"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Günah işlemek imansızlık alameti midir?

Said YÜKSEKDAĞ
21 Mayıs 2019, Salı
RİSALE-İ NUR GÖZÜYLE GÜNAHLAR

Biz mü’minlerin en büyük baş belâsıdır günahlar. Bir türlü yakamızı bırakmazlar, kalbimizi ve ruhumuzu yaralar, ahirette de ebedî hastalığımız olurlar. Peki, biz Allah’a îman etmemize ve Cennet-Cehennemin varlığını kabul etmemize rağmen nasıl oluyor da günah işliyoruz? Yoksa îman ettiğimizi sanıyoruz da günah işlememiz îmansızlığın -hâşâ- bir alâmeti mi oluyor?

Tabiî ki hayır! Günah işlemek, bizler için îmansızlığın bir alâmeti değildir ve olamaz. Çünkü biz mü’minler Allah’a, gönderdiği elçilere îman etmiş ve son elçisi Hz. Muhammed (asm) tâbi olarak biat etmişiz. Peygamber Efendimiz (asm) ile ahirete ve meleklere îman etmiş, haşrin vuku bulacağına ve bir mahkeme-i kübrada yaptıklarımızdan dolayı hesaba çekileceğimize inanmışız. Bu sebeple bizim için günah işlemek, îmansızlık değil, îman zayıflığının alâmetidir. Çünkü îmanın çok mertebeleri vardır. Ama genel mânâda taklîdi îman ve tahkîki îman olarak ikiye ayrılmaktadır.

Peki, sadece Allah’a îman ettim diyerek sarsılmaz ve tahkîki bir îmana sahip olur muyuz? Allah’a îman etmek sadece O'na inanıyorum demekle olmaz! Allah’ı bilmek bütün zâtî ve subûti sıfatlarını ve esmâsını bilmek ve ilmine, iradesine, kudretine ve kâinatı ihata eden rubûbiyyetine îman etmektir. Meselâ saçımızın uzamasından tırnağımızın uzamasına kadar, gözümüzün görmesinden göz kapaklarımızın açılıp kapanmasına kadar, şu an oksijen soluyup karbondioksit olarak dışarı atılmasına kadar, canlıların rızıklarının şaşırılmadan, karıştırılmadan vaktinde eksiksiz verilmesine kadar ne kadar şey varsa bunların hepsinin Allah’ın gücü, kudreti, ilmi, iradesi ve rubûbiyyeti tarafından ihâta edildiğini bilmektir ve îman etmektir. Bediüzzaman Hazretleri'nin ifadesiyle ‘Allah’ı bilmek, bütün kâinatı ihata eden rubûbiyyetine ve zerrelerden yıldızlara kadar cüz’î ve küllî her şey onun kabza-i tasarrufunda ve kudret ve iradesiyle olduğuna kat’î îman etmek ve mülkünde hiçbir şerîki olmadığına ve lâ ilâhe illâllah kelime-i kudsiyyesine, hakikatlerine îman etmek, kalben tasdik etmekle olur.’

Okunma Sayısı: 1426
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı