"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yargıyı temizleyecek yargı: AİHM

Ahmet BATTAL
27 Mart 2026, Cuma
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in malvarlığı ile ilgili siyasî polemiğin tozu toprağı gitti. Bu örnek olaydan hareketle sağlıklı bir sistem değerlendirmesi yapabilir hale geldiğimizi sanıyoruz.

Öncelikle şunu söyleyelim: Somut olay özelinde Özgür Özel’in mi, Akın Gürlek’in mi haklı olduğu konusu bizim değerlendirebileceğimiz bir husus değil. 

Esasen bugünkü şartlar altında galiba hiç kimsenin tam ve sağlıklı bir değerlendirme yapması mümkün değil. Zira bu meselenin hakemi yok. 

Biz meseleye tam da bu sebeple başka bir taraftan bakıyoruz. Yargı ve bağımsızlığı açısından.

Gerçekten, Gürlek’in kendisini savunurken söylediği şu cümle dikkat çekici:

“Özgür Özel’in eline tutuşturulan kâğıtlarda yer alan, ancak gerçekte tapu kayıtlarında karşılığı olmayan hayal ürünü bu iddialar tamamen kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. ... Elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresi siyasî kürsüler değil, ilgili yargı mercileridir.”

Benzer cümleler AKP sözcüsü Ömer Çelik’in konuyla ilgili açıklamalarında da vardı: 

“Varsa bir delili gitsin yargıya. Daha önce de tamamen dedikodu olan açıklamalar yapıyor. Burası magazin derneği değil. Siyasetin de denklemi var. Söylediği şeylerin zemini yok. Özel, partisindeki arkadaşların girdiği mal mülk işleriyle uğraşsın.”

Soralım: Bu iki davet mantıklı mıdır? Bu işin doğrusu yargı eliyle öğrenilebilir mi?

Otuz sene önce böyle bir polemik çıksaydı “Evet, mümkündür” denilebilirdi. 

Ama bugün artık maalesef “Mümkün değil” diyoruz.

Bu artık sadece bir “yargı algısı” meselesi de değil. Bir sistem ve işleyişi meselesi. 

Bayram boyunca çevremizde anketler yaptık ve Adalet Bakanının ve Hükümet Sözcüsünün “Suç isnat eden yargıya gitsin” teklifinin hakikaten mümkün, anlamlı ve geçerli olabilecek bir yöntem teklifi olup olmadığını sorduk. 

AKP’yi desteklemeye devam eden dostlarımız dahil, herkes şunu söyledi: 

“Elbette yargıdan bir sonuç çıkmaz. Bunu herkes biliyor!” 

Hatta ufku hayli açılmış olan bazıları şunu bile söyledi: “Yüce Divan’da da yargılansa doğru bilgiyle yargılanmaz, suçluysa bile beraat eder.” 

Dolayısıyla Akın Gürlek’in açtığı tazminat davasında toplanacak bazı deliller de gerçekleri ortaya çıkarmaya ve Gürlek’i aklamaya yetmeyecek.

Yürek yemiş bir hâkimin ortaya çıkması da yeterli değil. 

Mesele yargının dayanacağı delilin yürütmeden geliyor olması ile de ilgili. Zira tapu kayıtları ile ilgili bilgiler de neticede mahkemenin önüne, Adalet Bakanının çalışma arkadaşı olan diğer bir bakanın elinden geçip(!) geliyor olacak. 

Bu durumda Ömer Çelik’in ifade ettiği “siyasetin denklemi” meselesi devreye giriyor demektir. 

Peki denklem kurulabilir mi?

Hep yazdık: İktidarın meşruiyetinin kaynağı muhalefetin meşruiyetidir. Muhalefetin meşruiyetini sürekli sorgulayan ve sorgulatan bir iktidar, aslında, kendi bindiği meşruiyet dalını –hem de bile bile- kesiyor demektir. 

Sonucu da budur: Güvenilmezlik. Yalancı çoban meseli gibi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin yürütme üzerindeki denetim yetkisinin de –CHS ucubesi bahanesiyle- sınırlandırılmış olması, çözümsüzlüğü daha da arttırıyor. Sarayın dokunulmazları var.  

Bugün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş inisiyatif alsa ve “Ben bu işi araştırdım; tapular şunlar, mal beyanları bunlar, sonuç bu” dese, millet yine güvenemeyecek. 

Devlete ve yargıya güvenin siyasetin çarkları arasına sıkışmasının sonucu bu. 

Ve çare belli: AİHS’i ve AİHM kararlarını uygulayan tarafsız ve bağımsız bir yargı sistemi. 

Okunma Sayısı: 1606
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Enes

    28.03.2026 17:54:09

    Nuri bey, yazdıklarımda bir yanlış mı var? Tarihi gerçekler.

  • Nuri

    27.03.2026 23:41:37

    Enes Bey, Sistemin eleştirildiği her yazıda, yazdığınız yorumlarla, alakası da yokken, dönüp dolaşıp sözü CHP meselesine getiriyorsunuz. Neden acaba? Yazar bu yazısında CHP masumdur mu diyor ki böyle yapıyorsunuz? Yoksa..

  • Hüseyin ilhan

    27.03.2026 22:26:44

    Haram her Müslümana da haramdır.Helal ise herkese helaldir.Kul hata yapar ve hatasından dolayı yaradanindan af diler,kişiden de özür.Ancak hiyanetlik eden ve inanıyorum dediği halde inancının gerekleri yerine nefsi hareket eden bile bile riyakarlık,sahtekarlıkyapan ve bukalemundanda daha fazla renk değiştirenler.Rabbim Müslümanı da insanına aldatan,hiyanetlikte berdevam eden,siyonistlerin dostu Müslümanı terörist gören sapık ve sapkınlarin şerrinden cümlemizi muhafaza eylesin.

  • Necati

    27.03.2026 17:12:58

    Bu sistem devamlı haksızlık ve zulüm üretiyor. Yolsuzlukları zirvelere çıkarıyor. Hürriyet, demokrasi ve adalet İslam'ın emridir. Bir müslüman bu değerlere sahip çıkım inancının gereğini yapmak yerine yolsuzlukları ve haksızlıkları yapanlar didar diye onlara müsamaha ile bakmak Allah korusun zulme haksızlığa ortak olmak anlamına gelir.

  • Enes

    27.03.2026 13:24:58

    Allah bu milleti halk partisinin şerrinden korusun. Amin. Amin

  • Enes

    27.03.2026 13:24:28

    Muhalefetimizin güzide partisi halkçılar önce kendi zengin ettikleri Kemalist elitlerin bir hesabını versin hele. Biz Müslümanlar bu cumhuriyeti İslamiyet düşmanı Kemalist zengin elitler yetişsin diye mi kurduk? Kusura bakmayın da halk partisinin bu konuda bir gram söz söyleme hakkı yoktur. Buna rağmen söylerse de halk tarafından ciddiye alınmadıklarını biliyor olmalılar.

  • Hasan S

    27.03.2026 07:41:57

    Şahane bir yazı. Hakikaten sayın parti sözcüsü "bu denklem işi, denklemi bilmiyor "mealindeki ifadeleri zorbalığı, halkın isteklerine ,kamuoyuna bakmadı klarını gösteren turnusol niteliğinde. Allah bu milleti bunların şerrinden korusun. Teşekkürler...

  • Hüseyin İlhan

    27.03.2026 07:30:57

    6360 Sayılı Kanunu çıkaran ve imzalayan AKP iktidarı ve lideride ıslak imza atıyor.Bu kanuna isnat edilerek bütünşehir statüsündeki asırlardır mera-otlakiye olan ve çiftçi,besicilerimizin istifade ederek ülke ekonomisine fayda sağladıkları araziler 'YANDAŞLARA,ucuz peşkeş çekiliyuor.Bunlardan biri de ki durumu daha da önemli bizzat HÜRRİYET Köylüsü kardeşlerimin para ile satın aldıkları ve mera-otlakiye olarak kullandıkları 1000 dönümden fazla arazi ilçe beleidyesi tarafından satılıyor.Vatandaş çareyi C.Başkanına gitmekte buluyor.O baş da 'O BELEDİYE KİME AİT,diyerek cehaletini mii,tarafgirce işi çözmeyi mi anlayanın idrakine bıraktığım suali soruyor yanındakilere.Böyle bir başın olduğu yerde ADALET'den bahsetmek adalete katliamdır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı