almış, vakıf olarak tekrar kullanılması için vakfetmiş. Üstad o sıra orada misafir kalıyordu. Biz Sadık Hoca ve Şakir Efendi ile birlikte, ziyaretine gitmiştik. Üstad bir köşede oturuyordu. Müftü Tahsin Efendi beni takdim etti. Yazdığımız levhalarla çok hizmet ettiğimizi, camileri tezyin ettiğimizi söyledi. Üstad bizi “maşallah, maşallah” diye iltifatla okşadı. Ve bana: “Hususî gel konuşalım” dedi. Üstad burada haftada iki gün ders yapıyordu. Isparta uleması bu derslere devam ediyordu. Derse bir defasında ben de gitmiştim. Çok kalabalıktı. Sadık hocanın satın almış olduğu medrese tıklım tıklım doluyordu. Ben ancak kapının eşiğinde oturabildim. Cami İmamı Hacı Rıza Efendi ile birlikte, misafir kabul ettiği bir gün yine ziyaretine gitmiştim. Hazret-i Üstad: “Neredesin kardeşim, ben sana hususî gel demiştim” dedi. Yanına Allameler gelse iltifat etmezdi. Hocalar bu duruma şaşarlardı. Hiç tahmin etmediğiniz birisine: “Safa geldin kardeşim, safa geldin kardeşim diyerek” alaka gösterip iltifat ederdi.1                       

Dipnot:

1- Badıllı, Abdülkadir, Bediüzzaman Said Nursî Mufassal Tarihçe-i Hayat, İstanbul-1990, c. 2, s. 592.

Okunma Sayısı: 144
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı